Hukuki İşlemlerin Sınıflandırılması Bakımından Yasama – İdare İşlevi Ayrımı ve Yasama Organının İdari İşlemleri
( The Distinction between Legislative and Administrative Functions and the Administrative Acts of Legislative Organ in view of the Categorization of Legal Acts )
Bülent YÜCEL
Anadolu Üniversitesi
Hukuk Fakültesi
Öz : Bu çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda kuvvetler ayrılığı bağlamında yasama ve yürütme arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, maddi ve organik işlem ölçütlerine bağlı olarak yasamanın ve idarenin işlevsel ayrılıkları açıklanmıştır.
İkinci kısımda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin idari işlemler yapıp yapamayacağının tartışıldığı yargısal kararlar incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler : Yasama, yürütme, idare, kuvvetler ayrılığı, idari işlem.
Abstract :
This study consists of two parts. In the first part, the relationship between the legislature and the executive has been examined in connection with the separation of powers. In addition, the functional differences of the administration and the legislature have been explained in relation with the substantive and organic criteria.
v
In the second part, judicial decisions, which contain arguments on whether the Turkish Grand National Assembly can make administrative acts have been examined.
Key Words : Legislative, executive, administration, separation of powers, administrative act.
TEKNOLOJİYİ KULLANMAK VE TEKNOGERÇEKÇİ OLABİLMEK
USING THE TECHNOLOGY AND BEING A TECHNOREALIST
Işıl Kabakçı
H. Ferhan Odabaşı
ÖZET : Ürün, süreç, bilgi, amaç ve anlam boyutlarına sahip olan teknoloji, yaşamımızın her boyutunda yer alarak bizlere heyecan verici değişiklikler ve kolaylıklar sunmasının yanı sıra, yeni gerilim ve tehlikeleri de beraberinde getirir. Toplumbilimciler, teknolojinin topluma etkileri açısından teknolojik iyimserlik ve teknolojik kötümserlik olmak üzere iki zıt görüş olduğunu belirlemişlerdir. Bu iki zıt görüş arasında bir uzlaşma ve daha dengeli bir fikir birliği sağlayan teknogerçekçilik, teknolojiyi kendi yaşam biçimimize ve değerlerimize uygun olarak kullanmamız gerektiğini savunan bir görüştür. Bu doğrultuda, bu çalışmanın temel amacı, dengeli teknoloji kullanımı için teknogerçekçikliği açıklamak ve teknogerçekçilik ilkelerini ayrıntılı bir şekilde incelemektir.
ANAHTAR SÖZCÜKLER : Teknoloji kullanımı, teknogerçekçilik, teknolojik iyimserlik, teknolojik kötümserlik
Abstract : Technology has production, information, purpose and meaning dimensions. Technology takes part in all areas of our life and offers exciting variations and facilities, besides producing new stress and risk sources. Sociologists have stated that there are two opposite opinions, technological determinism and technological pessimism, as to the effects of technology to society. Technorealism is an opinion which defends that we must use the technology as appropriate to our values. In this direction, the purpose of this study is to clarify “technorealism” for using the technology and to examine the principles of technorealism in detail.
Key Words : The use of technology, technorealism, techodeterminism, technopessimis
OSMANLI İMPARATORLUĞU’NA AVRUPA’DAN KARAYOLU İLE YAPILAN İHRACATIN DEĞERLENDİRİLMESİ: 1795-1804
A STUDY OF THE EUROPEAN OVERLAND EXPORTS TO THE OTTOMAN EMPIRE: 1795-1804
Doç. Dr. A. Mesud KÜÇÜKKALAY
Osmangazi Üniv. İİBF. İktisat Bölümü
Dr. Numan ELİBOL
Osmangazi Üniv. Fen Ed. Fak. Tarih Bölümü
Öz : Bu çalışmada Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki Cevdet Maliye ve Cevdet İktisat tasniflerine, ek olarak Bab-ı Defteri tasnifindeki Başmuhasebe kayıtlarına bağlı kalınarak 18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın ilk yıllarında Belgrad’dan Osmanlı topraklarına gelen kervanların tüccar, mal ve mali kompozisyonları incelenmiştir. Malların çeşitleri, mal getiren tüccarların tabiyetleri ile kervanlardan alınan vergiler söz konusu kayıtlardan derlenmek suretiyle tablolar oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda, söz konusu dönemdeki Osmanlı-Avrupa ticaretine kara ticareti bağlamında bir ışık tutmak ve bazı araştırmacıların satır aralarında değindiği değişimi somut olarak göz önüne sererek ticaretin eğilimini bulmak amaçlanmıştır. 9 adet kervan, 318 tüccar ve 1036 parça mal içeren 9 defter üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulan 3 tablodan elde edilen bulgular bu çalışmada maddeler halinde sunulmuştur.
ANAHTAR KELİMELER : Ticaret, Osmanlı Ticareti, Kervan Ticareti, Dış Ticaret, Belgrad Ticareti, 18. Yüzyıl Ticareti.
Abstract : In this study, the merchants, the trade articles and the financial composition of the caravans coming from Belgrade to the interior of the Ottoman Empire at the turn of the 18th century are examined. The chief sources of the study are Cevdet Maliye, Cevdet İktisat and Bab-ı Defteri Başmuhasebe registers in the Ottoman Archives of Prime Ministry in Istanbul. In the course of the study the trade articles are categorized and together with the nationalities of merchants and taxes collected from the caravans are presented in tables. The aim of the study is to shed light on the Ottoman-European overland trade during the period under study and to show clearly the fundemental changes referred by some researches briefly as well as to determine the major tendencies of the trade. The results reached by the examination of 9 registery books (9 caravans, 318 merchants, 1036 items of goods) are presented in conclusion in seperate items.
KEYWORDS : Trade, Ottoman Trade, Caravan Trade, Foreign Trade, Belgrad Trade, Trade of Eighteenth Century.
TÜKETİCİLERİN SATIŞ TUTUNDURMA ETKİNLİKLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI VE YARAR ALGILAMALARI
Yard. Doç. Dr. Mine OYMAN
Anadolu Üniversitesi
İletişim Bilimleri Fakültesi
Öz : Satış tutundurma yıllardır uygulanmasına rağmen, pazarlama iletişimi programlarındaki rolü ve önemi son yıllarda artmış bir etkinliktir. Öneminin artışına yol açan bir çok faktörden sözedilebilir. Perakendecilerin artan gücü, marka sadakatinin azalması, tüketiciler pazarının kitlesellikten uzaklaşarak küçük pazar dilimlerine ayrılması, kısa dönemli bakış açıları, rekabet ve reklam mesajlarının yarattığı mesaj karmaşası ve bulanıklığı bunlardan bazılarıdır.
Satış tutundurma etkinlikleri tüketicilere, dağıtım kanalı üyelerine, satış gücüne yönelik olarak gerçekleştirilebilir. Hedef kitle de satış tutundurma amaçlarını ve kullanılacak araçların sınırlarını çizer. Pazarlama yöneticileri tüketiciler pazarında; yeni kullanıcılara ürünü denetmek, tüketicileri yeniden satın almaya özendirmek ya da tüketicilerin çoklu miktarlarda satın almalarını sağlamak gibi amaçlarla satış tutundurmayı kullanırlar. Dağıtım kanalı üyeleri ve kişisel satış gücü için de; satış hacmini artırmak, mağaza içinde ürünün satışına destek sağlamak, yeni bir dağıtım alanına ürünün sunumunu gerçekleştirmek ve satış çabalarını desteklemek gibi amaçlar güderler. Tüketiciler de bazı yarar ya da değer beklentileriyle bu etkinliklerden yararlanırlar. Tüketiciler parasal tasarruflar, alışveriş kolaylığı, katma değer yaratma, kalite gibi işlevsel yararlar kadar, eğlence, heyecan, yenilikleri keşfetme gibi hazcı (hedonik) yararlar elde etmeye çalışırlar.
Bu çalışmanın amacı tüketicilerin satış tutundurma etkinliklerine yönelik genel tutumlarını ve satış tutundurmadan algıladıkları yararları belirlemektir.
Anahtar Kelimeler : Satış Tutundurma, Tutum, Algılama, Hazcı, İşlevsel, Yarar
CONSUMERS’ ATTITUDES TOWARD SALES PROMOTIONS AND PERCEIVED BENEFITS
Abstract : While sales promotion has been around for a long time, its role and importance in marketing communications programs have increased in recent years. A number of factors have led to the increase in sales promotion. Among them are the growing power of retailers, declining brand loyalty, fragmentation of consumer market, short-term focus, competition and advertising clutter.
Sales promotions may be targeted at any or all of consumers, distribution channel members and sales force. The target audience dictates both the promotion objectives and the mix of sales promotion tools used. For example, marketing managers use promotions to achieve some objectives such as: Prompt trial by new users, stimulate repeated uses, introduce new products, increase sales in consumer target market. They also uses sales promotions increase sales volume, stimulate in-store and selling efforts support, introduce a product to a new distribution area in resellers and sales force. Of course, consumers use sales promotions with some benefit or value expectations. They provide utilitarian benefits such as monetary savings, convenience, added value, quality as well as hedonic benefits such as entertainment, exploration.
The purpose of this study, is to determine consumers attitudes toward sales promotions in general and their perceived benefits from sales promotion.
Key Words : Sales Promotion, Attitude, Perceive, Hedonic, Utilitarian, Benefits.
LISREL İLE YAPISAL EŞİTLİK MODELLERİ: Tüketici şikayetlerine uygulanması
Yrd.Doç.Dr.Veysel Yılmaz
Osmangazi Üniv.
Fen-Edebiyat Fak.
İstatistik Böl
Özet: Yapısal eşitlik modelleri (YEM) ölçülen ve gizil değişkenler arasındaki nedensel ilişkileri sınamada kullanılan istatistiksel bir yaklaşımdır. Psikoloji, pazarlama, eğitim sosyolojide kuramsal modellerin işlerliklerinin araştırılmasında kullanılan bir araçtır. Bu makale YEM’e ilişkin temel kavram ve konuların kısa bir özeti sunulmakta ve modelin tanımlanması, parametre tahmini ve sınaması aktarılmaktadır. Çalışmanın sonunda ise tüketici şikayetleriyle ilgili YEM’in uygulamasına ilişkin bir örnek verilmiştir.
Anahtar Kelimeler; Yapısal Eşitlik Modelleri,Gizil Değişken, Tüketici şikayetleri
STRUCTURAL EQUATION MODELING WITH LISREL:Application in consumer complain
Abstract : Structural equation modeling (SEM) is a statistical approach used in testing hypothesis about causal relationships among measured and latent variables. It is a standard tool in psychology, sociology, marketing and education for investigating the feasibility of theorical models. In this article, a brief rewiev of basıc concepts and issues associated with SEM, identification parameter estimation and model testing, was presented. One specified example about consumer complain regarding the application of SEM was presented in the final part of the paper.
Key words; Stuructural equation modeling, Latent variables, Consumer complaints
ORTAÖĞRETİM ALAN ÖĞRETMENLİĞİ
TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMINA DEVAM EDEN
ÖĞRETMEN ADAYLARININ UMUTSUZLUK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ
Yard.Doç.Dr. Aydoğan Aykut CEYHAN
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Öz : Bu çalışmada, ortaöğretim alan öğretmenliği dalında iki farklı tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğretmen adaylarının umutsuzluk düzeyleri ile, umutsuzluk düzeylerinin bazı kişisel değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya tezsiz yüksek lisans programının son dönemine devam eden 71 öğretmen adayı katılmış olup, verilerin toplanmasında Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Bilgi Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi’nden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulguları, öğretmen adaylarının genel olarak umutsuzluk düzeylerinin düşük olmasıyla birlikte, bazı öğretmen adaylarının yoğun umutsuzluk yaşadıklarını ve erkeklerin kızlara göre daha yüksek umutsuzluk düzeyine sahip olduklarını göstermektedir. Araştırmanın diğer bulguları ise, mezun olduğunda öğretmenlik mesleği ile ilgili bir iş bulamayacağı beklentisi taşıyanların, bulacağı beklentisi taşıyanlara göre daha yüksek umutsuzluk düzeyine sahip olduklarını ortaya koymaktadır.
Anahtar Sözcükler : Öğretmen eğitimi, Öğretmen adayı, Umutsuzluk.
Abstract : Investigation of Hopelessness Levels of Prospective Teachers Attending Non-thesis Master Programs: In this study, it was aimed to determine the hopelessness levels of the prospective teachers attending two different non-thesis master program and whether or not their hopelessness levels differed according to some personal variables. This study was conducted with 71 prospective teachers attending to the last semester of the program. The data were collected by Beck Hopelessness Scale and Information Questionnaire, and analyzed by Mann-Whitney U Test. The findings of the study showed that the hopelessness levels of prospective teachers were generally low, but some prospective teachers experienced severe hopelessness levels. It was also found that males demonstrated significantly higher hopelessness level than females. Furthermore, the ones not believing to find a job related with teaching profession when they graduate from the program had higher levels of hopelessness than those believing.
Key Words : Teacher training, Prospective teachers, Hopelessness.
Der dialogisierte innere Monolog in Martin Walsers Roman Brandung
Yrd. Doç. Kenan ÖNCÜ*
Gazi Üniversitesi
Gazi Eğitim Fakültesi
Martin Walser’in Brandung Adlı Romanında Diyaloga Dönüştürülmüş İç Monolog
Öz : Yazının kurmaca dünyasında yerini almış pek çok anlatım öğesi, hatta bütün anlatım öğeleri aslında gerçek hayattan aktarılmıştır. Bunlardan biri de insanın kendi kendine konuşma şeklinde gerçekleştirdiği ve “iç monolog” olarak adlandırılabilecek olan düşünme eylemidir. Alman yazarlarından Martin Walser 1985 yılında yayımlanmış olan ve “Brandung” adını verdiği romanında bu anlatım öğesini farklı biçimde, yani üst benlikle benlik arasında cereyan eden karşılıklı konuşma şeklinde uyarlamaktadır. Baskın olarak psikanaliz ve metne dayalı yöntemlerin kullanıldığı bu makalede, söz konusu anlatım öğesinin Walser‘in romanındaki oluşturuluş biçiminin yanı sıra, yazar, yapıt, baş figür ve okuyucu için yüklediği işlevler incelenmeye çalışılmıştır.
Anahtar Sözcükler : İç monolog, diyalog, anlatım öğesi, üst benlik, benlik, işlev, gizlemek.
The Inner Monologues Turned into the Dialogues in Martin Walsers Novel Brandung
Abstract : The narrative techniques used in the fictional world have all been taken from real life. One of these techniques is called “inner monologue” which is an act of thinking and individuals’ speaking with themselves. This technique is used as a dialogue between “ego” and “superego” in the novel of “Brandung” published in 1985 by the German author Martin Walser. The methods of psychoanalysis and textual immanency have been dominantly used in this article; moreover, the construction of the technique mentioned above in Walser’s novel, and its function in terms of the author, novel, protagonist, and reader have been studied.
Key Words : Inner Monologue, Dialogue, Narrative Technique, ego, superego, Function, Conceal.

