Home Page Contact Info Site Map Türkçe
An Assessment Of The Europe Agreements With A Special Emphasis To The Trade Aspects

Elif UÇKAN DAĞDEMİR
Anadolu Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi


Abstract : The trade relations between the Central and Eastern European Countries and the European Union began to be developed in the very near past. The economic and political transformations which were realized during the last years of the 1980s, have attracted the attention of the European Union as well as the other industrialized countries. The trade relations began with the Trade and Cooperation Agreements and continued with the Europe Agreements, realizing the weaknesses of the prodecessors. The most detailed subject is the trade related aspects of the Europe Agreements in which the areas ranging from the political dialogue to economic cooperation are inclusive. The Europe Agreements envisage the establishment of a free trade area for the industrial goods in ten years between the parties.

In this paper; the trade related aspects of the Europe Agreements which deal with the establishment of a free trade area envisaged by the Agreements have been examined and evaluated in general.

Key Words : Central and Eastern Europe, Europe Agreements, European Union, Trade aspects.

Öz : Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri ile Avrupa Birliği’nin ticari ilişkileri çok uzun bir geçmişe sahip değildir. Doğu Avrupa’da 1980’li yılların sonlarından itibaren yaşanmaya başlanan politik ve ekonomik dönüşümler, diğer sanayileşmiş ülkeler gibi Avrupa Birliği’nin de Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine olan ilgisini arttırmıştır. Ticaret ve İşbirliği Antlaşmaları ile başlayan ticari ilişkiler, sonradan sözkonusu Antlaşmaların ilişkileri düzenlemede yetersiz kaldığı düşüncesiyle Avrupa Antlaşmaları ile sürdürülmüştür. Siyasi dialogdan ekonomik işbirliğine kadar pek çok alana düzenleme getiren Avrupa Antlaşmalarında ticari düzenlemeler, en detaylı ele alınan konu olmuştur. Avrupa Antlaşmaları, taraflar arasında on yıl içinde, sanayi mallarında bir serbest ticaret bölgesi oluşturmayı öngörmektedir. Bu çalışmada; Avrupa Antlaşmalarında öngörülen serbest ticaret bölgelerini oluşturulmasına yönelik olarak yer almış olan ticari düzenlemeler incelenmiş ve genel bir değerlendirme yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler : Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri, Avrupa Antlaşmaları, Avrupa Birliği, Ticari Düzenlemeler.



İnsan Kaynakları Yönetimi ve Değişen Endüstri İlişkileri

Deniz KAĞNICIOĞLU
Anadolu Üniversitesi
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri


Öz : Bu çalışmada günümüzün en çok konuşulan kavramlarından birisi olan insan kaynakları yönetiminin endüstri ilişkileriyle ilişkisi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İlk olarak, insan kaynakları yönetimi kavramı ve nasıl geliştiği açıklanmış daha sonra personel yönetimiyle farkı belirtilmiştir.

Daha sonra, insan kaynakları ve endüstri ilişkileri bir sistem olarak incelenerek, birbirlerinden farklı yönleri vurgulanmıştır. Bu farklılıklara bağlı olarak, insan kaynakları yönetiminin endüstri ilişkilerini ne şekilde etkilediği belirtilmiş ve sendikaların buna ne şekilde tepki gösterdiği açıklanmıştır.

Son olarak, insan kaynakları yönetiminin ve endüstri ilişkilerinin birlikte nasıl var olabileceği değerlendirilmiştir. Anahtar Kelime: İnsan kaynakları yönetimi, endüstri ilişkileri, sendikalar, toplu pazarlık, işyeri sendikacılığı.

Abstract : In this study, it is tried to put forward the relationship between industrial relations and human resources management, which are the most popular concepts of today. Firstly, the concept and development of human resources management are explained, then the differences between them are stated.

Moreover, industrial relations and human resources management are examined as a system. In this respect, the effects of human resources management on industrial relations and the responses of unions for this situation are stressed.

Finally, how industrial relations and human resources management will survive together is evaluated.

Key Words : Human resources management, industrial relations, unions, collective bargaining, workplace unionization.



Liderlik Davranış Biçimleri Konusuna Yeni Bir Yaklaşım: Karizmatik Liderlikten Dönüşümsel Liderliğe

Çiğdem KIREL
Anadolu Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

Öz : Son yıllarda örgütsel literatürde karizmatik liderlik çalışmalarının yanında yeni bir formulasyon oluşmaya başlamıştır. Bu ayırım yeniliğe, değişime ve reforma dönüktür. Dönüşümsel liderlik, lider ve izleyicilerin etik, arzu ve insan ilişkilerini daha bir üst seviyeye çıkartmaktadır. Dönüşümsel liderlik toplumlarda ve örgütlerde köklü değişikliklerin gerçekleştirilmesinde başarı ile uygulanabilen bir liderlik tarzıdır. Dönüşümsel liderler üç tip davranıştan yararlanmaktadırlar. Bunlar, karizmatik liderlik, bireyselleştirilmiş düşünceler, entelektüel uyarımdır. Atılım yapmak isteyen ve yenilikçi gelişme politikaları izleyen organizasyonlarda kuşkusuz dönüşümsel liderlik biçimine ihtiyaç olduğu söylenebilir. Çünkü astların bu yenilikleri öğrenme hevesinde ve yeniliklere açık bir bakış açısına sahip olması gerekmektedir. Dönüşümsel liderler sadece yenilikler ve performans üzerinde durmazlar, çalışanlarda güven ve mutluluğu da arttırmayı düşünürler.

Anahtar Sözcükler : Liderlik, dönüşümsel (transformasyonel), karizmatik, yenilikçi, davranış.

Abstract : In current literature on organizations, there has been a new formulation emerging along with studies on charismatic leadership. This formulation is open to innovation, change and reformation. Transformational leadership greatly enhances the leader’s and his followers’ethic, desire and human relations. Transformational leadership is a successful way of materialising radical changes in societies and organizations. Transformational leaders benefit from three behavioural types. These are charismatic leadership, individualized thought and intellectual stimulation respectively. It can be argued that it is necessary to get transformational leadership in organizations to make a step forward and pursue developmental policies. Because, those who are rank and files, should have enthusiasm and perspectives to make them learn and be open to innovation. Transformational leaders don’t merely consider innovation and performance, they also take into consideration of increasing those rank and files’confidence and happiness.

Key Words : Leadership, transformational, charismatic, innovative, behaviour.



Depresyonda Bilişsel Terapi Yaklaşımı: Temel Boyutlar ve Açıklamalar

Murat DOĞAN
Anadolu Üniversitesi
Engelliler Entegre Yüksekokulu

Öz : Genel anlamda depresyon; duygusal, bilişsel, davranışsal ve somatik belirtiler içeren bir duygudurum bozukluğudur. Depresyon ve depresyonla ilgili sorunlar, psikolojik bozukluklar yelpazesinde çok geniş bir yere sahiptir. Tedavide, çok çeşitli psikoterapi yaklaşımları ve ilaç tedavileri gibi uygulamalar yer alsa da, birçok araştırma depresyonun tedavisinde bilişsel terapi yaklaşımının iyi bir seçenek olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yazının amacı, depresyonda bilişsel terapi yaklaşımını çeşitli yönleriyle açıklamaktır. Bu Amaç doğrultusunda konuyla ilgili genel bilgi verdikten sonra; a) depresyonun bilişsel kurama göre formülasyonu, b) depresyonun bilişsel kuram açısından değerlendirilmesi, c) depresyon tedavisinde bilişsel yaklaşım ve tedavide kullanılan teknikler, d) depresyon tedavisinde bilişsel terapinin etkililiği gibi dört temel boyut ayrıntılarıyla incelenmeye çalışılmıştır. İlgili literatür ışığında, günümüzde bilişsel kuramın, depresyonu açıklamada etkili bir yaklaşım olduğu ve 2000’li yıllarda da önemli bir seçenek olarak güncelliğini koruyabileceği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Sözcükler : depresyon, bilişsel terapi, formülasyon, değerlendirme, tedavi, etkililik.

Abstract : Depression is a mood disorder including emotional, cognitive, behavioral and psychosomatic symptoms. Depression and related problems have a scope of wide-range in the spectrum of psychological disorders.Altough various psychotherapy approaches and pharmacotherapy are currently being used in the treatment of depression, many research results indicate that cognitive therapy is a preferable alternative for the treatment. This study aims to explain different aspects of cognitive therapy in depression. After giving a general information on the issue, following aspects were discussed: a) formulation of depression according to the cognitive approach, b) assessment of depression according to the cognitive approach, c) cognitive approach and its techniques used in the treatment, d) effectiveness of cognitive therapy in the treatment of depression. Depending on the literature, the study concludes that cognitive theory is an effective approach in understanding depression and it also seems to remain a valuable option in the future.

Key Words : depression, cognitive therapy, formulation, assessment, treatment, effectiveness.


Karacahisar Kalesi ve Osmanlı Devletinin Kuruluşundaki Önemi

Halime DOĞRU
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Öz : Karacahisar Kalesi; Eskişehir'in güneybatısında, Porsuk Çayı'nın yanındaki platonun üzerinde kurulmuş bir Bizans kalesidir.

Anadolu Selçuklu Devleti'nin sınırı Karacahisar Kalesi'ne kadar dayanıyordu. Kalenin tekfuru bölgede bulunan diğer Bizans tekfurları gibi Anadolu Selçuklu Devleti'ne vergi veriyordu. Böylece Bizans ile Türkler arasındaki barış devam ediyordu.

Osman Bey Söğüt'e yerleştikten sonra Karacahisar tekfuru iktidarını kaybedeceğini düşünerek Osman Bey'e karşı düşmanca davrandı. Sonuçta Osman Bey tekfuru yendi ve 1288 yılında Karacahisar Kalesi'ni fethetti. Kalenin yakınında bulunan Karacaşehir'e Türkleri yerleştirdi.

Karacaşehir'de kalabalıklaşan halk, Eskişehir'e gelip Karacaşehir'deki camide hutbe okutmak istediklerini bildirdiler. Şeyh Eabali'nin yardımı ile Osman Bey Karacaşehir'deki camide hutbe okunmasına izin verdi. Oraya kadı ve imam tayin etti (1299).

Karacaşehir Kalesine sahip olan Osman Bey, Bizans topraklarında ilerledi ve beyliğin sınırlarını genişletti. Osmanlı Devletinin temeli Karacahisar Kalesinin alınması ile atılmış oldu.

Anahtar Kelimeler : Karacahisar Kalesi, Karacaşehir, Hutbe.

Abstract : The citadel of Karacahisar is a Byzantine fortress established on the plateau near the Porsuk River, at southwest of Eskisehir.

The border of the Anatolian Selcuks had reached the citadel of Karacahisar. Like the other Byzantian seniors of the region, the senior of the citadel was paying tax to the Anatolian Selcuks in order to establish the peace in the territory.Afraid of losing his power, the senior of Karacahisar Citadel showed hostile reaction against Osman Bey after his settlement in Sogut. However Osman Bey defeated the senior and conquered the citadel of Karacahisar in 1288. He colonized Karacasehir, which is close to the citadel.The Turks living in Karacasehir came to Eskisehir to declare a request to call hutbe in Karacasehir mosque. With the help of Sheikh Edebali, Osman Bey permitted the call of hutbe and he designated an imam and a judge (kadi) for Karacasehir in 1299.Osman Bey, who has the fortress of Karacahisar went forward Byzantine territory and expended the frontiers of his principality. Capturing of fortress of Karacahisar brought abaut the laying the foundation of Ottoman State.

Key Words : The Citadel of Karacahisar, Karacasehir, Hutbe



A Study on Restrictive Relative Clauses with Particular Reference to Data Triangulatation in ELT Research

Dr.Aynur BAYSAL
Anadolu University
School of Foreign Languages


Abstract : Research in language learning is an area not only affecting researchers but also the teachers who make use of research findings or conduct research themselves. This paper focuses on the issue of reliability and validity of data collection instruments and the effect they have on the final results of a study. It briefly outlines three research designs which aim at answering the same research questions via different structure elicitation instruments targeted towards the same structure, relative clauses. The instruments include; a translation task, a sentence combining task, and a grammaticality judgement test. It demonstrates the drawbacks and misleading factors involved in using only one instrument, even though these instruments have proven valid and reliable in the literature in other studies. Finally, it suggests data triangulation for more reliable results.

Key Words : research, reliability, validity, data triangulation, restrictive relative clauses.

Öz : Dil öğretimi alanındaki çalışmalr yalnızca araştırmacıları değil, aynı zamanda bu araştırma sonuçlarından yararlanan veya kendileride araştırma yapan dil öğretmenlerini yakından ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Bu çalışmada, araştırma yapma, veri toplama ve verilerin yorumlanması açısından çok önemli olan ölçme aracının geçerlik ve güvenirliği üzerinde durulmuş ve özellikle veri toplama araçları incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, aynı yapıyı hedef alan üç farklı veri toplama aracıyla (Cümle bazında çeviri, Cümle Birleştirme ve Dilbi,lgisel Doğruluk Saptama Testi) nasıl farklı sonuçlara ulaşıldığını ortaya koyarak, tek tip veri toplama aracı kullanmanın bilimsel çalışma açısından sınırlılıklarını tespit etmektir.

Anahtar Kelimeler : araştırma, güvenirlik, geçerlik, veri toplama, ilgi-tümleci.



Formantfrequenzwerte der türkischen Vokale: Eine statistische Analyse der ersten zwei Formantfrequenzwerte der Vokale von drei Sprechern des Türkischen

Kenan OTURAN
Uppsalasteig 8 50765
Köln / ALMANYA

Zusammenfassung: Bei der vorliegenden Untersuchung geth es um die ersten zwei Formantfrequenzen (F1 und F2 ) der Realisierungen der türkischen Vokalphoneme /i/, /e/, /y/, /ø/, /a/, /u/, /o/ und / /. Drei Sprecher des Türkischen lasen einen Text in Türkisch, aus dem 21 Realisierungen für jede der 8 Vokalphonemklassen ausgewählt wurden (3 Sprecher x 21 Realisierungen = 63 Realisierungen für jede Vokalphonemklasse). Die Formantfrequenzen wurden mit Hilfe eines Computer-programms gemessen und die gemessenen Werte dann deskriptiv statistisch für jede Vokalphonemklasse diskutiert.

Schlüsselwörter: Türkische Vokale, Formantfrequenzen der Vokale.

Abstract : This paper investigates first and second formant frequencies (F1 and F2) of the realizations of 8 turkish vowel phonems /i/, /e/, /y/, /ø/, /a/, /u/, /o/ and / /. Three speakers of Turkish read a text in Turkish. 21 realizations for each of the 8 vowel classes were selected (3 speakers x 21 realizations = 63 realizations for each vowel classes). Digital formant frequency measurements were performed for the vowels; the obtained values are discussed in terms of descriptive statistics.

Key Words : Turkish vowels, formant frequencies of vowels.

Öz : Makalede 8 Türkçe ünlü ses biriminin ( /i/, /e/, /y/, /ø/, /a/, /u/, /o/ ve / / ) telaffuzlarındaki, birinci ve ikinci formant frekansları konu olarak ele alınmıştır. Üç Türk konuşmacının okuduğu Türkçe metinden her 8 ünlü sesbiriminin 7 örneği seçilmiştir (3 konuşmacı x 21 örnek = her ünlü ses birimi için 63 telaffuz örneği). Bir bilgisayar programı yardımıyla her 21 örneğin formant frekansları ölçülmüş ve elde edilen değerler istatiksel olarak tartışılmıştır.

Anahtar Sözcükler : Türkçe ünlü, ünlü formant frekansları.


Sabahattin Ali'nin Romanlarında Aydınlar

Zeliha GÜNEŞ
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi


Öz : 1930'lu ve 1940'lı yıllarda öykü ve romanları yayınlanan Sabahattin Ali, çağdaş Türk edebiyatının önde gelen yazarlarındandır.

Sabahattin Ali'nin ilk romanı Kuyucaklı Yusuf'ta olaylar Yusuf adında öksüz bir gencin çevresinde gelişir. Öteki roman kişileri kasabanın bürokratları ve eşraf çocuklarıdır. Romanın tek aydını ise Kaymakam Salahattin Bey'dir. Salahattin Bey iyi yönleri kadar yanlışları da olan bir yarı aydın.Yazarın ikinci romanı İçimizdeki Şeytan, Ömer ve Macide adındaki gençlerin çevresinde gelişen olaylara ve onların çevresindeki kişilere dayanır. Bu kişilerden Bedri gerçek bir aydın; Profesör Hikmet Bey, Nihat, Emin Kamil, İsmet Şerif ve Hüseyin Bey ise birer yarı aydındır.

Sabahattin Ali'nin üçüncü ve son romanı Kürk Mantolu Madonna anlatıcısı, yeri ve zamanı birbirinden farklı iki bölümden oluşmaktadır. Romanın baş kişisi Raif Efendi'nin aydına yakın bir izlenim yaratsa da aydın olmadığı görülmektedir.Sabahattin Ali'nin romanlarında eli kalem tutan bir gerçek aydın ve altı yarı aydın bulunmaktadır.

Anahtar Sözcükler : Çağdaş Türk edebiyatı, Sabahattin Ali, roman, aydın, yarı aydın.

Abstract : Sabahattin Ali whose stories and novels were poblished in 1930 and 1940s is one of leading authors of contemporary Turkish literature.

In Sabahattin Ali's first novel , Kuyucaklı Yusuf, the events develop in the milieu of an orphan whose name is Yusuf. Other characters in the novel are the official potentates and the businessmen's sons. The only intellectual of the novel is Lieutenant Governer Salahattin Bey. Though, Salahattin Bey has good facets, he is a semi-intellectual who has some misbehaviors as well.

Author's second novel, Icimizdeki Seytan, is based on people who are surrounding them and instances that happen around characters who are called Omer and Macide. Among these figures, Bedri is a real intellectual, however, Professor Hikmet Bey, Nihat, Emin Kamil, Ismet Serif and Huseyin Bey each are semi-intellectuals.

Sabahattin Ali's Third and the last novel, Kurk Mantolu Madonna, comprises two chapter, narrator, place and time of which are different from each other. Even though Raif Efendi, who is the main figure of the novel, displays a near intellectual appearance, it is understood that he is not an intellectual An intellectual figure who is described in terms of every aspects is not found in the novel whatsoever.In Sabahattin Ali's novels, there is a real intellectual and six semi-intellectuals who are considerably literates.

Key Words : Contemporary Turkish literature, Sabahattin Ali, Novel, Intellectual, Semiintellectual.