Home Page Contact Info Site Map Türkçe
THE IMPACT OF ACQUISITION OF LOCAL KNOWLEDGE BY FOREIGN PARTNER ON BARGAINING POWER OF THE PARTIES IN JOINT VENTURES

ORTAK GİRİŞİM ORGANİZASYONLARINDA YABANCI ORTAĞIN YEREL KONULARDAKİ BİLGİYİ EDİNMESİNİN TARAFLARIN PAZARLIK GÜCÜ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Araş. Gör. Kazım DEVELİOĞLU
Boğaziçi Üniversitesi
İşletme Bölümü

Abstract : One of the concrete and important products of the global world is the joint ventures established between firms from different countries. It is, basically, aimed in this paper to explore the impact of change in the bargaining power of local and foreign partner after acquisition of local knowledge by the foreign partner in joint ventures. Then, the exploration will extend to discuss what kind of impacts these changes will have on stability or instability of such ventures. Taking the arguments on American and European organization and management theories’ dominance and in some cases irrelevancy in other countries into account, basic goal of this paper’s author is to form a theoretical framework for the empirical studies in Turkey.

Key Words : Joint Venture, Local Knowledge, Bargaining Power, Foreign Partner

Öz : Global dünyanın somut ve önemli ürünlerinden birisi de farklı ülke şirketleri tarafından oluşturulan ortak girişim organizasyonlarıdır. Bu makale temel olarak ortak girişim organizasyonlarında, yerel konulardaki bilginin yabancı ortak tarafından edinilmesinden sonra yabancı ve yerel ortak arasındaki pazarlık gücü değişiminin etkisini keşfetmeye çalışmaktadır. Bu değişimin ortak girişimlerin uzun veya kısa ömürlü olması üzerindeki etkileri ise çalışmanın daha sonraki tartışma konusunu oluşturmaktadır. Amerika ve Avrupa kökenli organizasyon ve yönetim teorilerinin diğer ülkelerde egemen olması ve bazı durumlarda da uygun olmayan sonuçlara yolaçtığına ilişkin tartışmaları dikkate alarak teorik bir çerçeve oluşturmayı hedefleyen bu çalışmanın, özellikle Türkiyedeki uygulamalı çalışmalar için bir temel teşkil etmesi yazarının temel arzusudur.

Anahtar Sözcükler : Ortak Girişim, Yerel Bilgi, Pazarlık Gücü, Yabancı Ortak


STRESLE BAŞAÇIKMA BİÇİMİ, İYİMSERLİK, BİLİŞSEL ÇARPITMA DÜZEYLERİ VE PSİKOLOJİK YARDIM ALMAYA İLİŞKİN TUTUMLAR ARASINDAKİ İLİŞKİLER: ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA*

Yrd. Doç.Dr. A. Sibel Türküm
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi

Öz : Stresle başaçıkma, iyimserlik, bilişsel çarpıtma ve psikolojik yardım almaya ilişkin tutumların ilişkilerinin incelendiği bu araştırma, üniversite öğrencilerinden veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular (a) bilişsel çarpıtma düzeyi yüksek ve düşük olan grupların kullandıkları başaçıkma biçimi ve iyimserlik açısından farklılaştıklarını, (b) kız öğrencilerin, sosyal destek arama ve soruna yönelme türünden başaçıkma yollarını daha çok kullanma ve psikolojik yardım almaya ilişkin daha olumlu tutumlara ve kişilerarası ilişkilerle ilgili daha yoğun bilişsel çarpıtmalara sahip olma açısından erkeklerden farklılaştığını yansıtmaktadır. Değişkenlerden iyimserlik, bilişsel çarpıtma, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumun ve cinsiyetin stresle başaçıkmayı yordadığı; psikolojik yardım almaya ilişkin tutumu yordayan değişkenlerin ise cinsiyet, stresle başaçıkma ve bilişsel çarpıtma olduğu gözlenmiştir. Bu araştırmanın bulguları ışığında ileriye yönelik araştırma ve uygulamalar tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler : Stresle başaçıkma, iyimserlik, bilişsel çarpıtma, psikolojik yardım almaya ilişkin tutumlar.

Abstract : The present study examined the relations between variables such as coping with stress, optimism, cognitive distortions, and attitudes toward seeking psychological help and data was collected from undergraduate students. Results showed that (a) there was a significant difference between group with a high level of cognitive distortions and group with a low level of cognitive distortions in terms of coping and optimism variables, (b) female students used seeking support and engaging to problem of stress more than male students, and female students showed positive attitudes toward seeking psychological help than male students, and female students were different than male students in terms of having intensive cognitive distortions. It is seen as optimism, cognitive distortions, attitudes toward seeking psychological help, and sex variables have predicted to coping with stress and also attitudes toward seeking psychological help has been predicted by sex, coping with stress and cognitive distortions varables. Implications of these results for future research and practice are discussed.

Key Words : Coping with stress, optimism, cognitive distortion, attitudes toward seeking psychological help.


İNGİLTERE KURUMSAL ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ SİSTEMİNE VEDA MI EDİYOR?

IS IT FAREWELL TO INSTUTIONAL INDUSTRIAL RELATIONS SYSTEM IN BRITAIN?

Yard.Doç.Dr. Deniz Kağnıcıoğlu
Anadolu Üniversitesi
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri


Öz : Bu çalışmada, İngiliz Endüstri İlişkileri Sistemi’nde son yıllarda meydana gelen yapısal değişikler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İlk olarak, genel anlamda İngiliz Endüstri İlişkileri Sistemi’nin kurumsal özellikleri ele alınmış, daha sonra bu kurumsal yapıyı etkileyen gelişmeler değerlendirilmiştir.

Çalışmada değerlendirilmeye çalışılan gelişmeler ise, sendikaların zayıflaması, toplu pazarlığın yapısal değişimi ve endüstriyel çatışmaların azalmasıdır.

İşverenlerin endüstri ilişkilerine yaklaşımlarındaki ve yönetim anlayışındaki değişimler ele alınırken, sendikaların ve devletin İngiliz Endüstri İlişkileri Sistemi içinde üstlendiği yeni rol ve anlayış da açıklanmaya çalışılmıştır. Böylece, İngiltere’de kurumsal endüstri ilişkileri döneminin sona ermekte olduğu ve yeni bir döneme girildiği vurgulanmak istenmiştir.

ANAHTAR KELİMELER: İngiltere, endüstri ilişkileri, sendikalar, toplu pazarlık, grev, yönetim, ortaklık anlaşmaları

ABSTRACT In this study, it is tried to put forward the structural changes that happened in the following years in British Industrial Relations System. First of all, in general, the institutional features of British Industrial Relation System are handled, after that the developments that affect this instituttional structure are evaluated.

Weakness of unions, structural change of collective bargaining and decrease in industrial conflicts are the developments that are tried to be assessed.

While the changes of employers approach to the industrial relations and management style are handled, the new role and understanding of unions and the government in British Industrial Relations System are tried to be explained. Therefore, it has been emphasized that the period of institutional industrial relations has been finishing and a new period has been starting in England.

Key Words : England, industrial relations, unions, collective bargaining, strike, management, partnership agreement


Türkiye’den Almanya’ya Göçün 40. Yılında Beklentiler ve Gerçekler

Ahmet Atilla DOĞAN
Anadolu Üniversitesi
Açıköğretim Fakültesi


Öz : Almanya başta olmak üzere Batı Avrupa ülkelerine çalışmak üzere giden Türk işçilerinin bu kadar uzun süre oralarda kalacağını kimse düşünmemişti. Başlangıçta herkes memnundu. Geçen zaman içinde şartlar değişti ve geçici olarak başlayan bu gidiş göçe dönüştü.

Alman tarafı zor da olsa bu göçü kabullenmek zorunda kaldı. Kırk yıl içinde çok çeşitli politikalar ve uygulamalar görüldü. Sonu sıfırla ve beşle biten yıllarda göç üzerine çeşitli değerlendirmeler yapıldı. Önceki yıllarda “geri dönüş” sorunları değerlendirilirken, sonraki yıllarda “uyum” sorunları üzerine yapılan çalışmalar dikkati çekti.

Yıllar geçti, roller değişti. Gurbet vatan olurken, vatan gurbet olmaya başladı. Zaman içinde değişiklik gösteren sorun ve eğilimler ortaya çıktı. Bu çalışmada değişen eğilimler çerçevesinde 40. yıldaki “beklentiler ve gerçekler” sunulmaya çalışıldı.

Anahtar kelimeler : Federal Almanya, Almanya’daki Türk göçmenler, Türk işçi göçü


40 years of immigration from Turkey to Germany - expectations and reality:

Abstract : Germany was an top of the list of western European countries were Turkish citizens moved to work for a certain time – no one would have thought that this movement would turn into a permanent immigration.

Over the years Germany had no other choice but to cope with the changing situation of its foreign co-workers. In 40 years different political changes, alignments and changing restrictions towards immigration could be observed. Researches made in recent years turned from subjects like "return to mother country" to "assimilation in the host country".

Years went by, roles changed. When host countries became mother countries, mother countries became foreign ones. It was also evident that with changing times problems occurring and attitudes changed too. With this research we tried to give an idea of the changing perspectives of immigration, build up expectations and its reality lived alive with 40 years.

Key Words : Federal Republic of Germany, Turkish emigrants in Germany, Turkish Workers Movement


Beta Katsayılarının İstikrarı ve İMKB’de Bir Uygulama

Prof.Dr.Kazım ÖZDAMAR
Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyoistatistik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Dr.Ünal ŞAKAR

Öz : Bir hisse senedinin riski piyasa riski ve firmaya özgü risk olmak üzere iki kısımdan oluşur. Genel piyasa ve ekonomik koşullardan kaynaklanan piyasa riski çeşitlendirme ile elimine edilemez. Bir hisse senedinin piyasa riski onun beta katsayısı ile ölçülür. Piyasa duyarlılık katsayısı olarakda ifade edilen beta katsayısı bir hisse senedinin piyasa portföyünün getirisinde meydana gelen değişmelere ne derece duyarlı olduğunu gösteriri. Söz konusu bu katsayı iyi çeşitlendirilmiş portföylerde zaman içinde oldukça istikrarlı iken, tek bir hisse senedi ve iyi çeşitlendirilmemiş portföylerde zaman içinde çeşitli nedenlerden dolayı istikrarlı değildir. Beta katsayılarının istikrarlı olmamasının en az iki nedeni vardır. Bunlardan birincisi, getirilerin ölçüldüğü zaman uzunluğu gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan istatistiksel tahmin hatası, diğeri ise sistematik riskin çok sayıda kaynağı olmasına karşın tek bir ölçüt olarak betanın kullanılmasıdır.

Bu çalışmada İMKB’de işlem gören 50 hisse senedinin betaları altı farklı dönem için hesaplanmış ve daha sonra hesaplanan bu betaların istikrarlı olup olmadığı eğim testi yardımıyla analiz edilmiştir.

Anahtar Sözcükler : Beta katsayıları, Beta katsayılarının istikrarı, Piyasa riski, Betaların tahmin edilmesi, Tarihsel beta, Temel beta.


Stability Of Beta Coefficients And An Application In ISE

Abstract : A stock’s risk consists of two compenents; market risk and company-specific risk. The market risk results from general market and economic conditions that cannot be diversified away. The market risk of a stock is measured by its beta coefficient, which is a market sensitivity index, indicating how sensitive the stock return is to the changes in the market level. Widely diversified portfolios tend to have beta which are very stable over time. However, individual stocks and pooly diversified portfolios tend to have unstable beta because of various reasons. There are at least two reasons of beta instability. The first is statistical estimation error, having to do with such things as the length of the time interval over which returns are measured. The second reasons of apparent beta instability has to do with the use of beta as a single index of systematic risk.

In this study, beta coefficients of 50 stocks traded in ISE are calculated for six different periods. And then the stability of calculated Beta coefficients is analyzed by using the test for linearity.

Key Words : Beta coefficient, Stability of betas, Market risk, Estimation of betas, Historical beta, Fundamental beta.


Grammar Instruction for EFL Learners: Comprehension-Based or Production-Based?

Bahar CANTÜRK
Anadolu Üniversity
Scholl of Foreign Languages

Abstract : This study aims at probing the anwers to two main questions about “how” grammar should be taught: “How do two different types of instruction; namely, traditional, production-based versus comprehension-based instruction-affect the acquisition of the target problem causing structures? and “To what extent are the proficiency gains obtained from these two different types of instruction maintained over time?” It was hypothesized that comprehension-based instruction, in which grammar interpretation tasks are given, enables the learnes to acquire the selected problem grammar structures as well as production based instruction does; yet, the proficiency gains obtained from comprehension-based instruction are maintained to a greather extent over time when compared to production based instruction.

The findings of the study suggested that comprehension-based instruction in which grammar interpretation tasks have been used, helps L2 learners wiht their comprehension and production as well as traditional instruction does. As for the durability of the proficiency gains obtained from two different types of instruction, it was found that the production scores of the subjects in comprehension-based instruction group were maintained to a greater extent over time when compared to the ones in production-based instruction group.

Key Words : Explicit grammar instruction, comprehension-based grammar teaching, production-based grammar teaching, retention.

Öz : Bu çalışmanın amacı İngilizce dilbilgisinin nasıl öğretileceğine ilişkin iki temel soruya yanıt aramaktır. Bunlardan birincisi “iki farklı dilbilgisi öğretimi, ‘geleneksel, üretmeye dayalı öğretim’ ve ‘anlamaya dayalı öğretim’, probleme yol açan hedef dilbilgisi yapılarının edinimini nasıl etkiler?” ; diğeri ise “bu farklı iki yaklaşımdanhangisinde öğrenme daha kalıcı olur?” sorularıdır. Çalışmanın başında oluşturulan denenceler, anlamaya dayalı öğretimin üretmeye dayalı öğretim kadar yararlı olacağı; ancak anlamaya dayalı öğretimin anlama ve üretmedeki edinimler açısından diğerine göre daha kalıcı olacağıdır.

Çalışmanın sonucunda hem anlamaya hem de üretmeye dayalı öğretimin önceden belirlenen hedef dilbilgisi yapılarının ediniminde yararlı yaklaşımlar olduğu görülmüştür. Diğer taraftan, anlamaya dayalı öğretim grubundaki deneklerin “anlama” açısından, üretmeye dayalı öğretim grubundaki deneklerden farklılaşmadığı, ancak “üretme” açısından edinimlerinin daha kalıcı olduğu saptanmıştır.

Anahtar Sözcükler : Açıklamalı dilbilgisi, anlamaya dayalı dilbilgisi öğretimim, üretmeye dayalı dilbilgisi öğretimim, kalıcılık.


The properties of null objects in Turkish1

Ümit Deniz Turan
Anadolu University
Faculty of Education


Abstract : This study investigates whether one needs to posit null objects in contexts where transitive verbs are used without phonetically overt arguments. The answer appears to be positive when some tests are taken into consideration. As a next step, the types of null objects in Turkish sentence and discourse level grammar are discussed with some examples. It is observed that null objects do not form a uniform category and that there are at least three categories of null objects in Turkish. A discussion of English null objects is also included and some comparisons between the two languages are provided.

Key Words : transitive verbs, existence and classification of null objects, sentence and discourse level grammar

Öz : Bu çalışmada Türkçe’deki geçişli eylemlerin telaffuz edilmeyen nesneleri bulunduğu durumlarda bu eylemleri geçişsiz olarak mı yoksa boş nesne alan eylemler olarak mı tanımlamamız gerektiği sorusuna yanıt aranmış, ve boş nesnenin var olması gerektiği savunulmuştur. Daha sonra boş nesnelerin özellikleri incelenmiş ve bunların Türkçe’de bir tek grup oluşturmadıkları, üç ayrı kategoride sınıflandırılmaları gerektiği saptanmıştır. İngilizce’deki boş nesneler de tartışmaya eklenmiş ve gereken yerlerde her iki dildeki boş nesnelerin karşılaştırması yapılmıştır. Bu çalışma dilbilim ve Türkçe dilbilgisi ile karşılaştırmalı dilbilim alanlarına katkıda bulunarak boş nesneleri daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.

Anahtar Sözcükler : Geçişli eylemler, boş nesnelerin gerçekliği ve sınıflandırılması, tümce ve metin düzeyi dilbilgisi.