Home Page Contact Info Site Map Türkçe
İNGİLİZ ANALİTİK HUKUK TEORİSİ ve JOHN AUSTIN

Arş. Gör. Ertuğrul UZUN
Anadolu Üniversitesi
Hukuk Fakültesi

Öz : On sekizinci yüzyıla kadar fizik yasaları ile insan davranışlarının standartlarını belirleyen hukuki, ahlaki yada başka bir tür normatif kural arasında açık bir sınır çizilmemişti.Bu, bilimdeki seküler çalışmalara vurgu yapan Rönesans’tan kaynaklanan felsefi hareketin bir ürünüdür. Bu atmosferde, doğal hukuktan pozitif hukuka geçiş Grotius, Hobbes ve Hume gibi felsefeciler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bentham ise, pozitif hukuk düşüncesinde, insan davranışlarının acı ve haz ile yönlendirildiğini iddia eden ahlak tartışmasını fayda ile bağlantılandırarak ve hukukun ancak, ahlak, din ve bu gibi konulardan bağımsız bir şekilde otonom bir alan olarak ele alındığı takdirde doğru bir şekilde anlaşılabileceği temelinden yola çıkıp tüm doğal hukuk düşünüşünü reddederek büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Takipçisi Austin’in yapıtı, analitik hukuk teorisini temsil eden en iyi kitap olarak bilinmektedir. Analitik hukuk teorisi, bir hukuk sistemini belirli bir zamanda fiilen olduğu şekliyle ele alır ve temel kavramlarına ayırır. Bu yaklaşımda vurgu egemene ve onun buyruklarına yapılmaktadır.

Anahtar Kelimeler : Analitik Hukuk Teorisi, Hukuki Pozitivizm, John Austin


ENGLISH ANALYTICAL JURISPRUDENCE and JOHN AUSTIN

Abstract : Until the eighteenth century no clear line was drawn between the physical laws and normative rules laying down legal, moral, or of any other kind, which laid down norms of human conduct. This is the outcome of philosophical movement stemming from the Renaissance emphasizing the secular studies of science. In this atmosphere, move to positive law from natural law is made by some philosophers like Grotius, Hobbes and Hume. Bentham have acquired a real progress in positive law idea linking his discussion of morals which claims that the behaviour of mankind was dominated by the influence of pain and pleasure, in terms of utility and rejecting of all natural law thinking, with the firm conviction that law could only be properly understood if it was treated as an autonomous field of study free from all issues of morals, religion, and the like. His follower Austin’s work is known as the best book presenting analytical jurisprudence. Analytical jurisprudence takes a legal system as it actually exists at some particular time, and resolves it into its fundamental conceptions. In this approach the real emphasis is made on the sovereign and its commands.

Keywords : Analytical Jurisprudence, Legal Positivism, John Austin


MİLLETLERARASI CEZA MAHKEMESİ DÜŞÜNCESİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE ROMA STATÜSÜ

Arş. Gör. Elif UZUN
Anadolu Üniversitesi
Hukuk Fakültesi

Öz : Milletlerarası Ceza Mahkemesi (MCM), geçen yüzyılda, milletlerarası toplum tarafından kınanmış en ciddi suçların cezalandırılmama döngüsüne bir son vermek ümidiyle kurulmuştur. Mahkeme, bireylerin cezai sorumlulukları hakkında karar verecek ve gelecekteki olası ağır suçlar için bir güçlü bir önleyici olarak iş görecektir. MCM Statüsü ulusal yargılamalaya öncelikli bir konum vermektedir. Ancak belli koşullar oluştuğunda MCM söz konusu olay hakkında karar verecektir. Statüye Taraf Devletler bu tip suçları kendi yargı organları çerçevesinde soruşturma ve kovuşturmayı taahhüd etmişlerdir. İkinci Dünya Savaşının ardından kurulan Nüremberg Askeri Ceza Mahkemesi ve 1990’larda Eski Yugoslavya ve Ruanda için kurulan ad hoc Ceza Mahkemeleri, milletlerarası ceza hukukunun ve adaletinin gelişimine büyük katkıda bulunmuştur. MCM, bu deneyimler üzerine kurulmuş, ancak diğer örneklerden farklı olarak daimi, anlaşma temelli bir kurum olarak ortaya çıkışından sonra işlenen suçların kovuşturulması için daha güçlü bir yapıya sahip olmuştur.

Anahtar Kelimeler : Milletlerarası Ceza Mahkemesi, milletlerarası ceza hukuku, savaş suçları, soykırım, insanlığa karşı suçlar


HISTORICAL DEVELOPMENT OF THE IDEA OF AN INTERNATIONAL CRIMINAL COURT AND THE ROME STATUTE

Abstract : The International Criminal Court (ICC) has been established with the hope to help put an end to the past century's cycle of impunity for the most serious crimes that have been condemned by the international community. It will decide on the criminal responsibility of individuals and act as a strong deterrent for possible future perpetrators of grave crimes. The ICC's Statute places primary responsibility to national jurisdictions. Only when a number of conditions are met will the ICC have jurisdiction over a matter. States parties to the Statute therefore make a commitment to investigate and prosecute such crimes before their own courts. The Nürnberg Military Criminal Tribunal, which have been established after the 2nd World War, and the Ad Hoc Criminal Tribunals established for the former Yugoslavia and Rwanda, which have been established in 1990s have made a significant contribution towards the development of international criminal law and justice. The ICC will build on this experiments, but with the additional strength of being a permanent, treaty-based institution, for the prosecution of crimes committed after its creation.

Keywords: International Criminal Court, international criminal law, war crimes, genocide, crimes against humanity


FİYAT DESTEĞİNDEN DOĞRUDAN DESTEĞE: DÜNYADA TARIMSAL DESTEKLEME POLİTİKALARINDA YENİ YÖNELİMLER

Yrd. Doç. Dr. Mustafa ACAR
Kırıkkale Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü

Özet : Bu makalede dünyada tarımsal destekleme politikalarında yeni arayışlar ele alınmakta, Uruguay Turu sonrası dönemde fiyat desteğinden doğrudan desteğe yönelim biçiminde somutlaşan destek politikaları irdelenmektedir. İlk olarak dünyada tarımsal destek politikaları gözden geçirilmektedir. Daha sonra Uruguay Turu anlaşmasında tarımsal ürünlerin üretim ve ticareti konusunda getirilen düzenlemeler tartışılmaktadır. Son olarak tarımsal destekleme politikalarının geleceği konusundaki yeni arayışlara değinilerek, özellikle ABD ve AB olmak üzere çeşitli ülkelerin tarımsal destek programları değerlendirilmektedir.

Anahtar Kelimeler : Tarım, tarımsal destek politikaları, doğrudan ödeme sistemi.


From Price Support to Direct Payments: New Tendencies in Agricultural Support Policies in the World

Abstract : This article discusses the new tendencies in agricultural support policies in the world in the aftermath of the Uruguay Round. First, it reviews agricultural support policies in the world with a special focus on the US and EU support programs. Then it highlights new regulations brought about by the Uruguay Round regarding production and exchange of agricultural products. Lastly, the article evaluates the efforts for switching from price support to direct payments in agricultural support policies in recent years.

Key Words : Agriculture, agricultural support policies, direct payments system.


Avrupada antikacılığın 18. yüzyıla kadar kısa bir tarihçesi

Yrd Doç. Dr. Figen Furtuna Erdoğdu
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü

Özet: Antik eserlere sahip olmak ve onları uygun şartlarda sergilemek, zenginlik ve güçlülüğün de bir göstergesi olarak, yüzyıllardır insanlar için oldukça cazip olmuştur. Günümüzde de koleksiyonculuk geçmişindeki anlamından fazla bir şey kaybetmeden, hatta daha da artarak, cazibesini korumaya devam etmektedir. Bu makalede klasik çağlardan başlayan bu ilginin Ortaçağ ve Rönesans döneminde aydınlanma çağıyla ve coğrafi keşiflerle beraber ivme kazanması irdelenerek, on sekizinci yüzyıla kadar olan dönem içerisinde antik eser koleksiyonculuğunun tarihi kronolojik olarak örneklerle değerlendirilmektedir.

Anahtar Sözcükler : hazine binası, koleksiyoncular, antikalar, koleksiyonlar, heykeller, müze, Rönesans.


A brief history of European antiquarianism until the 18th century Abstract : It has been the source of attraction as a sign of richness and power for people throughout history to own antiquities and exhibit them in convenient conditions. Today the yearning for such a collection, without losing its meaning as in the past and even with an increasing trend, still continues to keep its charm. Thus, this article not only focuses upon how this interest gained acceleration with the emergence of Enlightenment and Geographical discoveries during the period of the Middle Ages and Renaissance, but it also examines chronologically the history of collecting antiquities until the eighteenth century by giving examples.

Key Words : treasure house, collectors, antiquities, collections, sculptures, museum, Renaissance


THORSTEIN B. VEBLEN’İN İKTİSAT DÜŞÜNCESİNDE METAFİZİK DEĞER YARGILARININ İZLERİ

Dr. Ertuğrul KIZILKAYA
İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi.

ÖZ : Thorstein Veblen yerleşik iktisadın kabul ettiği homo economicus tipolojisini reddetmiştir. Bunun yerine, düşünce alışkanlıkları çerçevesinde davranışlar sergileyen bireyin varlığından bahsetmektedir. Bu insan tipolojisi, topluma zararlı davranışlarda bulunmaktadır. Bu bağlamda, Veblen’in düşüncesinde metafizik inançların önemli yer tuttuğu söylenebilir. Ancak, reelde yaşanan sorunların çözümünde bir kilitlenme yaşanması halinde metafizik fikirler yararlı olacaktır. Yine de metafizik fikirlerin kullanımında rasyonellikten uzaklaşılmaması gerekmektedir.

ANAHTAR KELİMELER : Thorstein Veblen, Metafizik, Yerleşik İktisat, Homo economicus.


THE TRAITS OF METAPHYSICAL VALUE JUDGMENTS IN THORSTEIN B. VEBLEN’S ECONOMIC THOUGHT

ABSTRACT : Thorstein Veblen rejected the mainstream economics’ homo economicus typology. Instead of this, he spokes of the existence of an individual acting in the context of the habits of thought. This human typology has some harmful behaviors to the society. In this context, it could be said that metaphysical beliefs takes part in Veblen’s thought. But, when there is a lack of resolution in the settlement of the problems that are experienced in real world, metaphysical ideas will be useful. However, rationalism should be the main element in using metaphysical ideas.

KEY WORDS : Thorstein Veblen, Metaphysics, Mainstream Economics, Homo economicus.

İngiliz Ortaklıklar Hukukunda Kurucu Ve Kurucuların Görev Ve Sorumlululukları


Promoter And Duties And Responsibilities Of Promoters In English Company Law

Yrd.Doç.Dr.Neval OKAN
Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Ticaret Hukuku

Öz : İngiliz hukukunda, ortaklığın kuruluş işlemlerini gerçekleştiren ve ortak olmak amacıyla veya böyle bir amacı olmaksızın, ortaklığın organizasyonuna yardım eden kişi kurucudur. İngiliz ortaklıklar hukukunda kurucunun tanımı yasada verilmemiştir. Bu nedenle tanım case law da verilmiştir.

Kurucular, kurulacak olan ortaklığa karşı güvene esasına dayanan bir konum içerisindedirler. Kurucular kurulacak olan ortaklığın vekili değildirler çünkü ortaklığın varlık kazanmadan önce bir vekile sahip olması mümkün değildir. Kurucuların güven ilişkisinden kaynaklanan görevleri ortaklığa karşı yüklenilmiştir. Güvene esasına dayanan görevler kurucunun iyi niyetli olmasını gerektirir. Bu da kuruluşla ilgili olarak elde ettikleri kazançların özellikle de kendisine ait malın ortaklığa satışından elde edilen tüm kazançları açıklamasını gerektirir. Ortaklık kurucunun güvenden kaynaklanan görevlerini ihlal etmesi durumunda birkaç başvuruya sahiptir. Sözleşmenin iptali, açıklanmamış kazançların talep edilmesi, tazminat ve kurucuya ait malın gerçek değeriyle edinilmesi.

Kurucuların ortaklık adına yaptıkları kuruluş öncesi sözleşmeler ortaklığı bağlamaz; bunlardan kişisel olarak kurucular sorumludur. Kurucu, ortaklıkla arasında bir sözleşme olmadığı için kuruluşla ilgili hizmetleri nedeniyle ücret talebinde de bulunamaz.

Anahtar Sözcükler : Kurucu, Kuruluş, Ortaklık

Abstract : Any person who does an act with reference to the formation of a company or in aid of its organization whether he has the intention to be a partners or not is a promoter. No statuory definition of promoter is given in English company law; definition is given in case law.

Promoters stand in a fiduciary relation to the proposed company. A promoter is not an agent for the company which he is forming because a company cannot have an agent before it comes into existence. The fiduciary duty is owed to the company. The fiduciary duty requires that he deal good faith; it requires that he make full disclosure of all profits he acquires on promotion; especially where the promoter sells his own property the company. Company has severel remedies for a promoter’s breach of fiduciary duty. Rescission, recovery of the undisclosed profits, damages, retention of the promoter’s property at its true value.

A promoter making a pre-incorporation contracts on behalf of the company will not bind the company nor can a company ratify the contract. The promoter will be personally liable on it. A promoter has no right against the company to payment for his promotion services in the absence of an express contract with the company.

Key Words : Promoter, Promotion, Company


SATIŞ ÖZENDİRMEDE ETKİLİ BİR ARAÇ OLARAK INSERT VE HİPER/SÜPERMARKET MÜŞTERİLERİ ÜZERİNDE BİR UYGULAMA

Yrd.Doç.Dr. Mehmet TIĞLI
Marmara Üniversitesi , İ.İ.B.F.

Yrd.Doç.Dr. Serdar PİRTİNİ
Marmara Üniversitesi , İ.İ.B.F.

Öz : Son yıllarda firmaların satış özendirme faaliyetlerini tüketicilere duyurmada alternatif bir medya olarak görülen insert’ten yoğun bir şekilde yararlanılmaktadır. Bu medyanın tüketicilere ulaşımı diğer reklam araçlarına göre daha kolay ve ucuz olduğu için hem üretici, hem de aracı firmalar tarafından tercih edilmektedir. Bu makalede satış özendirme, fiyat indirimi ve insert kavramlarına yer verildikten sonra, bir araştırma ile hiper/süpermarket müşterilerinin insert’e ilişkin yargıları belirlenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler : Satış Özendirme, Parasal Satış Özendirme, Fiyat Özendiricileri, Fiyat İndirimleri, Insert.


FREE STANDING INSERT AS AN EFFECTIVE MEDIA IN SALES PROMOTION AND A STUDY ON THE HYPER/SUPERMARKET CUSTOMERS

Abstract : In recent years the free standing insert has been intensely used since it seems to be an alternative media in communicating firms’ sales promotion to customers. It is preferred by the manufacturers and by the intermediate firms because communication of this media to consumers is relatively easier and cheaper compared to other advertising tools. In this study, the concepts of “sales promotion, price discount and free standing insert” are described and a research is conducted to determine the decision of hyper/supermarket customers about the free standing insert.

Keywords: Sales Promotion, Monetary Sales Promotion, Price Promotion, Price Discount, Price-Off, Free Standing Insert (FSI).


OSMANLI İMPARATORLUĞU’NA AVRUPA’DAN KARAYOLU İLE YAPILAN İHRACATIN DEĞERLENDİRİLMESİ: 1795-1804

EVALUATION OF THE EUROPEAN OVERLAND EXPORTS TO THE OTTOMAN EMPIRE: 1795-1804

Yrd. Doç. Dr. Abdullah Mesud KÜÇÜKKALAY
Osmangazi Üniv. İİBF. İktisat Bölümü

Dr. Numan ELİBOL
Osmangazi Üniv. Fen Ed. Fak. Tarih Bölümü

Öz : Bu çalışmada Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki Cevdet Maliye ve Cevdet İktisat tasniflerine, ek olarak Bab-ı Defteri tasnifindeki Başmuhasebe kayıtlarına bağlı kalınarak 18. yüzyılın sonları ve 19. yüzyılın ilk yıllarında Belgrad’dan Osmanlı topraklarına gelen kervanların tüccar, mal ve mali kompozisyonları incelenmiştir. Malların çeşitleri, mal getiren tüccarların tabiyetleri ile kervanlardan alınan vergiler söz konusu kayıtlardan derlenmek suretiyle tablolar oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular sonucunda, söz konusu dönemdeki Osmanlı-Avrupa ticaretine kara ticareti bağlamında bir ışık tutmak ve bazı araştırmacıların satır aralarında değindiği değişimi somut olarak göz önüne sererek ticaretin eğilimini bulmak amaçlanmıştır. 9 adet kervan, 318 tüccar ve 1036 parça mal içeren 9 defter üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulan 3 tablodan elde edilen bulgular bu çalışmada maddeler halinde sunulmuştur.

ANAHTAR KELİMELER: Ticaret, Osmanlı Ticareti, Kervan Ticareti, Dış Ticaret, Belgrad Ticareti, 18. Yüzyıl Ticareti.

Abstract : In this study, the merchants, the trade articles and the financial composition of the caravans coming from Belgrade to the interior of the Ottoman Empire at the turn of the 18th century are examined. The chief sources of the study are Cevdet Maliye, Cevdet İktisat and Bab-ı Defteri Başmuhasebe registers in the Ottoman Archives of Prime Ministry in Istanbul. In the course of the study the trade articles are categorized and together with the nationalities of merchants and taxes collected from the caravans are presented in tables. The aim of the study is to shed light on the Ottoman-European overland trade during the period under study and to show clearly the fundemental changes referred by some researches briefly as well as to determine the major tendancies of the trade. The results reached by the examination of 9 registery books (9 caravans, 318 merchants, 1036 items of goods) are presented in conclusion in seperate items.

KEYWORDS: Trade, Ottoman Trade, Caravan Trade, Foreign Trade, Belgrad Trade, Trade of Eighteenth Century.