BUSINESS EXCELLENCE AND ORGANIZATIONAL COMMITMENT IN SEASONAL HOTELS
Doç.Dr.Murat GÜMÜŞ
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
Öğr.Grv.Bahattin HAMARAT
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
Abstract : This paper aims to set the critical link between organizational commitment and business excellence in seasonal hotels where the seasonal staffing is the matter in service offerings. Assuming the perceptual difference of permanent and seasonal managers and employees towards their companies, the level of their continuance commitment and perception of their business excellence were sought through a face-to-face questionnaire form at their workplaces. Differences between each group were analysed through t-test, Analysis of Variance, Tukey Honestly Significance Difference test (T-HSD). In order to clarify the link between groups and to create map, correspondence analysis was run. Findings show that business excellence perception makes difference on continuance commitment; permanent staff and managers have higher level of commitment. It can be concluded that managers of seasonal hotels should value and consider the whole workforces and should create business excellence if their goal is to perform better and make difference against their competitors.
Key words : Organizational commitment, Business excellence, Seasonal hotels, Correspondence Analysis
Öz : Bu çalışma hizmet sunumunda sezonluk personelin sorun olduğu sezonluk otellerde örgütsel bağlılık ve iş mükemmelliği arasındaki önemli bağı belirlemeye çalışmaktadır. Kadrolu ve sezonluk yönetici ve çalışanların kendi firmalarına yönelik algısal farkları var sayılarak söz konusu grupların maliyet bazlı bağlılık düzeyleri ve iş mükemmellik algıları yüz yüze görüşme yoluyla araştırılmıştır. Gruplar arasındaki farklar t-testi, Varyans Analizi ve çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey Honestly Significance Difference test (T-HSD) ile sınanmıştır. Gruplar arasındaki bağı netleştirmek ve bir harita oluşturmak için uyum analizi kullanılmıştır. Bulgular maliyet bazlı bağlılık açısından iş mükemmelliği algısının fark yarattığını, kadrolu personel ve yöneticilerin bağlılık düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Sezonluk otellerin yöneticileri daha iyi başarı göstermek ve rakiplerine üstünlük sağlamak için tüm iş gücüne değer vermeli, tüm personeli dikkate almalı ve iş mükemmelliği yaratmalıdırlar.
Anahtar kelimeler : Örgütsel bağlılık, İş mükemmelliği, Sezonluk oteller, Uyum Analizi
ULUSLARARASI ALIŞVERİŞ MERKEZİ TÜKETİCİLERİNİN SATIN ALMA DAVRANIŞI: BURSA İLİNDE BİR UYGULAMA
PROF. DR. ÖMER AKAT
Uludağ Üniversitesi,
İ.İ.B.F., İşletme Bölümü
ARŞ.GÖR. ÇAĞATAN TAŞKIN
Uludağ Üniversitesi,
İ.İ.B.F., İşletme Bölümü
AYSUN ÖZDEMİR
Balıkesir Üniversitesi,
S.B.E., İşletme Yük. Lis.
Öz : Tüketici davranışları demografik, ekonomik, sosyal, psikolojik ve kültürel birçok faktörün yanında ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma kararlarından da etkilenmektedir. Tüm bu faktörlerin bileşimi tüketici davranışının çerçevesini belirlemektedir. Bunların yanında, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının farklılaşmasında özellikle son yıllarda hızlı bir gelişim içinde olan perakende sektörü de önemli bir etkiye sahiptir. Giderek sayıları artan süpermarketler, hipermarketler ve uluslararası alışveriş merkezleri tüketicilerin satın alma davranışını şekillendirmektedir. Diğer taraftan perakendeci işletmeler de yaşanan yoğun rekabetin bir sonucu olarak, potansiyel tüketicilerinin ihtiyaç ve isteklerini daha iyi saptama çabası içine girmişlerdir. Bu makale, özellikle yerli literatürde yeterli bir şekilde ele alınmamış bir konunun araştırılmasını kapsamaktadır. Bu çalışmada, Bursa ilindeki uluslararası alışveriş merkezi tüketicilerinin profili ortaya konularak, söz konusu tüketicilerin satın alma davranışlarının çeşitli hipotezler yardımı ile incelenmesi ve böylece ilgili literatüre katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Anahtar kelimeler : Tüketici Davranışı, Uluslararası Alışveriş Merkezleri, Bursa.
Abstract : Consumer behaviour is affected by many factors such as demographic, economic, social, psychological, cultural factors and product, price, place and promotion decisions. The composition of these factors determine consumer behaviour. Besides these factors, retail industry which is a developing sector, has a great impact on the differentiation of shopping habits. Supermarkets, hypermarkets and especially international shopping centers are shaping the buying behaviour of the consumers. As a natural result of the severe competition in the sector, retail companies try to determine better the needs and wants of their potential consumers. This paper covers the research of a subject which was not handled sufficiently especially in the domestic literature. In this study, the aim is therefore to profile the international shopping center consumers to examine the buying behaviour of these consumers by the help of various hypothesis and to make contributions to the literature involved.
Keywords : Consumer Behaviour, International Shopping Centers, Bursa.
BİLGİ TEKNOLOJİSİ SEKTÖRÜNDE İNSAN KAYNAKLARININ EĞİTİMİ VE GELİŞTİRİLMESİNE YÖNELİK FAALİYETLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yrd.Doç.Dr.Serap Benligiray
Anadolu Üniversitesi
İ.B.B.F. - İşletme Bölümü
Öz : Günümüzde eğitim herkes, her sektör ve iş alanı için hayati önem taşımaktadır. Ancak genç, dinamik, stratejik ve hızla gelişen bilgi teknolojisi (BT) sektörü için insan kaynakları eğitiminin ve geliştirilmesinin ayrı bir önemi vardır. Bilgi teknolojisi sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin eğitimi temel bir işlev olarak görmeleri, stratejilerini ve politikalarını buna göre belirlemeleri, yeterli kaynak ayırmaları, etkili eğitim programları hazırlamaları ve uygulamaları beklenmektedir.
Bu çalışmada Ülkemizdeki BT işletmelerinin eğitim işlevini hangi etkililikle yerine getirdikleri saptanmaya çalışılmıştır. TÜBİSAD’a üye işletmelerle yapılan araştırmaya 44 işletme katılmıştır. İşletmelerden alınan yanıtlar eğitim politikalarına, eğitime ayırdıkları kaynağa, eğitim faaliyetlerine ve eğitimin etkililiğini artırmak için yaptıkları uygulamalara ilişkin bulgular şeklinde alt başlıklara ayrılarak değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmelere bağlı olarak Ülkemizdeki BT işletmelerinin insan kaynaklarının eğitimi ve geliştirilmesine daha fazla kaynak ayırmaları, daha çok emek ve zaman harcamaları gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anahtar Sözcükler : İnsan kaynaklarının eğitimi, İnsan kaynaklarının geliştirilmesi, BT Sektörü, BT Sektöründe Eğitim
Abstract : Education is very important for everybody, for every industry and for every business field in today’s world. But the training and development of human resources is particularly important for the new, dynamic, strategic and fastly developing information technology (IT) sector. It’s expected that information technology companies consider training as a fundemental function and determine their strategies and policies relatively; allocate sufficient resources for training, prepare efficient training programs.
In this study effectiveness level of training in the IT companies is explored. 44 Companies who are members of TUBISAD have participated in this study. The findings of this study are evaluated in sub-headings as the training policies, resources allacated to training, practices of companies to impnove the effectiveness of training. It’s concluded that IT companies in Turkey have to allocate more resources as well as more effort and time to training and developing human resources.
Key words : Training human resources, Developing human resources, IT Sector, Training in IT Sector
ÖRGÜTSEL TOPLUMSALLAŞMA SÜRECİNDE MENTORLUK VE MENTOR’UN YERİ VE ÖNEMİ: ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
Prof.Dr.Enver ÖZKALP
Anadolu Üniversitesi
İİBF – ÇEKO
Doç.Dr.Çiğdem KIREL
Anadolu Üniversitesi
İİBF – ÇEKO
Yard.Doç.Dr.Zerrin SUNGUR
Anadolu Üniversitesi
İİBF – ÇEKO
Araş.Grv. Aytül Ayşe CENGİZ
Anadolu Üniversitesi
İİBF - ÇEKO
Öz : Örgütün bir üyesi olmak ve örgüt hakkındaki herşeyi öğrenmek örgütsel toplumsallaşma olarak bilinmektedir. Toplumsallaşma biçimleri arasında en etkili olanlardan bazıları kıdemli ve kıdemsiz çalışanlar arasında yüz yüze etkileşimdir. Bu ilişkilerin gelişme sürecinde mentorlara çok önemli bir rol düşer. Mentorluk şu şekilde tanımlanır: Bireyin bir başkasına destek vermek ve onu cesaretlendirmek için isteğe bağlı veya profesyonel olarak zaman ayırdığı yargısız, bire bir ilişkidir.
Mentorun sergilediği iki çeşit fonksiyon vardır: Kariyer ve psiko-sosyal fonksiyonlar. Kariyer fonksiyonları; destek olma, kendini ifade etme ve görünür kılma, koçluk, koruma ve becerileri geliştirecek görevler verme şeklindedir. Psikososyal fonksiyonlar, rol modeli oluşturmak, kabul ve benimsenmeyi sağlamak, danışmanlık ve arkadaşlık şeklindedir. Bu çalışmada, mentorluk ilişkisi üniversite içinde değerlendirilecektir. Türk üniversitelerinde, özellikle Anadolu Üniversitesi’nde mentorluk ilişkisini incelemek, bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır.
Anahtar kelimeler : Örgütsel Toplumsallaşma, Mentorluk, Kariyer Fonksiyonları, Psiko-Sosyal Fonksiyonlar
Abstract : The process of becoming a member of an organization and learning all about is known as organizational socialization. Some of the most effective forms of socialization involve the face-to-face contact between senior and junior people. On this process mentors play an important role in the development of this relationship. Mentoring has been defined as: A one to one, non-judgmental relationship in which an individual voluntarily or professionally gives time to support and encourage another. Mentor provides two kinds of function: Career related and psychosocial. Career related functions include providing sponsorship, exposure-visibility, coaching, protection and challenging assignments. Psychosocial functions include providing role modeling, acceptance and confirmation, counseling and friendship. Mentor-protege relationship in the university has been investigated in this paper. To explore mentor-protege relationship and how mentoring develop within the Turkish Universities, especially the one in Anadolu University is the main concern in this study.
Key words : Organizational Socialization, Mentoring, Career Functions, Psycho-social Functions
DENETİM ODAKLARI FARKLI LİSE ÖĞRENCİLERİNİN BAZI KİŞİSEL ÖZELLİKLERİNE GÖRE KARAR VERMEDE ÖZ-SAYGI VE STRES DÜZEYLERİ
Seçil ÖZCAN CANDANGİL
Yrd.Doç.Dr.Aydoğan Aykut CEYHAN
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öz : Bu araştırmada, lise öğrencilerinin denetim odağı düzeylerine göre karar vermede öz-saygı ve karar vermede stres düzeylerinin önemli bir biçimde farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca, içten ve dıştan denetimli lise öğrencilerinin cinsiyetlerine ve fiziki görünümünü algılama biçimine göre karar vermede öz-saygı ve karar vermede stres düzeylerinin farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırma, 1796 resmi lise öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Karar Verme Davranışı Ölçeği ve Nowicki-Strickland Denetim Odağı Ölçeği ile toplanılan verilerin analizinde, bağımsız gruplar için t testi ve Faktöriyel Varyans Analizi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; içten denetimli lise öğrencilerinin karar vermede öz-saygı düzeyleri dıştan denetimli lise öğrencilerinden anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Bununla birlikte, içten denetimli lise öğrencilerinin karar vermede stres düzeyleri dıştan denetimli lise öğrencilerinden anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur. Ayrıca, cinsiyet ve fiziki görünümlerini algılama biçimleri açısından, karar vermede öz-saygı ve karar vermede stres düzeylerinin temel etkisinin önemli bir biçimde farklılık gösterdiği, ancak etkileşimlerinin önemli olmadığı ortaya çıkmıştır.
Anahtar Sözcükler : Denetim odağı, karar vermede öz-saygı, karar vermede stres, lise öğrencisi.
Abstract : In this research, it was investigated whether decisional self-esteem levels and decisional stress levels of high school students differ according to levels of locus of control. Moreover, it was also examined whether decisional self-esteem levels and decisional stress levels of high school students with internal and external locus of controls differ according to gender and perception of their physical appearance. This study was carried out with 1796 public high school students. Data collected by Decision Making Questionnaire and Nowicki-Strickland Locus of Control Scale were analyzed by means of t test for independent groups and Factorial Analysis of Variance. According to the findings, decisional self-esteem levels of high school students with internal locus of control were significantly higher than those from high school students with external locus of control. However, decisional stress levels of high school students with internal locus of control were significantly lower than those from high school students with external locus of control. In addition, it was also found that main effects of decisional self-esteem levels and decisional stress levels of high school students significantly differed according to gender and perception of physical appearance, but their interactions between those variables were not significant either.
Key words : locus of control, decisional self-esteem, decisional stress, high school student.
YABANCI DİL ÖĞRETMENLERİ İÇİN HİZMET İÇİ EĞİTİM UYGULAMALARI VE FRANSA ÖRNEĞİ
Prof. Dr. Neriman ERATALAY
Hacettepe Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Dr. Erdoğan KARTAL
Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öz : Ülkemizin eğitim düzeni içinde önemli bir yeri olan yabancı dil öğretmenlerinin yetiştirilmesi konusundaki sorunları saptamak ve bu sorunlara çözüm önerebilmek için, mezuniyet sonrası dönemde öğretmenleri mesleğe hazırlamak ve aynı zamanda çalışanların bilgilerini güncellemek, yeteneklerini geliştirmek amacıyla yapılabilecek düzenleme ve uygulamaları araştırmak üzere yapılan bu çalışmada, inceleme alanı olarak hizmet içi eğitim uygulamaları ve Fransa'daki bir kurumu, I.U.F.M seçilmiştir.
Anahtar kelimler : Öğretmen yetiştirme, Hizmet içi eğitim, I.U.F.M.
Abstract : This study is conducted to identify the problems about foreign language teacher training which has great importance in the education system of our country. Furthermore it aims to investigate the regulations and processes and to propose solutions to these problems for improving the skills and the knowledge of the teachers in service and for preparing teacher trainees for teaching profession after graduation. An institution (I.U.F.M) in France and in-service teacher’s practices are chosen as the framework for the study.
Key words : Teacher training, Pre-service education, I.U.F.M
HİZMET REKLAMLARINDA KURAMSAL YAKLAŞIMLAR VE UYGULAMA FARKLILIKLARI: TÜRKİYE’DE HİZMET REKLAMLARINA İLİŞKİN BİR İÇERİK ANALİZİ
Doç. Dr. Sevgi Ayşe Öztürk
Anadolu Üniversitesi
İİBF – İşletme Bölümü
Öz : Hizmetlerin dokunulmaz ve soyut nitelikleri fiziksel mallara göre farklı reklam stratejileri gerektirmektedir. Hizmet pazarlaması konusunda çalışan akademisyenler hizmetleri tüketicinin zihninde daha somutlaştırmak için hizmet reklamları hakkında çeşitli yönetsel çerçeveler önermişlerdir. Hizmetle ilgili fiziksel kanıtlar sunmak, belge sağlamak, semboller kullanmak, müşteri ve personel etkileşimini göstermek bu öneriler arasındadır. Ancak çeşitli araştırmalar; uygulamadaki reklam stratejileri ile kuramsal önerilerin her zaman örtüşmediğini göstermektedir. Bu araştırmada içerik analizi yöntemi kullanılarak bir yıllık bir dönemdeki hizmet reklamları incelenmiştir. Capital Dergisi’nin 12 sayısında yer alan 133 reklamın içeriği; fiyat bilgisi, kalite iddiası, sembol kullanımı, başlık, çekicilik türü, web adresi yanı sıra personelin, müşterinin, müşteri- personel etkileşiminin, fiziksel kanıtların ve sembollerin kullanımı açısından analiz edilmiştir.
Anahtar kelimeler : Hizmet Reklamları, Kuram ve Uygulama Farklılıkları, İçerik Analizi,
Abstract : Intangible nature of services makes it necessary to implement different advertising strategies. Academics studying on services marketing have suggested various managerial frameworks about services advertising to tangibilize the services in the minds of consumers. Presenting physical evidences of services, providing documents, using symbols, showing the customer and personnel interaction are among these suggestions. Various researches about services advertising indicate that advertising strategies in practice, do not match with the suggestions of the theory. In this research services advertising are analyzed by content analysis. 133 services advertisements that appeared in 12 issues of Capital Journal are chosen for analysis. The content of the advertisements are analyzed in terms of price information, quality claim, use of symbols, headline, advertising appeal, availability of web address, personnel, customer, personnel and customer interaction and availability of physical evidences.
Key words : Services Advertising, Differences Between Theory and Practice, Content Analysis
ÇEVRE BİLİNCİ GELİŞTİRMEDE PORTFOLYO DEĞERLENDİRMENİN KATKISI KONUSUNDA ÖĞRETMEN ADAYLARININ GÖRÜŞLERİ
Yard. Doç. Dr. Nazlı UZUN
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öz : Yapılandırmacı öğrenme kuramında değerlendirme sürece dayalı olarak yapılmaktadır. Sürece dayalı değerlendirme tekniklerinden biri de portfolyo değerlendirmedir. Portfolyo öğrenci ürünlerinden oluşan koleksiyon olarak belirtilirken; bu koleksiyonun analizini kapsayan süreç de portfolyo değerlendirme olarak tanımlanmaktadır. Portfolyo değerlendirme, öğrencinin öğrenmesini sadece sınırlı bir zaman diliminde çoktan seçmeli sorulara verdiği cevaplara bakarak değerlendirmekten ziyade, öğrencinin öğrenme sürecinde bireysel ya da grup olarak gösterdiği performansın değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu araştırma ile çevre bilinci geliştirmede portfolyo değerlendirmenin katkısı konusunda öğretmen adaylarının görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 2004-2005 öğretim yılı bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Programında yer alan Çevre Bilimi dersi kapsamında portfolyo hazırlayan toplam 109 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın verileri anket yoluyla toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde nicel ve nitel veriler kullanılmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesinde SPSS paket programı kullanılmış, frekans (f) ve yüzdeler (%) hesaplanmış, ki kare (X²) analiz tekniği uygulanmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda çevre bilinci geliştirmede portfolyo değerlendirmenin katkısı konusunda öğretmen adaylarının görüşlerinin olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir.
Anahtar Sözcükler : Portfolyo değerlendirme, çevre bilinci, öğretmen adayları.
Abstract : In the constructivist learning theory, the assessment has been carried out as based on the process. The portfolio assessment is one of the assessment techniques based on process. While portfolio is described as a collection comprised of student outcomes, the process covering the analysis of this collection is defined as a portfolio assessment. Portfolio assessment requires the evaluation of individual or group performance of the student, in the learning process rather than evaluating the learning, in a very limited period of time, by checking the answers obtained via multiple choice questions. This study aims at determining the views of teacher candidates on the contributions of portfolio assessment in developing environmental consciousness. Teacher candidates, totally 109, studying in Primary Education Teacher Training Program of Anadolu University Education Faculty and preparing portfolio within the framework of Environment Science course, participated into this research in the spring term of 2004-2005 academic year. The data of the research were collected by a questionnaire. In the analysis of the data, both the quantitative and qualitative data were utilized. In the analysis of quantitative data, the SPSS computer program was used, the frequencies (f) and percentages (%) were calculated and Chi Square (X²) analysis technique was employed. In the analysis of qualitative data, the descriptive analysis technique was used. As a result, it was found that the views of teacher candidates were positive on the contribution of portfolio evaluation in developing environmental consciousness.
Keywords : Portfolio assessment, environmental consciousness, teacher candidates.
AVRUPA BİRLİĞİNİN EĞİTİMDE KALİTEYİ BELİRLEYİCİ ALAN VE GÖSTERGELERİ AÇISINDAN TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN DURUMU
Yard. Doç. Dr. Mehmet GÜLTEKİN
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öğr. Gör. Şengül S. ANAGÜN
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öz : Avrupa Birliği’nin genişlemesi ve sürekliliğinin sağlanmasında önemli bir role sahip olan eğitim, Birliğin gerçekleştirmeye çalıştığı politikaların başarısında kilit bir rol üstlenmektedir. Avrupa Birliği, her üye ülkeyi kendi sosyo-ekonomik yapısına uygun modelleri uygulamakta serbest bırakmasına karşın, ulusal sistemler içinde yer alması gereken göstergeler belirlemiştir. Birliğin eğitim alanındaki temel yaklaşımı, üye ülkelerin belirlenen genel ilkeler ve göstergelerle çelişmeyecek biçimde kendi eğitim sistemlerini düzenlemeleri yönündedir. Türkiye, özellikle son yıllarda Avrupa Birliği’ne aday ülke olması sıfatıyla eğitim alanında da çeşitli düzenleme çalışmalarına yoğunluk vermektedir. Bu çalışmada Avrupa Birliği’nin eğitimle ilgili belirlemiş olduğu göstergeler bakımından Türkiye’nin durumu analiz edilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Sözcükler : Avrupa Birliği, kalite göstergeleri, Türk eğitim sistemi
Abstract : Education, which has an important role in European Union’s expanding and assuring its continuity, is a key factor for the success of the politics that the Union tries to realize. Although European Union frees each member country in applying the proper models for their own socio-economic structure, it has determined indicators that have to take place within national systems. The main approach of the Union is in the direction of putting each member country’s their own education systems into an order not contradicting the general principles and indicators determined. Turkey is giving great emphasis on various arrangement studies in education area with the name of European Union member country. In this study, the condition of Turkey is tried to be analysed from the aspect of indicators European Union has determined related to education.
Key words : European Union, quality indicators, Turkish education system
KURUMA BAĞLILIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN YAPISAL EŞİTLİK MODELLERİYLE ARAŞTIRILMASI: ÖZEL VE DEVLET BANKASI ÖRNEĞİ
Yrd.Doç.Dr.Veysel Yılmaz
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Fen - Edebiyat Fakültesi
Yrd.Doç.Dr.H. Eray Çelik
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Fen – Edebiyat Fakültesi
Erdoğan H. Ekiz
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi
İİBF – Turizm ve Otelcilik Bölümü
Öz : Çalışma, özel ve devlet bankası müşterilerinin sunulan hizmetlerden memnuniyetleri ile bankaya bağlılıklarını arasındaki ilişkiyi bir model yardımıyla betimlemek amacıyla tasarlanmıştır. Bu amaçla, Eskişehir’de bir devlet bankası ve bir özel banka müşterileri arasından rassal olarak seçilen sırasıyla 250 ve 100 müşteriye 37 önermeyi içeren bir anket uygulanmıştır. Analiz sonucunda devlet bankaları için bankaların hevesliliği ve yeterliliğinin, özel bankalar için ise duyarlılık ve yeterliliğin kuruma bağlılığı artıran önemli faktörler olduğu, ortaya çıkmıştır. Çalışmada ayrıca bulgular tartışılmış ve banka yöneticilerine öneriler sunulmuştur.
Anahtar kelimeler : Banka Müşterileri, Memnuniyet, Bankaya Bağlılık, Yapısal Eşitlik Modeli, Lisrel
Abstract : This study is designed to find out the relationship between public and private bank customers’ service quality perceptions and their loyalty to their banks through the use of a research model. To serve this purpose, 250 public and 100 private bank customers are requested to fill out a 37-item questionnaire. Empirical results revealed that while responsiveness and reliability are perceived to be the most influential factors increasing loyalty to the public banks, empathy and reliability are reported in the private banks. Discussion of the results, implications to the bank managers are also presented.
Key words : Bank Customers, Satisfaction, Loyalty to Bank, Structural Equation Model, Lisrel.
MÜŞTERİ TERCİHLERİ İÇİN KONJOİNT ANALİZİ UYGULAMASI: EV BİLGİSAYARI NASIL SEÇİLİR
Yard. Doç. Dr. Harun SÖNMEZ
Anadolu Üniversitesi
Fen Fakültesi
Öz : Bu çalışmada, üretim programlarına alınması düşünülen ürünlere veya mevcut ürünlere fayda katmak için kullanılan ve etkin bir ürün tasarımı oluşturabilmek amacı ile konjoint analizi gözden geçirilmiştir. Konjoint analizi çok değişkenli bir pazar araştırma tekniği olup, tüketicilerin kullanım alışkanlıkları ve tercihlerinde meydana gelen değişmeleri de ortaya çıkarmaktadır. Uygulamada, Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesindeki akademik personelin ev için bir bilgisayar seçerken en fazla önem verdikleri faktörler ortaya çıkarılmıştır. Yapılan benzetim çalışmasında ise ekonomik, ofis ve profesyonel pakete indirgenmiş bilgisayar konfigürasyonları arasından akademik personel tercihlerine göre hangisinin daha çok talep edileceği belirlenmiş ve bu tercihlere göre pazardaki firmaların bilgisayar satış kampanyalarında hangi bilgisayar konfigürasyonuna önem verecekleri vurgulanmıştır.
Anahtar kelimeler : Tüketici Davranışı, Konjoint Analizi, Ev Bilgisayarı Tercihi
Abstract : In this study, conjoint analysis a recently developed technique, to create some benefits to the future products or to the products already in the process line and to help having an efficient product design is reviewed. Conjoint analysis is a multivariate marketing research technique. Conjoint analysis also reveals the change in the consumer consuming behaviours and their preferences. Application study involving academic stuff in the Faculty of Science of Anadolu University for their preferences to buy a home PC is investigated. With a simulation, the most likely computer configuration, as classified in economical, office, and professional, to be preferred according to academic stuff’s preferences is decided and according to these preferances which computer configurations could be emphasised by the companies in the market in their sale campains is shown.
Key words : Consumer Behavior, Conjoint Analysis, Home PC Preference
1999 MARMARA BÖLGESİ DEPREMLERİNİ YAŞAYAN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNDE DEPREMİN UZUN DÖNEMLİ SONUÇLARI
Yrd.Doç.Dr.Esra CEYHAN
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Yrd.Doç.Dr.Aydoğan Aykut CEYHAN
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öz : Bu araştırmada, 17 Ağustos 1999 Marmara ve 12 Kasım 1999 Bolu-Düzce Depremlerine maruz kalmış üniversite öğrencilerinin cinsiyetleri, depremde aile üyelerini ya da yakınlarını kaybetme durumları, depremden sonra çadır veya prefabrik evlerde barınıp barınmama durumlarının, onların depremden kaynaklanan şu anda yaşadıkları sağlık problemleri, sahip oldukları bağımlılık durumları, hafıza problemleri ve yaşadıkları korkular ile ilişkili olup olmadığı incelenmiştir. Araştırma, 2004-2005 öğretim yılında Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi’nin çeşitli örgün programlarına devam eden, ve 1999 Marmara veya Bolu-Düzce depremini yaşamış olan 209 üniversite öğrencisinden veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında, bu araştırma için geliştirilen bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin çözümlemesi, kay-kare (x²) yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma bulguları, depremden yaklaşık altı yıl sonra bireylerin depremden kaynaklanan sağlık problemleri, bağımlılık ve hafıza ile ilgili problemleri çok fazla geliştirmediklerini göstermiştir. Bununla birlikte, katılımcıların yaklaşık yarısına yakınının, depremden sonra ortaya çıkan ve varlığını hala devam ettiren korkulara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, deprem yaşantısı geçiren bireylerin cinsiyetleri, depremde aile üyeleri ve yakınlarını kaybetme durumu ve depremden sonra çadır veya prefabrik evlerde barınıp barınmaması ile depremin uzun dönemli sonuçları (sağlık, bağımlılık ve hafıza problemleri ve korku oluşturma) arasında ilişki de ortaya konmuştur.
Anahtar sözcükler : Deprem, 17 Ağustos Marmara Depremi, 12 Kasım Bolu-Düzce Depremi, üniversite öğrencisi, uzun dönemli sonuç.
Abstract : In this research, the purpose is to investigate health and memory problems, substance abuse status and fears of university students caused by the earthquakes. It was examined whether these long-term outcomes (health and memory problems, substance abuse status and fears) were related to gender, the situation of losing family members or significant others in the earthquake, the status of sheltering (in tents or prefabricated homes). This research was carried out with 209 university students attending to Anadolu and Osmangazi Universities’ different departments in the years of 2004-2005 were exposed to 1999 Marmara and Bolu-Düzce Eartquakes. In data collection, the questionnaire developed for this research was used. Data were analyzed by means of Chi-square (x2). Research findings indicated that 6 years after earthquake, individuals have not experienced health and memory problems, substance abuse habits caused by these earthquakes. However, approximately half of the participants have reported the ongoing fear appeared after the earthquakes. Moreover, the findings also revealed whether gender, the situation of losing their family members or significant others and the status of living in prefabricated housing sites of individuals exposed to the earthquakes were related to the long-term outcomes of earthquake.
Key words : Earthquake, 17 Ağustos Marmara Earthquake, 12 Kasım Bolu-Düzce Earthquake, university students, long-term outcomes.
SOSYAL SORUMLULUK RAPORLAMASI VE TÜRKİYE’DEKİ DURUMU
Yrd.Doç Dr.A.Banu BAŞAR
Anadolu Üniversitesi
İİBF – İşletme Bölümü
Yrd.Doç.Dr.Mehmet BAŞAR
Anadolu Üniversitesi
İİBF – İşletme Bölümü
ÖZ : Sosyal sorumluluk raporları, yıllık faaliyet raporlarında ya da ayrı raporlarda işletmelerin ekonomik, çevresel ve sosyal faaliyetlerinin boyutlarının gösterildiği işletme içi ve işletme dışı menfaat sahiplerine finansal ve finansal olmayan bilgi sunan raporlardır Son zamanlarda sosyal sorumluluk ile ilgili bilgi işletmelerin yıllık faaliyet raporlarında yer almaya başlamıştır. Sosyal sorumluluk raporlaması uygulamaları, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ve hatta sektörler arasında bile farklılık göstermektedir. Bununla birlikte, gelişmekte olan ülke işletmelerinin sosyal ve çevresel raporlama modellerine ilişkin çok az ampirik araştırma mevcuttur. Bu çalışmada Türkiye’de sosyal sorumluluk raporlamasının mevcut durumunun niceliksel ve niteliksel göstergeler olarak ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma IMKB 100 endeksine giren şirketlere yönelik doküman incelemesi yoluyla yapılmıştır.
Anahtar kelimeler : Sosyal Sorumluluk Raporlaması, Sürdürülebilirlik Raporlaması, Sosyal ve Çevresel Raporlama IMKB 100,
ABSTRACT : Social responsibility reports can be defined as the provision of financial and non financial information relating to an organisation’s interaction with its physical and social environment, as stated in corporate annual reports or separate social reports. Information on social responsibility has started to appear in corporate annual reports in recent years. Social responsibility reporting practices are different between developed and developing countries and the nature and patterns of reporting vary between different sectors. Besides that the literature has provided little emprical examination of patterns of social responsibility reporting in newly indusrialized countries. For this reason this study aims on current situation of social responsibility practices as qualitative and quantitative indicators in Turkey. The research have been done by document research aimed at firms which are in ISE 100 index
Keywords : Social Responsibility Reporting, Sustainability Reporting, Social and Environmental Reporting, ISE 100
VİRAL PAZARLAMA VEYA İNTERNET ÜZERİNDE AĞIZDAN AĞIZA REKLAM: KURAMSAL BİR ÇERÇEVE
Yrd.Doç.Dr.Metin ARGAN
Anadolu Üniversitesi
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
Öğr.Gör. Mehpare TOKAY ARGAN
Anadolu Üniversitesi
Bozüyük Meslek Yüksekokulu
Öz : Viral pazarlama, kişilerin bir pazarlama mesajını diğer insanlara aktarmalarını teşvik eden stratejiyi tanımlanmakta ve bu şekilde mesajın yayılımında önemli bir potansiyele işaret etmektedir. Viral pazarlama, firmaların mal ve hizmetleri hakkında bir vızıltı veya söylenti yaratmanın en etkili ve maliyet etkin yöntemlerinden biridir. Virüslere benzer şekilde viral pazarlama stratejileri mesajın binlerce kişiden milyonlarca kişiye yayılmasını sağlayarak avantaj yaratır. Viral pazarlama, e-posta adresine sahip İnternet kullanıcılarının bir pazarlama mesajını diğer kullanıcılara aktarmalarını teşvik eden bir pazarlama tekniğidir. Ağızdan ağıza iletişim teknikleri internet üzerinden pazarlamada yaşamsal bir özelliktir. Web üzerinde viral pazarlama, “maustan mausa” veya “modemden modeme” iletişim olarak da adlandırılır. İnternet üzerinde viral pazarlama ağızdan ağıza pazarlamanın basit teknolojik boyutudur. Etkili bir viral pazarlama stratejisi altı unsuru kapsar. Bunlar, ücretsiz mal veya hizmet göndermek, başkalarına çabasız transfer etmeyi sağlamak, küçük kitlelerden geniş kitlelere kolayca yayılmak, genel güdü ve davranışları kullanmak, mevcut iletişim ağından ve diğer kaynakların avantajından yararlanmaktır. Başarılı viral pazarlama kampanyaları yaratıcılık, eğlence, kolay kullanım ve görünürlük, güvenilirlik, teşvik ve kişiselleştirmeyi kapsayan teşvik edici mesajı içerir.
Anahtar kelimeler : Viral pazarlama, internette pazarlama, ağızdan ağıza iletişim.
Abstract : Viral marketing describes any strategy that encourages people to pass on a marketing message to others, demonstrating an important potential for exponential growth in the message’s exposure and influence. Viral marketing has become one of the most effective and cost-efficient ways to create a “buzz” about firms’ products and services. Like viruses, viral marketing strategies take advantage of rapid multiplication to explode the message from thousands, to millions. On the Internet, it is any marketing technique that induces web sites or users to pass on a marketing message to other sites or users. Word-of-mouth techniques are vital to marketing on the Internet. Consumers tend to the primary source of credibility. On the Web, viral marketing has been called also “word-of-mouse” or “word-of-modem”. Viral marketing on the Internet is the simple technological extension of word-of-mouth marketing. On the Internet, an effective viral marketing strategy includes six elements: gives away products or services, provides for effortless transfer to others, scales easily from small to very large, exploits common motivations and behaviors, utilizes existing communication networks and takes advantage of others’ resources. Successful viral marketing campaigns are comprised of engaging message that involves imagination, fun, easy use and visibility, credibility, encouragement and customization.
Keywords : Viral marketing, marketing on internet, word-of-mouth communication.
SOKAKTA ÇALIŞAN ÇOCUKLARIN YAŞAM KOŞULLARI VE GELECEK BEKLENTİLERİ
Yrd. Doç. Dr. Yener ŞİŞMAN
Anadolu Üniversitesi
İİBF – ÇEKO
Öz : Türkiye’de çalışan çocuklarla ilgili yapılan çalışmaların çoğunlukla belirli bir sektörde, bağımlı olarak çalışan çocuklara yönelik yapıldığı, sokakta çalışan çocuklarla ilgili çalışmaların ise sınırlı olduğu görülmektedir.
Bu çalışmada sokakta çalışan çocukların var olan durumunu belirlemek, sorunlarını saptamak ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmak amaçlanmış ve amaca ulaşmak üzere betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmaya Eskişehir il merkezinde sokakta çalışan, yaşları 5-14 arasında değişen, 185’i erkek, 13’ü kız toplam 198 çocuk katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen ve toplam 47 sorudan oluşan bir anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler, frekans ve yüzde dağılımı biçiminde tablolarda gösterilmiştir.
Bulgulara göre, sokakta çalışan çocukların büyük bir kısmının 9-14 yaşları arasında ve erkek olduğu, düşük sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerden geldiği, gıda/gıda dışı mallar sattığı, yılın tamamında ve okuldan arta kalan tüm zamanlarda çalıştığı, 200 milyon TL ve altında bir gelir elde ettiği, günlük gıda ihtiyaçlarını sokakta karşıladığı, aileleriyle birlikte yaşadığı ve kötü alışkanlıklara sahip olmadığı görülmektedir.
Anahtar kelimeler : Çocuk İşçi, Sokakta Çalışan Çocuk, Sosyal Politika.
Abstract : In Turkey, most of the studies about children at work investigate specific sectors but studies about children working at street are limited.
The purpose of this study is to determine current conditions and problems of children working at street and improve solutions. In this study, descriptive method was used. The study was conducted in Eskişehir and 198 children (185 male, 13 female) ages between 5 and 14 were participated to study. Data were collected by a questionnaire including 47 items and illustrated in frequency and percentage scattegrams.
According to the findings most of the children working at street are male and ages between 9-14, from low income families, trading food/non-food, working whole year, earning montly 200.000.000 TL or below, being fed at streets, living with families and having no bad habits.
Key words : Child Labour, Working Street Children, Social Policy

