İHRACAT İŞLETMELERİNİN ULUSLARARASILAŞMASI: TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN
KOBİ’LERE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
Yard. Doç. Dr. M. Hakan ALTINTAŞ
Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü
Araş. Gör. Dr. Erkan ÖZDEMİR
Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü
Öz : Uluslararasılaşma ihracat davranışını içeren bir süreçtir. İşletmeler ihracat yapacakları yabancı pazarı seçerek uluslararasılaşma süreçlerini başlatmaktadırlar. İlk girilen yabancı pazar, pazar derinliği ve uluslararasılaşma modeli açısından önemlidir. İhracat deneyimi, uluslararasılaşma hızı ve uluslararasılaşma derecesi uluslararasılaşma modelleriyle birlikte incelenmektedir. Bu araştırmada, Türkiye’de faaliyet gösteren KOBİ’lerin uluslararasılaşma yapıları analiz edilmiştir. Bu analiz uluslararasılaşma hızı ve tercih edilen uluslararasılaşma modeli ile uluslararasılaşma derecesinin ölçülmesini içermektedir. Araştırmada web tabanlı anket yönteminde yararlanılmıştır. KOBİ özelliğindeki 137 Türk işletmesi araştırmaya katılmıştır .
Anahtar Kelimeler : Uluslararasılaşma, KOBİ, Türkiye
Abstract : Internationalization is a process that consists export behavior. Business starts their internationalization process by selecting foreign market to export. First entered foreign market is important for market depth and internationalization model. Export experience, speed of internationalization and degree of internationalization are examined with internationalization model together. In this research, internationalization structure of Turkish SMEs was analyzed. This analysis consisted speed of internationalization, preferred internationalization model and measuring the degree of internationalization. Web based questionnarie was used for this study. 137 Turkish SMEs replied the questionnarie from four sectors.
Keywords:Internationalization, SMEs, Turkey
ÖĞRENME STİLLERİ VE ELEŞTİREL DÜŞÜNME ARASINDAKİ İLİŞKİYE GENEL BİR BAKIŞ
Yrd. Doç. Dr. Meral GÜVEN
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Arş. Gr. Dilruba KÜRÜM
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Öz : “Bilgi toplumu”, bireylerin birçok niteliğe sahip olmalarını gerektirmektedir. Bu nitelikler arasında araştırma yapabilme, sorun çözebilme, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme gibi çeşitli düşünme yollarını bilme ve uygulayabilme yer almaktadır. Eğitimin bu niteliklere sahip bireyleri yetiştirebilmesi öğrencilerin öğretme-öğrenme sürecinde daha etkin olmalarıyla olanaklıdır. Bu da öğretimin farklı öğrenme stiline sahip öğrencilere uyumunun sağlanmasını gerektirmektedir. “Öğrenme stili”, bireyin öğrenmeye yönelik eğilimlerini veya tercihlerini gösteren özelliklerdir. Eğitim sürecinde bireylerin kazanmaları beklenen ve öğrenme stilleri kadar önemli olan bir başka kavram, en genel biçimiyle, üst düzeyde bilişsel becerileri gerektiren, karmaşık ve kapsamlı bir süreç olarak tanımlanan “eleştirel düşünme”dir. Bu sürecin, bireylerin hem akademik hem de günlük yaşamları için önemli ve gerekli olduğu kabul edilmektedir. Öğrenme stili, yaşamın her anında davranışları etkiler ve bu özelliklere göre eylemler yapılır. Öğrenme stillerinin taşıdığı bu niteliklerin, bireylerin eleştirel düşünmeleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu çalışmada öğrenme stilleri ile eleştirel düşünme arasında bir ilişki olup olmadığı, uluslararası düzeyde yapılan kimi çalışmalara dayanarak irdelenecek ve konuya genel bir bakış açısı sağlanacaktır.
Anahtar Sözcükler : Öğrenme, öğrenme stili, eleştirel düşünme
Relationship Between Learning Styles and Critical Thinking: A General Review
Abstract : “Information society” requires individuals to have many diverse qualifications. These qualifications include knowing and applying various ways of thinking, such as researching, problem solving, and creative and critical thinking. Educating individuals with such qualifications is only possible by making students become more active in learning-teaching process and this requires adaptation of education to different students with different learning styles. “Learning style” is the sum of characteristics reflecting individuals preferences and tendencies related to learning. Another quality, which is as important as learning styles and students are required to gain in training process, is critical thinking. Critical thinking, in general, is a complex and comprehensive process requiring high-level cognitive skills. This process is regarded to be necessary and important for both individuals’ academic and daily lives. Learning style affects behaviors of individuals throughout their lives and the actions of individuals are carried out in accordance with these qualifications. Therefore, this brings out the question of whether the qualifications of these learning styles have any effect on critical thinking of individuals or not. In this study, based on some international studies, it is investigated if there is a relationship between learning styles and critical thinking and also a general overview about the subject is presented.
Keywords: Learning, learning style, critical thinking
** Bu çalışma 6-9 Temmuz 2004 tarihleri arasında düzenlenen XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayında bildiri olarak sunulmuştur.
BEŞERİ SERMAYE VE EKONOMİK BÜYÜME: NEDENSELLİK ANALİZİ, 1969-2001
Yrd. Doç.Dr. Sami TABAN
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
İİBF, İktisat Bölümü
Doç. Dr. Muhsin KAR
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
İİBF, İktisat Bölümü
ÖzetBu çalışma beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik konusunu incelemeyi amaçlamaktadır. İçsel büyüme teorilerinin çıkışıyla, beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki teorik olarak tartışılan ve ampirik olarak test edilen bir konu olmuştur. Konu ile ilgili literatürü takiben, bu makalede, diğer çalışmalardan farklı olarak beşeri sermaye göstergeleri olarak, beşeri sermaye indeksi, bileşik okullaşma oranı, eğitim ve yaşam süresi indeksleri kullanılmıştır. Ampirik sonuçlar, beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin yönünün seçilen beşeri sermeye göstergesine göre farklılık arz ettiğini göstermektedir. Bu sonuçlar, ekonomik büyümenin, bir taraftan beşeri sermayeyi belirlerken, diğer taraftan beşeri sermayenin göstergeleri tarafından belirlendiğini göstermektedir.
Anahtar Sözcükler : Beşeri Sermaye, Ekonomik Büyüme, Beşeri Sermaye İndeksi, Nedensellik, Türkiye.
HUMAN CAPITAL AND ECONOMIC GROWTH: CAUSALITY ANALYSIS, 1969-2001
Abstract : The aim of this paper is to investigate the causality issue between human capital and economic growth. With the emergence of endogenous growth theories, the relationship between human capital and economic growth has become a theorically debated and emprically tested issue. Following the literature, different human capital indicators, Human Development Index, Combined Enrollment Ratio, Education Index and Life Expectancy Index, have been used in this article compared to other studies. The empirical results show that the direction of causality between human capital and economic growth depends upon the selected measures of human capital. These results indicate that economic growth, on the one hand, determines the human capital and, on the other, be determined by the indicators of human capital.
Keywords: Human Capital, Economic Growth, Human Capital Index, Causality, Turkey.
HASTALARIN BAKIŞ AÇISIYLA HEKİM-HASTA İLİŞKİSİ; BİR EĞİTİM HASTANESİ ÖRNEĞİ
THE RELATIONSHIP BETWEEN PATIENT AND DOCTOR FROM THE VIEWPOINT OF PATIENT: A SAMPLE STUDY OF A TRAINING HOSPITAL
Uzm.Ahmet GEZERGÜN - Gülhane Tıp Akademisi
Dr.Bayram ŞAHİN – Hacettepe Üniversitesi
Doç.Dr.Dilaver TENGİLİMOĞLU – Gazi Üniversitesi
Doç.Dr.Sağ.Yb.Cesim DEMİR - Gülhane Tıp Akademisi
Dr.Ertuğrul BAYER – Süleyman Demirel Üniversitesi
ÖZET : Hekim ve hastası arasındaki ilişki bir çok faktörün etkisi altındadır. İlişkinin özelliğini belirleyen, bazen hekim özellikleri olabildiği gibi bazen de hasta özellikleri olmaktadır. Bu araştırmada; hekim- hasta ilişkisini hasta bakış açısına göre değerlendirmek ve hastaların hekim-hasta ilişkisini tanımlayan boyutlara ilişkin görüşlerinin sosyo-demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma; Ankara’daki bir eğitim hastanesine, Mart-Nisan 2004 tarihleri arasında başvuran 63,000 hastadan tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 403 hasta üzerinde yapılmıştır. Veri toplama amacıyla anket yöntemi kullanılmıştır.
Araştırma sonunda; hekimin teknik yeterliliği, hekime duyulan güven, hekimin davranış şekli, hekimin hastayı bilgilendirme düzeyi, hekimin kullandığı dil ve iletişim ile hekimle ilgili genel izlenimin; hastaların yaşına, hekimin adını bilip bilmemelerine, görüşme süresine, genel sağlık durumlarına ve başvurdukları polikliniğe göre farklılık gösterdiği, buna karşın cinsiyet, medeni durum ve eğitim düzeyinin hekimlerle ilgili değerlendirmeler üzerinde anlamlı olmadığı bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : İletişim, hekim- hasta ilişkisi
ABSTRACT : The relationship between the patient and doctor is affected by very different factors. The determinants of that relationship could be either doctor’s own characteristics or patients’ one. The main objectives of this study are to evaluate the relationship between the patient and doctor from the viewpoint of patient and to examine whether the patients’ view about the relationship between the patient and the doctor is affected or not by their socio-demographic characteristics. The study was conducted in a training hospital in Ankara, on March-April, 2004. The participants of the study (N= 403) were recruited by random sampling. Data was gathered by questionnaire method. The results show that the general impression about the doctor’s technical competence, patients’s confidence to the doctor, the doctor’s behavioral manner, the level of information which is provided by the doctor, the language that the doctor use may depend on the patients’ age, whether the patient know the doctor’s name, the duration of examination, their general health conditions and the clinic that the patients are applied. However, the patients’ sex, marital status, and education level do not seem to have significant effect on the evaluation of the doctors.
Key Words : Communication, The relationship between the patient and doctor
HOW EFFECTIVE IS THE TOBIN TAX IN COPING WITH FINANCIAL VOLATILITY?
M. Mustafa Erdoğdu
Marmara University, Istanbul, Turkey
Hale Balseven
Akdeniz University, Antalya, Turkey
Abstract : The last two decades have witnessed increasingly frequent and severe financial crises that many related to short-term speculation. Consequently, James Tobin’s proposition of a small tax on cross-border currency transactions to reduce such speculation has featured prominently in the discussions on the future of the international financial system. Opponents claim that such a tax can easily be circumvented and would not be effective. This paper scrutinizes these claims in the light of recent refinements made in the literature to make an assessment for the Tobin tax’s effectiveness in coping with financial volatility. Evaluation of the paper suggests that such a tax, indeed, would not only be effective in reducing financial volatility but also technically feasible and relatively easy to apply.
Keywords: Globalization, Short-Term Capital Movements, Tobin Tax
JEL Code: F02, F32, H87
Öz : Son yirmi yılda çoğu gözlemcinin kısa vadeli spekülasyonla ilişkilendirdiği, giderek artan sıklık ve şiddette mali krizlerle karşı karşıya kalınmıştır. Bu durum, kısa vadeli spekülasyonu azaltmak için James Tobin’in döviz işlemleri üzerinden ufak bir vergi alınması şeklindeki önerisinin, uluslararası mali sistemin gelecekteki yapısını şekillendirme tartışmalarında ağırlık kazanmasına yol açmıştır. Karşıtları, böyle bir vergiden kolayca kaçınılabileceği ve sonuçta verginin etkin olmayacağı iddiasındadırlar. Bu makale, Tobin vergisinin mali oynaklığı (volatility) azaltmadaki etkinliğine ilişkin söz konusu iddiaları literatürdeki gelişmeler ışığında irdelemektedir. Makaledeki değerlendirmeler, böyle bir verginin sadece mali oynaklığı azaltmada etkin olmadığı, aynı zamanda teknik olarak uygulanmasının olanaklı ve oldukça kolay olduğunu ortaya koymaktadır.
Anahtar Sözcükler : Küreselleşme, Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri, Tobin Vergisi
JEL Sınıflandırması: F02, F32, H87
1260-61 / 1844-45 Temettuat Sayımı Işığında Çukurhisar Köyünün Ekonomik ve Sosyal Görüntüsü
Economical and Social Aspect of Village of Çukurhisar According to the Register of Temettuat , 1260-61 / 1844-45
Yard.Doç.Dr. Ayla EFE
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi
Tarih Bölümü
Öz : Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde ML. TMT 8274 numaralı temettuat defterine dayalı olarak yapılan bu çalışmada elde edilen veriler; köy halkının ekonomik ve sosyal yapısı ile köy ekonomisi üzerine dair sınırlı da olsa bazı çıkarımlar yapabilmek amacıyla kullanılmıştır.
Bu nedenle, bir köy ölçeğinde elde edilen bu verileri; Osmanlı imparatorluğu gibi çok geniş bir coğrafya da kırsal ekonomiye sahip bir devlette, bölgeler hatta köyler arasında bile önemli farklılıkların oluşabileceği gerçeğini dikkate alarak köylü ekonomisi bağlamında ve “bütünü” oluşturmaya yönelik atılmış bir adım olarak değerlendirilmelidir.
Anahtar Sözcükler : Temettuat Defteri, Çukurhisar, Eskişehir, Köylü ekonomisi, Temettuat vergisi
Abstract : The data gained from the ML.TMT.8272 temettuat register in the Ottoman Archieve, is used to make inferences about the economical and social conditions of the inhabitants of the village, although they seem to be very restricted.
Therefore, these data attained through a village scale to can be considered as an attept to subject of form a “wity” an “village economy” in the Ottoman Empire, which expanded on a large geographical space and depend on rural economy, noticing the regional differences whih are prevalent even between varying village.
Key Words : Temettuat Register, Çukurhisar,Eskişehir, Village Economy, Tax of Temettuat
ANADOLU’DA SELÇUKLU DÖNEMİ YERLEŞME TİPOLOJİLERİ –I– PAZAR ya da PANAYIR YERLEŞMELERİ
Koray ÖZCAN
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi
Tarih Bölümü
ÖZET : Bu araştırmanın amacı, Anadolu’da Selçuklu döneminde milletlerarası ticarete dayanan ekonomi politikalarının mekânsal yansıması olarak, Sultan ya da hatunlar veya emirler tarafından vakıf yoluyla kurulan anıtsal–kamusal hizmet yapıları ile gelişen pazar ya da panayır yerleşmelerinin mekânsal gelişim süreci ve yerleşim tipolojisinin belirlenmesi ve demografik–ekonomik çözümlemelerine dair çıkarımlar yapılmasıdır.
Araştırmanın bir başka boyutu da, Anadolu’da Selçuklu dönemi pazar ya da panayır yerleşme geleneğinin Türk yerleşim kültürü kapsamında tarihsel kökenlerinin araştırılmasıdır.
Araştırma, vakâyî–nâme ve vakfiye gibi dönemin özgün tarihi kaynakların mimari ve arkeolojik buluntular eşliğinde irdelenmesi ve elde edilen bulguların harita ya da plânlar üzerine aktarılmasına dayanan bir yöntem kurgusu içinde ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler : Anadolu, Selçuklu dönemi, mekânsal tipoloji, demografik–ekonomik analiz, pazar ya da panayırlar.
ABSTRACT : It is considered that fairgrounds and bazaars in Anatolia during the Seljuk period were the spatial reflections of the economical policies based on the international trade. The paper is aimed to determine the settlement typology and analyze demographical–economical size of bazaars or fairgrounds developed by means of the monumental–public buildings that were founded by Seljuk Sultans or Emirs using waqfs. Another dimension of the study is to examine the historical backgrounds of the bazaar or fairground tradition in Anatolia during Seljuk period.
In this study, a methodology is considered that based on the plans and maps transferred from the historical sources such as waqffiyye or chronicles and archaeological–architectural inheritances.
Keywords: Anatolia, Seljuk period, settlement typology, demographical–economical analysis, bazaar or fairgrounds.
Görüntülü Konferans Uygulamalarında Öğrenen-Öğretici Etkileşimi:Öğreticiler Açısından Değerlendirme
Learner–to-Instructor Interaction in Video Conference Applications:Instructors’ Perceptions
Yard. Doc. Dr. Müjgan BOZKAYA
Anadolu Üniversitesi
Açıköğretim Fakültesi
Öz : Anadolu Üniversitesi uzaktan eğitim programlarında işlevi ve ağırlığı yönünden birbirinden farklı iletişim teknolojilerinden yararlanılmaktadır. Etkileşimli görüntülü konferans uygulamaları da, Anadolu üniversitesi uzaktan eğitim programlarında yer alan ve KKTC’de öğrenim görenlerin derslerine entegre olmuş iletişim teknolojilerinden biridir. Literatürde yapılan çalışmalara bakıldığında, görüntülü konferans uygulamalarında öğrenen-öğretici etkileşiminin çoğunlukla öğretici değerlendirmeleri boyutunda ele alınıp incelendiği görülmektedir. Bu çalışmada öğrenen-öğretici etkileşiminin nasıl gerçekleştiği, literatürde yapılan çalışmalara benzer şekilde, öğretici değerlendirmeleri göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Öğretici değerlendirmelerine bağlı olarak, bu çalışmada, görüntülü konferans uygulamalarında öğrenen-öğretici etkileşiminin nasıl gerçekleştiği ve etkileşimi sağlamada hangi unsurların dikkate alındığı betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma, görüntülü konferans programında ders veren öğreticilerin öğrenenlerle etkileşimli bir ders gerçekleştirebilmek için farklı iletişim ve öğretme becerilerinden yararlanmaya çabaladıklarını, ancak, gerek kullanılan teknolojinin avantaj ve sınırlılıklarını bilmemelerinden, gerekse, kullanılan teknolojiye bağlı aksaklıklar nedeniyle istenilen düzeyde etkileşimi gerçekleştiremediklerini ortaya koymuştur.
Anahtar sözcükler: Uzaktan Eğitim, Etkileşimli Görüntülü Konferans, Etkileşim, Öğrenen-öğretici Etkileşimi
Abstract : Various communication technologies for different functions( and with different intensitis) are being used in distance education programs of Anadolu University. Interactive video conference is one of these communication technologies that has been employed in the distance programs of the University and has been integrated in the distance courses for learners who reside in the Northern Cyprus Turkish Republic. In the literature, learner-to-instructor interaction in interactive video conferences has been studied usually from the point of views of the instructors. In accordance with the literature, instructors’ evaluations have been used in this study. This study was intended to investigate the ways learners and instructors interact in the video conferences by using a descriptive analysis methodology. The study has revealed that in their video conferences, although the instructors try to make use of various communication and teaching skills, they could not establish intended level of interaction with students due to lack of knowledge about limitations and advantages of the technology as well as technological problems they encountered during the implementations.
Key Words : Distance Education, Interactive Videoconferencing, Interaction, Learner- Instructor Interaction.
MARKETING PROBLEMS OF TOURISM CERTIFACATED HOTEL MANAGEMENTS: A FIELD SURVEY IN BALIKESIR PROVINCE
Prof. Dr.Bedriye TUNÇSİPER,
Balıkesir Üniversitesi
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
Öğretim Gör.Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Gönen Meslek Yüksekokulu
Abstract : This study aims to searh marketing problems of hotel managements located in Balıkesir, and the types of marketing applications applied by these managements. According to the results, the most important problems of these managements are: the difficulty of following technology, inadequte demand, difficulty of costumer satistification, cheating and confusing advertisements, excessive competition, and not having talented and educated salesmen. Against these problems, it is understood that service, product, pricing and advertising are mostly focused by the managements. The research results indicate a meaningful relationship between marketing problems and the marketing applications. On the other hand, it’s seen that marketing applications aren’t used efficiently by the hotels and as a result, the managements are inefficient in solving their marketing problems.
Key Words : SMEs, hotel managements, marketing, marketing problems.
TURİZM İŞLETME BELGELİ OTEL İŞLETMELERİNİN PAZARLAMA SORUNLARI : BALIKESİR İLİNDE BİR ALAN ARAŞTIRMASI
Özet : Bu çalışmada, Balıkesir ilinde faaliyet gösteren otel işletmelerinin pazarlama sorunları ve pazarlama uygulamaları araştırılmıştır. Anket çalışması ile elde edilen araştırma bulgularına göre otel işletmelerinin en önemli pazarlama sorunları; teknolojik gelişmelere ayak uydurma güçlüğü, talep yetersizliği, müşterilerin tatmin edilme zorluğu, aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar, yoğun rekabet, bilgili ve yetenekli satış elemanlarına sahip olamamalarıdır.Bu sorunlara karşılık işletmelerde en fazla sırasıyla hizmet, ürün, fiyatlandırma ve reklam ile uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Otel işletmelerinin pazarlama sorunları ile pazarlama uygulamaları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Diğer yandan araştırmaya katılan otel işletmelerinin pazarlama uygulamalarını yeteri kadar ve etkili kullanmadıkları ve bunun sonucu olarak da pazarlama sorunlarını çözme konusunda yetersiz kaldıkları görülmüştür.
Anahtar Kelimeler : KOBİ, otel işletmeleri, pazarlama, pazarlama sorunları.
Yaşlılıkta Nörolojik Temelli İletişim Sorunları ve Dil Ve Konuşma Terapisi
Neurological Communication Disorders in the Elderly: Speech and Language Therapy
Yrd. Doç. Dr. İlknur MAVİŞ
Anadolu Üniversitesi,DİLKOM
Doç. Dr. Demet ÖZBABALIK
Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji ABD
Öz : Sağlık, yaşamımızın ileri yıllarında tüm getirilerinden yararlanmak üzere korunması ve bakılması gereken bir olgudur. Sağlıklı olmak yaşlılarda bireyin yaşam kalitesini sürdürür ve onların topluma katkısını devam ettirir. Yaşlanma süreci çevresel etkiler, yaşam biçimi ve hastalıklardan etkilenir. Buna göre, yaşlanma, ilerleyici ve yaşa bağlı olarak gelişen hastalık risklerine karşı koyamama ile gelişen işlev yetersizliği olarak tanımlanabilir. Özellikle, gelişen ülkelerde, kronik bir hastalık veya yetersizlik durumunda uygun sağlık rehabilitasyonuna erişim yaşlılar için çok önemlidir. Dil ve Konuşma terapisi de yaşlı popülasyona sağlanması gereken en önemli sağlık hizmetlerinden biridir. İletişim kurabilme yetisi her yaş için insana özgü çok önemli bir özelliktir ve hasarlanması durumunda bireyin tüm hayatı etkilenebilir. Bu çalışma, sağ ve sol beyin hasarları, Alzheimer demansı ve Parkinson Hastalıklarının yetişkin ve yaşlılarda ne tür dil ve konuşma sorunlarına yol açtığına değinerek, bu sorunlara ilişkin olarak dil ve konuşma terapistinin rolünü tanıtan derleme yazı niteliği taşımaktadır.
Anahtar Sözcükler : İletişim sorunları, Afazi, Alzheimer demansı, Parkinson, dil ve konuşma terapisi
Abstract : Health is a state to be promoted and preserved in order to ensure that the full benefits are enjoyed in later years. Good health is essential to maintain life quality and ensures continued contributions of older persons to society. Aging is defined as a function disability resulting in a loss of response to growing risk of age associated diseases. Especially, in developing countries access to adequate health care is essential for the elderly accompanied by a chronic illness. Speech and language therapy is one of the vital services that should be provided for them in case of disability or impairment. Communication is unique to human beings. When affected negatively, it may alter individual’s whole life. Accordingly, in this study, the neurological problems and how right and left brain damages, Alzheimer’s and Parkinson’s affect speech and language in the elderly was described and the role of the speech and language therapist was introduced regarding the aforementioned neurological disorders.
Key Words : Communication disorders, Aphasia, Alzheimer’s, Parkinson’s, speech and language therapy
Türkiye’de Enflasyon ve Döviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi:1984 – 2003
The Causal Relationship Between Exchange Rates and Inflation in Turkey:1984-2003
Yrd. Doç. Dr. Ekrem Gül
Dumlupınar Üniversitesi
Bilecik İİBF, İktisat Bölümü
Yrd. Doç. Dr. Aykut Ekinci
Dumlupınar Üniversitesi
Bilecik İİBF, İktisat Bölümü
Öz : Bu çalışmada, Türkiye’de nominal döviz kurları ile enflasyon arasındaki nedensellik ilişkisi aylık veriler kullanılarak ampirik olarak araştırılmıştır. Granger nedensellik ilişkisini belirlemeden önce, birim kök ve eşbütünleşme analizi yapılmıştır. Bulgulara göre, nominal döviz kurları ile enflasyon arasında uzun dönemli bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ancak, döviz kuru ile enflasyon arasında bulunan nedensellik ilişkisi, döviz kurundan enflasyona doğru tek yönlü bir ilişki biçiminde olmaktadır.
Anahtar Kelimeler : Nominal Döviz Kurları, Enflasyon, Nedensellik.
Abstract : In this study, we investigate empirically the causal relationship between nominal exchange rates and inflation by using high-frequency data of nominal exchange rates and inflation of Turkey. To determine the appropriate Granger causality relations, unit root and cointegtration models are used. With time-series techniques, this study provides evidence that a long-run relationship between nominal exchange rates and inflation exist. However, our results indicate that a causal relationship occurs only one direction from nominal exchange rates to inflation.
Keywords: Nominal exchange rates, inflation, causality.
Türkiye’de sektörler arası verimlilik farkının enflasyon ve reel kur üzerindeki etkisi
Ömer Özçiçek
Gaziantep Üniversitesi – İ.İ.B.F
Öz : Bu çalışma Türkiye’de Balassa-Samuelson etkisini ampirik olarak sınamaktadır. Balassa-Samuelson hipotezine göre dış ticarete açık olan sektörlerin kapalı sektörlere göre verimliliği daha hızlı artmakta, bu yüzden açık sektörlerdeki fiyat artışı kapalı sektörlere göre daha yavaş olmaktadır. Bu mekanizma genel olarak enflasyona neden olmaktadır. Bu enflasyonist etki sonucu reel kur değerlenmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de bu hipotezin varlığı hakkında bazı destekleyici sonuçlar bulunmuştur. Zaman serisi analizi nispi üretkenliğin nispi fiyatlar üzerinde etkisinin olduğuna dair zayıf bir destek sunmaktadır. Ayrıca Türkiye ve Almanya arasındaki reel kur, ve Türkiye’nin ve Almanya’nın nispi fiyatlarının Balassa-Samuelson hipotezinin ön gördüğü şekilde eşbütünsel ilişki içerisinde olduğu bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : Balassa-Samuelson hipotezi, nispi verimlilik, fiyat farklılığı
The impact of productivity difference among sectors on inflation and real exchange rate in Turkey
Abstract : This paper empirically tests the Balassa-Samuelson effect in Turkey. According to Balassa-Samuelson hypothesis, the productivity in tradable sectors increase faster than the productivity in non-tradable which causes a lower increase in the price level of tradable goods. This mechanism in general generates a higher inflation in the country. As a result of this inflationary effect the real exchange rate appreciates. This study presets some supportive evidences about the existence of this hypothesis in Turkey. Time series analysis show that relative productivities have some effect on relative prices, and real exchange rate between Turkey and Germany, relative price levels of Turkey and Germany are cointegrated as the Balassa-Samuelson conjecture foresees.
Key Words : Balassa-Samuelson hypothesis, relative productivity, price difference
Yard. Doç. Dr. M. Hakan ALTINTAŞ
Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü
Araş. Gör. Dr. Erkan ÖZDEMİR
Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümü
Öz : Uluslararasılaşma ihracat davranışını içeren bir süreçtir. İşletmeler ihracat yapacakları yabancı pazarı seçerek uluslararasılaşma süreçlerini başlatmaktadırlar. İlk girilen yabancı pazar, pazar derinliği ve uluslararasılaşma modeli açısından önemlidir. İhracat deneyimi, uluslararasılaşma hızı ve uluslararasılaşma derecesi uluslararasılaşma modelleriyle birlikte incelenmektedir. Bu araştırmada, Türkiye’de faaliyet gösteren KOBİ’lerin uluslararasılaşma yapıları analiz edilmiştir. Bu analiz uluslararasılaşma hızı ve tercih edilen uluslararasılaşma modeli ile uluslararasılaşma derecesinin ölçülmesini içermektedir. Araştırmada web tabanlı anket yönteminde yararlanılmıştır. KOBİ özelliğindeki 137 Türk işletmesi araştırmaya katılmıştır .
Anahtar Kelimeler : Uluslararasılaşma, KOBİ, Türkiye
Abstract : Internationalization is a process that consists export behavior. Business starts their internationalization process by selecting foreign market to export. First entered foreign market is important for market depth and internationalization model. Export experience, speed of internationalization and degree of internationalization are examined with internationalization model together. In this research, internationalization structure of Turkish SMEs was analyzed. This analysis consisted speed of internationalization, preferred internationalization model and measuring the degree of internationalization. Web based questionnarie was used for this study. 137 Turkish SMEs replied the questionnarie from four sectors.
Keywords:Internationalization, SMEs, Turkey
ÖĞRENME STİLLERİ VE ELEŞTİREL DÜŞÜNME ARASINDAKİ İLİŞKİYE GENEL BİR BAKIŞ
Yrd. Doç. Dr. Meral GÜVEN
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Arş. Gr. Dilruba KÜRÜM
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Öz : “Bilgi toplumu”, bireylerin birçok niteliğe sahip olmalarını gerektirmektedir. Bu nitelikler arasında araştırma yapabilme, sorun çözebilme, yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme gibi çeşitli düşünme yollarını bilme ve uygulayabilme yer almaktadır. Eğitimin bu niteliklere sahip bireyleri yetiştirebilmesi öğrencilerin öğretme-öğrenme sürecinde daha etkin olmalarıyla olanaklıdır. Bu da öğretimin farklı öğrenme stiline sahip öğrencilere uyumunun sağlanmasını gerektirmektedir. “Öğrenme stili”, bireyin öğrenmeye yönelik eğilimlerini veya tercihlerini gösteren özelliklerdir. Eğitim sürecinde bireylerin kazanmaları beklenen ve öğrenme stilleri kadar önemli olan bir başka kavram, en genel biçimiyle, üst düzeyde bilişsel becerileri gerektiren, karmaşık ve kapsamlı bir süreç olarak tanımlanan “eleştirel düşünme”dir. Bu sürecin, bireylerin hem akademik hem de günlük yaşamları için önemli ve gerekli olduğu kabul edilmektedir. Öğrenme stili, yaşamın her anında davranışları etkiler ve bu özelliklere göre eylemler yapılır. Öğrenme stillerinin taşıdığı bu niteliklerin, bireylerin eleştirel düşünmeleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu çalışmada öğrenme stilleri ile eleştirel düşünme arasında bir ilişki olup olmadığı, uluslararası düzeyde yapılan kimi çalışmalara dayanarak irdelenecek ve konuya genel bir bakış açısı sağlanacaktır.
Anahtar Sözcükler : Öğrenme, öğrenme stili, eleştirel düşünme
Relationship Between Learning Styles and Critical Thinking: A General Review
Abstract : “Information society” requires individuals to have many diverse qualifications. These qualifications include knowing and applying various ways of thinking, such as researching, problem solving, and creative and critical thinking. Educating individuals with such qualifications is only possible by making students become more active in learning-teaching process and this requires adaptation of education to different students with different learning styles. “Learning style” is the sum of characteristics reflecting individuals preferences and tendencies related to learning. Another quality, which is as important as learning styles and students are required to gain in training process, is critical thinking. Critical thinking, in general, is a complex and comprehensive process requiring high-level cognitive skills. This process is regarded to be necessary and important for both individuals’ academic and daily lives. Learning style affects behaviors of individuals throughout their lives and the actions of individuals are carried out in accordance with these qualifications. Therefore, this brings out the question of whether the qualifications of these learning styles have any effect on critical thinking of individuals or not. In this study, based on some international studies, it is investigated if there is a relationship between learning styles and critical thinking and also a general overview about the subject is presented.
Keywords: Learning, learning style, critical thinking
** Bu çalışma 6-9 Temmuz 2004 tarihleri arasında düzenlenen XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayında bildiri olarak sunulmuştur.
BEŞERİ SERMAYE VE EKONOMİK BÜYÜME: NEDENSELLİK ANALİZİ, 1969-2001
Yrd. Doç.Dr. Sami TABAN
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
İİBF, İktisat Bölümü
Doç. Dr. Muhsin KAR
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
İİBF, İktisat Bölümü
ÖzetBu çalışma beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik konusunu incelemeyi amaçlamaktadır. İçsel büyüme teorilerinin çıkışıyla, beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki teorik olarak tartışılan ve ampirik olarak test edilen bir konu olmuştur. Konu ile ilgili literatürü takiben, bu makalede, diğer çalışmalardan farklı olarak beşeri sermaye göstergeleri olarak, beşeri sermaye indeksi, bileşik okullaşma oranı, eğitim ve yaşam süresi indeksleri kullanılmıştır. Ampirik sonuçlar, beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisinin yönünün seçilen beşeri sermeye göstergesine göre farklılık arz ettiğini göstermektedir. Bu sonuçlar, ekonomik büyümenin, bir taraftan beşeri sermayeyi belirlerken, diğer taraftan beşeri sermayenin göstergeleri tarafından belirlendiğini göstermektedir.
Anahtar Sözcükler : Beşeri Sermaye, Ekonomik Büyüme, Beşeri Sermaye İndeksi, Nedensellik, Türkiye.
HUMAN CAPITAL AND ECONOMIC GROWTH: CAUSALITY ANALYSIS, 1969-2001
Abstract : The aim of this paper is to investigate the causality issue between human capital and economic growth. With the emergence of endogenous growth theories, the relationship between human capital and economic growth has become a theorically debated and emprically tested issue. Following the literature, different human capital indicators, Human Development Index, Combined Enrollment Ratio, Education Index and Life Expectancy Index, have been used in this article compared to other studies. The empirical results show that the direction of causality between human capital and economic growth depends upon the selected measures of human capital. These results indicate that economic growth, on the one hand, determines the human capital and, on the other, be determined by the indicators of human capital.
Keywords: Human Capital, Economic Growth, Human Capital Index, Causality, Turkey.
HASTALARIN BAKIŞ AÇISIYLA HEKİM-HASTA İLİŞKİSİ; BİR EĞİTİM HASTANESİ ÖRNEĞİ
THE RELATIONSHIP BETWEEN PATIENT AND DOCTOR FROM THE VIEWPOINT OF PATIENT: A SAMPLE STUDY OF A TRAINING HOSPITAL
Uzm.Ahmet GEZERGÜN - Gülhane Tıp Akademisi
Dr.Bayram ŞAHİN – Hacettepe Üniversitesi
Doç.Dr.Dilaver TENGİLİMOĞLU – Gazi Üniversitesi
Doç.Dr.Sağ.Yb.Cesim DEMİR - Gülhane Tıp Akademisi
Dr.Ertuğrul BAYER – Süleyman Demirel Üniversitesi
ÖZET : Hekim ve hastası arasındaki ilişki bir çok faktörün etkisi altındadır. İlişkinin özelliğini belirleyen, bazen hekim özellikleri olabildiği gibi bazen de hasta özellikleri olmaktadır. Bu araştırmada; hekim- hasta ilişkisini hasta bakış açısına göre değerlendirmek ve hastaların hekim-hasta ilişkisini tanımlayan boyutlara ilişkin görüşlerinin sosyo-demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma; Ankara’daki bir eğitim hastanesine, Mart-Nisan 2004 tarihleri arasında başvuran 63,000 hastadan tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 403 hasta üzerinde yapılmıştır. Veri toplama amacıyla anket yöntemi kullanılmıştır.
Araştırma sonunda; hekimin teknik yeterliliği, hekime duyulan güven, hekimin davranış şekli, hekimin hastayı bilgilendirme düzeyi, hekimin kullandığı dil ve iletişim ile hekimle ilgili genel izlenimin; hastaların yaşına, hekimin adını bilip bilmemelerine, görüşme süresine, genel sağlık durumlarına ve başvurdukları polikliniğe göre farklılık gösterdiği, buna karşın cinsiyet, medeni durum ve eğitim düzeyinin hekimlerle ilgili değerlendirmeler üzerinde anlamlı olmadığı bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : İletişim, hekim- hasta ilişkisi
ABSTRACT : The relationship between the patient and doctor is affected by very different factors. The determinants of that relationship could be either doctor’s own characteristics or patients’ one. The main objectives of this study are to evaluate the relationship between the patient and doctor from the viewpoint of patient and to examine whether the patients’ view about the relationship between the patient and the doctor is affected or not by their socio-demographic characteristics. The study was conducted in a training hospital in Ankara, on March-April, 2004. The participants of the study (N= 403) were recruited by random sampling. Data was gathered by questionnaire method. The results show that the general impression about the doctor’s technical competence, patients’s confidence to the doctor, the doctor’s behavioral manner, the level of information which is provided by the doctor, the language that the doctor use may depend on the patients’ age, whether the patient know the doctor’s name, the duration of examination, their general health conditions and the clinic that the patients are applied. However, the patients’ sex, marital status, and education level do not seem to have significant effect on the evaluation of the doctors.
Key Words : Communication, The relationship between the patient and doctor
HOW EFFECTIVE IS THE TOBIN TAX IN COPING WITH FINANCIAL VOLATILITY?
M. Mustafa Erdoğdu
Marmara University, Istanbul, Turkey
Hale Balseven
Akdeniz University, Antalya, Turkey
Abstract : The last two decades have witnessed increasingly frequent and severe financial crises that many related to short-term speculation. Consequently, James Tobin’s proposition of a small tax on cross-border currency transactions to reduce such speculation has featured prominently in the discussions on the future of the international financial system. Opponents claim that such a tax can easily be circumvented and would not be effective. This paper scrutinizes these claims in the light of recent refinements made in the literature to make an assessment for the Tobin tax’s effectiveness in coping with financial volatility. Evaluation of the paper suggests that such a tax, indeed, would not only be effective in reducing financial volatility but also technically feasible and relatively easy to apply.
Keywords: Globalization, Short-Term Capital Movements, Tobin Tax
JEL Code: F02, F32, H87
Öz : Son yirmi yılda çoğu gözlemcinin kısa vadeli spekülasyonla ilişkilendirdiği, giderek artan sıklık ve şiddette mali krizlerle karşı karşıya kalınmıştır. Bu durum, kısa vadeli spekülasyonu azaltmak için James Tobin’in döviz işlemleri üzerinden ufak bir vergi alınması şeklindeki önerisinin, uluslararası mali sistemin gelecekteki yapısını şekillendirme tartışmalarında ağırlık kazanmasına yol açmıştır. Karşıtları, böyle bir vergiden kolayca kaçınılabileceği ve sonuçta verginin etkin olmayacağı iddiasındadırlar. Bu makale, Tobin vergisinin mali oynaklığı (volatility) azaltmadaki etkinliğine ilişkin söz konusu iddiaları literatürdeki gelişmeler ışığında irdelemektedir. Makaledeki değerlendirmeler, böyle bir verginin sadece mali oynaklığı azaltmada etkin olmadığı, aynı zamanda teknik olarak uygulanmasının olanaklı ve oldukça kolay olduğunu ortaya koymaktadır.
Anahtar Sözcükler : Küreselleşme, Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri, Tobin Vergisi
JEL Sınıflandırması: F02, F32, H87
1260-61 / 1844-45 Temettuat Sayımı Işığında Çukurhisar Köyünün Ekonomik ve Sosyal Görüntüsü
Economical and Social Aspect of Village of Çukurhisar According to the Register of Temettuat , 1260-61 / 1844-45
Yard.Doç.Dr. Ayla EFE
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi
Tarih Bölümü
Öz : Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde ML. TMT 8274 numaralı temettuat defterine dayalı olarak yapılan bu çalışmada elde edilen veriler; köy halkının ekonomik ve sosyal yapısı ile köy ekonomisi üzerine dair sınırlı da olsa bazı çıkarımlar yapabilmek amacıyla kullanılmıştır.
Bu nedenle, bir köy ölçeğinde elde edilen bu verileri; Osmanlı imparatorluğu gibi çok geniş bir coğrafya da kırsal ekonomiye sahip bir devlette, bölgeler hatta köyler arasında bile önemli farklılıkların oluşabileceği gerçeğini dikkate alarak köylü ekonomisi bağlamında ve “bütünü” oluşturmaya yönelik atılmış bir adım olarak değerlendirilmelidir.
Anahtar Sözcükler : Temettuat Defteri, Çukurhisar, Eskişehir, Köylü ekonomisi, Temettuat vergisi
Abstract : The data gained from the ML.TMT.8272 temettuat register in the Ottoman Archieve, is used to make inferences about the economical and social conditions of the inhabitants of the village, although they seem to be very restricted.
Therefore, these data attained through a village scale to can be considered as an attept to subject of form a “wity” an “village economy” in the Ottoman Empire, which expanded on a large geographical space and depend on rural economy, noticing the regional differences whih are prevalent even between varying village.
Key Words : Temettuat Register, Çukurhisar,Eskişehir, Village Economy, Tax of Temettuat
ANADOLU’DA SELÇUKLU DÖNEMİ YERLEŞME TİPOLOJİLERİ –I– PAZAR ya da PANAYIR YERLEŞMELERİ
Koray ÖZCAN
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi
Tarih Bölümü
ÖZET : Bu araştırmanın amacı, Anadolu’da Selçuklu döneminde milletlerarası ticarete dayanan ekonomi politikalarının mekânsal yansıması olarak, Sultan ya da hatunlar veya emirler tarafından vakıf yoluyla kurulan anıtsal–kamusal hizmet yapıları ile gelişen pazar ya da panayır yerleşmelerinin mekânsal gelişim süreci ve yerleşim tipolojisinin belirlenmesi ve demografik–ekonomik çözümlemelerine dair çıkarımlar yapılmasıdır.
Araştırmanın bir başka boyutu da, Anadolu’da Selçuklu dönemi pazar ya da panayır yerleşme geleneğinin Türk yerleşim kültürü kapsamında tarihsel kökenlerinin araştırılmasıdır.
Araştırma, vakâyî–nâme ve vakfiye gibi dönemin özgün tarihi kaynakların mimari ve arkeolojik buluntular eşliğinde irdelenmesi ve elde edilen bulguların harita ya da plânlar üzerine aktarılmasına dayanan bir yöntem kurgusu içinde ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler : Anadolu, Selçuklu dönemi, mekânsal tipoloji, demografik–ekonomik analiz, pazar ya da panayırlar.
ABSTRACT : It is considered that fairgrounds and bazaars in Anatolia during the Seljuk period were the spatial reflections of the economical policies based on the international trade. The paper is aimed to determine the settlement typology and analyze demographical–economical size of bazaars or fairgrounds developed by means of the monumental–public buildings that were founded by Seljuk Sultans or Emirs using waqfs. Another dimension of the study is to examine the historical backgrounds of the bazaar or fairground tradition in Anatolia during Seljuk period.
In this study, a methodology is considered that based on the plans and maps transferred from the historical sources such as waqffiyye or chronicles and archaeological–architectural inheritances.
Keywords: Anatolia, Seljuk period, settlement typology, demographical–economical analysis, bazaar or fairgrounds.
Görüntülü Konferans Uygulamalarında Öğrenen-Öğretici Etkileşimi:Öğreticiler Açısından Değerlendirme
Learner–to-Instructor Interaction in Video Conference Applications:Instructors’ Perceptions
Yard. Doc. Dr. Müjgan BOZKAYA
Anadolu Üniversitesi
Açıköğretim Fakültesi
Öz : Anadolu Üniversitesi uzaktan eğitim programlarında işlevi ve ağırlığı yönünden birbirinden farklı iletişim teknolojilerinden yararlanılmaktadır. Etkileşimli görüntülü konferans uygulamaları da, Anadolu üniversitesi uzaktan eğitim programlarında yer alan ve KKTC’de öğrenim görenlerin derslerine entegre olmuş iletişim teknolojilerinden biridir. Literatürde yapılan çalışmalara bakıldığında, görüntülü konferans uygulamalarında öğrenen-öğretici etkileşiminin çoğunlukla öğretici değerlendirmeleri boyutunda ele alınıp incelendiği görülmektedir. Bu çalışmada öğrenen-öğretici etkileşiminin nasıl gerçekleştiği, literatürde yapılan çalışmalara benzer şekilde, öğretici değerlendirmeleri göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Öğretici değerlendirmelerine bağlı olarak, bu çalışmada, görüntülü konferans uygulamalarında öğrenen-öğretici etkileşiminin nasıl gerçekleştiği ve etkileşimi sağlamada hangi unsurların dikkate alındığı betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma, görüntülü konferans programında ders veren öğreticilerin öğrenenlerle etkileşimli bir ders gerçekleştirebilmek için farklı iletişim ve öğretme becerilerinden yararlanmaya çabaladıklarını, ancak, gerek kullanılan teknolojinin avantaj ve sınırlılıklarını bilmemelerinden, gerekse, kullanılan teknolojiye bağlı aksaklıklar nedeniyle istenilen düzeyde etkileşimi gerçekleştiremediklerini ortaya koymuştur.
Anahtar sözcükler: Uzaktan Eğitim, Etkileşimli Görüntülü Konferans, Etkileşim, Öğrenen-öğretici Etkileşimi
Abstract : Various communication technologies for different functions( and with different intensitis) are being used in distance education programs of Anadolu University. Interactive video conference is one of these communication technologies that has been employed in the distance programs of the University and has been integrated in the distance courses for learners who reside in the Northern Cyprus Turkish Republic. In the literature, learner-to-instructor interaction in interactive video conferences has been studied usually from the point of views of the instructors. In accordance with the literature, instructors’ evaluations have been used in this study. This study was intended to investigate the ways learners and instructors interact in the video conferences by using a descriptive analysis methodology. The study has revealed that in their video conferences, although the instructors try to make use of various communication and teaching skills, they could not establish intended level of interaction with students due to lack of knowledge about limitations and advantages of the technology as well as technological problems they encountered during the implementations.
Key Words : Distance Education, Interactive Videoconferencing, Interaction, Learner- Instructor Interaction.
MARKETING PROBLEMS OF TOURISM CERTIFACATED HOTEL MANAGEMENTS: A FIELD SURVEY IN BALIKESIR PROVINCE
Prof. Dr.Bedriye TUNÇSİPER,
Balıkesir Üniversitesi
Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
Öğretim Gör.Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Gönen Meslek Yüksekokulu
Abstract : This study aims to searh marketing problems of hotel managements located in Balıkesir, and the types of marketing applications applied by these managements. According to the results, the most important problems of these managements are: the difficulty of following technology, inadequte demand, difficulty of costumer satistification, cheating and confusing advertisements, excessive competition, and not having talented and educated salesmen. Against these problems, it is understood that service, product, pricing and advertising are mostly focused by the managements. The research results indicate a meaningful relationship between marketing problems and the marketing applications. On the other hand, it’s seen that marketing applications aren’t used efficiently by the hotels and as a result, the managements are inefficient in solving their marketing problems.
Key Words : SMEs, hotel managements, marketing, marketing problems.
TURİZM İŞLETME BELGELİ OTEL İŞLETMELERİNİN PAZARLAMA SORUNLARI : BALIKESİR İLİNDE BİR ALAN ARAŞTIRMASI
Özet : Bu çalışmada, Balıkesir ilinde faaliyet gösteren otel işletmelerinin pazarlama sorunları ve pazarlama uygulamaları araştırılmıştır. Anket çalışması ile elde edilen araştırma bulgularına göre otel işletmelerinin en önemli pazarlama sorunları; teknolojik gelişmelere ayak uydurma güçlüğü, talep yetersizliği, müşterilerin tatmin edilme zorluğu, aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar, yoğun rekabet, bilgili ve yetenekli satış elemanlarına sahip olamamalarıdır.Bu sorunlara karşılık işletmelerde en fazla sırasıyla hizmet, ürün, fiyatlandırma ve reklam ile uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Otel işletmelerinin pazarlama sorunları ile pazarlama uygulamaları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Diğer yandan araştırmaya katılan otel işletmelerinin pazarlama uygulamalarını yeteri kadar ve etkili kullanmadıkları ve bunun sonucu olarak da pazarlama sorunlarını çözme konusunda yetersiz kaldıkları görülmüştür.
Anahtar Kelimeler : KOBİ, otel işletmeleri, pazarlama, pazarlama sorunları.
Yaşlılıkta Nörolojik Temelli İletişim Sorunları ve Dil Ve Konuşma Terapisi
Neurological Communication Disorders in the Elderly: Speech and Language Therapy
Yrd. Doç. Dr. İlknur MAVİŞ
Anadolu Üniversitesi,DİLKOM
Doç. Dr. Demet ÖZBABALIK
Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji ABD
Öz : Sağlık, yaşamımızın ileri yıllarında tüm getirilerinden yararlanmak üzere korunması ve bakılması gereken bir olgudur. Sağlıklı olmak yaşlılarda bireyin yaşam kalitesini sürdürür ve onların topluma katkısını devam ettirir. Yaşlanma süreci çevresel etkiler, yaşam biçimi ve hastalıklardan etkilenir. Buna göre, yaşlanma, ilerleyici ve yaşa bağlı olarak gelişen hastalık risklerine karşı koyamama ile gelişen işlev yetersizliği olarak tanımlanabilir. Özellikle, gelişen ülkelerde, kronik bir hastalık veya yetersizlik durumunda uygun sağlık rehabilitasyonuna erişim yaşlılar için çok önemlidir. Dil ve Konuşma terapisi de yaşlı popülasyona sağlanması gereken en önemli sağlık hizmetlerinden biridir. İletişim kurabilme yetisi her yaş için insana özgü çok önemli bir özelliktir ve hasarlanması durumunda bireyin tüm hayatı etkilenebilir. Bu çalışma, sağ ve sol beyin hasarları, Alzheimer demansı ve Parkinson Hastalıklarının yetişkin ve yaşlılarda ne tür dil ve konuşma sorunlarına yol açtığına değinerek, bu sorunlara ilişkin olarak dil ve konuşma terapistinin rolünü tanıtan derleme yazı niteliği taşımaktadır.
Anahtar Sözcükler : İletişim sorunları, Afazi, Alzheimer demansı, Parkinson, dil ve konuşma terapisi
Abstract : Health is a state to be promoted and preserved in order to ensure that the full benefits are enjoyed in later years. Good health is essential to maintain life quality and ensures continued contributions of older persons to society. Aging is defined as a function disability resulting in a loss of response to growing risk of age associated diseases. Especially, in developing countries access to adequate health care is essential for the elderly accompanied by a chronic illness. Speech and language therapy is one of the vital services that should be provided for them in case of disability or impairment. Communication is unique to human beings. When affected negatively, it may alter individual’s whole life. Accordingly, in this study, the neurological problems and how right and left brain damages, Alzheimer’s and Parkinson’s affect speech and language in the elderly was described and the role of the speech and language therapist was introduced regarding the aforementioned neurological disorders.
Key Words : Communication disorders, Aphasia, Alzheimer’s, Parkinson’s, speech and language therapy
Türkiye’de Enflasyon ve Döviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi:1984 – 2003
The Causal Relationship Between Exchange Rates and Inflation in Turkey:1984-2003
Yrd. Doç. Dr. Ekrem Gül
Dumlupınar Üniversitesi
Bilecik İİBF, İktisat Bölümü
Yrd. Doç. Dr. Aykut Ekinci
Dumlupınar Üniversitesi
Bilecik İİBF, İktisat Bölümü
Öz : Bu çalışmada, Türkiye’de nominal döviz kurları ile enflasyon arasındaki nedensellik ilişkisi aylık veriler kullanılarak ampirik olarak araştırılmıştır. Granger nedensellik ilişkisini belirlemeden önce, birim kök ve eşbütünleşme analizi yapılmıştır. Bulgulara göre, nominal döviz kurları ile enflasyon arasında uzun dönemli bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Ancak, döviz kuru ile enflasyon arasında bulunan nedensellik ilişkisi, döviz kurundan enflasyona doğru tek yönlü bir ilişki biçiminde olmaktadır.
Anahtar Kelimeler : Nominal Döviz Kurları, Enflasyon, Nedensellik.
Abstract : In this study, we investigate empirically the causal relationship between nominal exchange rates and inflation by using high-frequency data of nominal exchange rates and inflation of Turkey. To determine the appropriate Granger causality relations, unit root and cointegtration models are used. With time-series techniques, this study provides evidence that a long-run relationship between nominal exchange rates and inflation exist. However, our results indicate that a causal relationship occurs only one direction from nominal exchange rates to inflation.
Keywords: Nominal exchange rates, inflation, causality.
Türkiye’de sektörler arası verimlilik farkının enflasyon ve reel kur üzerindeki etkisi
Ömer Özçiçek
Gaziantep Üniversitesi – İ.İ.B.F
Öz : Bu çalışma Türkiye’de Balassa-Samuelson etkisini ampirik olarak sınamaktadır. Balassa-Samuelson hipotezine göre dış ticarete açık olan sektörlerin kapalı sektörlere göre verimliliği daha hızlı artmakta, bu yüzden açık sektörlerdeki fiyat artışı kapalı sektörlere göre daha yavaş olmaktadır. Bu mekanizma genel olarak enflasyona neden olmaktadır. Bu enflasyonist etki sonucu reel kur değerlenmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de bu hipotezin varlığı hakkında bazı destekleyici sonuçlar bulunmuştur. Zaman serisi analizi nispi üretkenliğin nispi fiyatlar üzerinde etkisinin olduğuna dair zayıf bir destek sunmaktadır. Ayrıca Türkiye ve Almanya arasındaki reel kur, ve Türkiye’nin ve Almanya’nın nispi fiyatlarının Balassa-Samuelson hipotezinin ön gördüğü şekilde eşbütünsel ilişki içerisinde olduğu bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : Balassa-Samuelson hipotezi, nispi verimlilik, fiyat farklılığı
The impact of productivity difference among sectors on inflation and real exchange rate in Turkey
Abstract : This paper empirically tests the Balassa-Samuelson effect in Turkey. According to Balassa-Samuelson hypothesis, the productivity in tradable sectors increase faster than the productivity in non-tradable which causes a lower increase in the price level of tradable goods. This mechanism in general generates a higher inflation in the country. As a result of this inflationary effect the real exchange rate appreciates. This study presets some supportive evidences about the existence of this hypothesis in Turkey. Time series analysis show that relative productivities have some effect on relative prices, and real exchange rate between Turkey and Germany, relative price levels of Turkey and Germany are cointegrated as the Balassa-Samuelson conjecture foresees.
Key Words : Balassa-Samuelson hypothesis, relative productivity, price difference

