Yard.Doç.Dr.Rıdvan KOZAK
Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksekokulu
Öz : İnternet, seyahat sektörü için iş yapış tarzındaki değişimin bir temsilcisi olarak büyük öneme sahiptir. Araştırmanın amacı, Türkiye’deki seyahat acentalarının iş süreçlerinde İnternetin önemi, fayda fonksiyonları ile bugünkü kullanım amaçları ve düzeylerini analiz etmektir. Araştırma kapsamında, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB)’ın Bölgesel Yürütme Kurulu (B.Y.K.) üyesi düzeyindeki temsilcilerine yönelik anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre seyahat acentaları, içinde bulundukları sektör açısından internetin öneminin farkındadır. Müşterilerle iletişim ve genel pazarlama faaliyesi olarak kullanım, bugün için internetin en geçerli kullanım nedenleridir. İnternetin önemi ile bir takım faydalarına ilişkin algılama düzeyleri arasında farklılık bulunmaktadır. Zaman tasarrufu sağlaması acentalar açısından en temel fayda olarak görülürken, online ödeme gibi daha spesifik fonksiyonlarının kullanımı en son ve en düşük düzeydeki nedenler olarak göze çarpmaktadır.
Anahtar Sözcükler : Seyahat acentası, İnternet, E-ticaret, Türkiye.
Abstract : The Internet has a great importance on the changing business process in travel industry. This study aims at analyzing the importance, advantages, reasons and frequencies of the Internet usage in travel industry. To gather data, a questionaire was given to the travel agencies which are members of TURSAB (The Association of Turkish Travel Agencies) and B.Y.K. ( Regional Executive Council). The results indicate that travel agencies are avare of the importance of the Internet in the sector. Using the Internet as a tool for comminicating with the customers and as a marketing activity seem to be the most important reason for using the Internet. The findings also show that there are no differences betwwen the perceptions of the importance and the advantages of the Internet. The Internet is also seen as a time saving tool while more spesific reasons like online payment seems less important reasons for the travel agencies.
Key Words : Travel Agency, The Internet, E-commerce, Turkey

The Importance of the Internet for Travel Agencies Operations (A Study on TURSAB - B.Y.K. Members Travel Agencies)
YEREL HALK TARAFINDAN ALGILANAN TOPLAM TURİZM ETKİSİ İLE TURİZM DESTEĞİ ARASINDAKİ İLİŞKİYE YÖNELİK YAPISAL BİR MODEL ÖNERİSİ
Dr. Ekrem CENGİZ
Karadeniz Teknik Üniversitesi İ.İ.B.F – İşletme Bölümü
Dr. Fazıl KIRKBİR
Karadeniz Teknik Üniversitesi İ.İ.B.F – İşletme Bölümü
Özet : Bu araştırma, dört turizm etki faktörünün toplam turizm etkisi ve yerel halkın turizme desteği değişkenleri üzerindeki yapısal etkilerini, turizmin gelişimi bağlamında incelemektedir. Bu amaçla bir model geliştirilmiş ve yapısal eşitlik modeli metodu ile test edilmiştir. Model testi için 6 hipotez oluşturulmuş ve araştırma anketi Bodrum’da ikamet eden 193 kişiye uygulanmıştır. Yapısal eşitlik modeli testi için AMOS 4 ve SPSS 13 paket programları kullanılmıştır. Test sonucunda model orta derecede uyum sağlamış ve ileri sürülen bütün hipotezler kabul edilmiştir. Sonuç olarak turizmin ekonomik, sosyal, kültürel ve çevresel boyutlarının turizmin toplam etkisini farklı derecelerde belirlediği ve turizmin toplam etkisinin de yerel halkın turizme destek vermesini şekillendirdiği sonucu bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : Turizm Desteği, Turizm Desteğine Ekonomik, Sosyal, Kültürel ve Çevresel Etkiler, Turizm Desteğine Toplam Turizm Etkisi, Yapısal Eşitlik Modeli.
A STRUCTURAL MODEL SUGGESTION ABOUT RELATIONSHIP BETWEEN TOTAL TOURISM AFFECT PERCEIVED BY LOCAL RESIDENTS AND TOURISM SUPPORT
Abstract : This study attempts to examine the structural effects of four tourism-impact factors on total impact and on local residents' support for tourism development. For this purpose, a model was developed and was tested with structural equation model. Test the model, 6 hypothesis constitude and a questionnary was conducted from 193 local residents in Bodrum. Structural equation model was applied using AMOS 4 and SPSS 13. After the test, suggested model accomodate intermediate and all hypothesis was accepted. As a result it was found that economic, social, cultural and environmental impacts effect tourism total impact different grade and total tourism impact influence tourism support.
Keywords : Tourism Support, Economical, Social, Cultural and Environmental Impact on Tourism Support, Total Tourism Impact on Tourism Support, Structural Equation Model.

An Investigation on the Relationship Between Work Locus of Control and Union Commitment
İşde Denetim Odağı ile Sendikaya Bağlılık Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma
Doç. Dr. S. Leman BİLGİN
Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F - ÇEKO
Abstract : The present study intended to analyze how union commitment attitudes, namely belief in unionism, responsibility to the union, union loyalty and willingness to work for the union change with work locus of control. Analyses of 127 survey responses indicate that changes in responsibility to the union are directly proportional with work locus of control. There found to be low but positive relationships between work locus of control ( higher scores indicated internality) and the other three union commitment attitudes ( belief in unionism, union loyalty and willingness to work for the union).(Higher scores in locus of control indicated internality.)
Key Words : Work locus of control, internals, externals, union commitment, union loyalty, responsibility to the union, willingness to work for the union, belief in unionism.
Öz : Bu çalışmada sendikaya bağlılığı gösteren tutumların (sendikalılığın önemine inanma, sendikaya karşı sorumluluk, sendikaya sadakat ve sendika için çalışmaya isteklilik) işde denetim odağına göre nasıl değiştiğinin araştırılması amaçlanmıştır. İncelenen 127 anketin sonuçları, sendikaya karşı sorumluluğun denetim odağı ile doğru orantılı olarak değiştiğini ortaya koymaktadır. İşde denetim odağı ile, sendikaya bağlılığa ilişkin diğer üç tutum (sendikalılığın önemine inanma, sendikaya sadakat ve sendika için çalışmaya isteklilik) arasında ise düşük ancak olumlu ilişkiler olduğu saptanmıştır.(Denetim odağına ilişkin yüksek puanlar içten denetimlilik göstergesidir.)
Anahtar Sözcükler : İşde denetim odağı, içten denetimliler, dıştan denetimliler, sendikaya bağlılık, sendikaya sadakat, sendikaya karşı sorumluluk, sendika için çalışmaya isteklilik, sendikalılığın önemine inanma.

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİNİN TÜRKİYE’DEKİ YANSIMALARI: REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER AJANSLARINA YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
REFLECTIONS OF INTEGRATED MARKETING COMMUNİCATIONS IN TURKEY: A STUDY TOWARDS THE ADVERTISING AND PUBLIC RELATIONS AGENCIES
Mine OYMAN
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi
Özgül İNAM
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi
Öz : Bütünleşik pazarlama iletişimi (BPİ) kavramı ve unsurları son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de iletişim alanı çalışanları ve akademik çevreler arasında tartışılmaktadır. BPİ ile ilgili literatürde; kültürler-arası uygulamalardaki farklılıklar, kavramsallaştırılması, uygulanması gibi noktaları konu alan çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada, betimsel araştırma yöntemi kullanılarak, Türkiye’de pazarlama iletişimi mesajlarının yaratıcıları olan ajansların BPİ konusundaki yaklaşımlarını ve uygulamalarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Uygulama için seçilen ajanslar Reklamcılar Derneği ve Halkla İlişkiler Derneğine üye olan tüm reklam ve halkla ilişkiler ajanslarıdır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket uygulanmıştır. Verilerin toplanması için anketler ajanslara posta aracılığı ile ulaştırılmıştır. Elde edilen bulgular, ajansların BPİ kavramını benzer şekilde tanımlasalar da, BPİ kampanyasının çeşitli aşamalarında kontrolün kimde olması gerektiğine ilişkin düşüncelerinin oldukça farklı olduğunu göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular ajansların BPİ uygulama aşamasında nasıl bir yol izlediklerini ve kampanya etkilerini nasıl ölçümlediklerini ortaya koymaktadır. Ajansların kendi içlerindeki ve birbirleri arasındaki algılama ve uygulamadaki farklılıkları ortaya koymak amacıyla gerekli istatistiksel analizler SPSS paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Anahtar Kelimeler : Bütünleşik Pazarlama İletişimi, Reklam Ajansları, Halkla İlişkiler Ajansları, BPİ Uygulamaları, BPİ Algılamaları
Abstract : During last years, the concept of integrated marketing communications (IMC) and it’s elements are being discussed as it has been discussed whole around the world among the communication practitioners and academicians. In the related literature about the IMC, subjects like, the differences between the cross-cultural applications of the concept, it’s conceptualization and it’s applications have been studied. In this study, the descriptive research method was used and the aim of this study is to define the main approaches and applications of the agencies; the creators of the marketing communications messages. The agencies chosen for the research were the all members of the Association of Advertising and Public Relations. In this reserch the data collection method was survey and surveys for collecting the data were posted to the agencies. From the findings of this research it is obvious that the agencies define the IMC concept similarly but their opinions about the controller in various stages of IMC are different from each other. The findings of this research reveal how agencies carry out IMC applications and how do they measure the effects of campaign. The statistical analysis used to define the differences within and between the agencies perceptions and applications were done by using SPSS package program.
Keywords : Integrated Marketing Communications, Advertising Agencies, Public Relations Agencies, Applications of IMC, Perceptions of IMC.

Kurumsal Sistemlerin Uygulama Başarısını Etkileyen Değişkenlere Göre Dönüşüm Stratejilerinin Analizi
Yrd. Doç Dr. Özlem Oktal
Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F – İşletme Bölümü
Öz : Kurumsal sistemler, tedarik zinciri yönetimi, müşteri ilişkileri yönetim sistemleri ve bilgi yönetim sistemleri dijital işletmeleri tanımlayan temel sistemlerdir. Eski sistemi bırakıp yerine yenisinin uygulanmasında risk, maliyet, zaman gibi pek çok değişkeni dikkate almak gerekmektedir. Bu değişkenler, dönüşüm stratejisinin seçiminde önemli rol oynarlar. Başlıca dönüşüm stratejileri aşamalı, pilot, doğrudan ve paralel stratejilerdir. Bu çalışmada, hangi değişkenlerin hangi dönüşüm stratejileri üzerine etkiye sahip oldukları incelenmiştir.
Anahtar Sözcükler : Kurumsal sistemler, kurumsal kaynak planlaması, dönüşüm stratejileri
Analysis of conversion strategies according to the variables affecting application success of enterprise systems
Abstract : Enterprise systems, supply chain management systems, customer relationship management systems and information management systems become main systems, defining digital firms. When replacing the old systems with the new ones, lots of variables like risk, cost, time etc. must be taken into the consideration. These variables play an important role to choose the appropriate conversion strategies, These are mainly phased, pilot, direct cutover and parallel strategies. In this study, which variables have an effect on which conversion strategies are examined.
Keywords : Enterprise systems, Enterprise Resource Planning (ERP), conversion strategies

SANAL ÖRGÜTLERDE ÖRGÜTSEL DAVRANIŞIN GELECEĞİ THE FUTURE OF ORGANIZATIONAL BEHAVIOR IN VIRTUAL ORGANIZATIONS
Doç.Dr. Çiğdem KIREL
Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F
Öz : İnsanlar ve örgütler artık iletişim teknolojileri ile yeni bir yapılanma sürecine girmişlerdir. Bu uygulamalardan biri de insanların istedikleri bir işi, istedikleri yer ve zamanda yapabilme seçenekleridir. Bu süreçte gelişen sanal örgütler de örgütsel davranış bilimcilerine meydan okumaktadır. Birbirinden uzakta ve farklı ortamlarda, farklı zamanlarda çalışma tarzı, yeni çalışma koşullarını ve yeni yönetim biçimlerini gerektirmektedir. Örgüt olarak ortak bir fiziksel bir ortam yoksa insanlar nasıl yönetilecek, ne tür lidere ihtiyaç duyulacak, performans değerlendirme, kariyer planlama ve gelişimi nasıl yapılacak gibi sorular gündeme gelecektir. Bu soruların cevabı da örgütsel davranış bilimcilerindedir. Sanal çalışma tarzını seçen örgütlerde davranışların ve örgütsel yapının iyi belirlenmiş olması ve çalışanlara benimsetilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada amaç sanal örgütler ve geleneksel örgütlerde çalışanlar arasında farklılığı örgütsel davranış açısından ortaya koymak; ayrıca örgütsel davranış bilimcilerinin sanal örgütlerde hangi önemli görevleri üstleneceğini vurgulamaktır.
Anahtar Kelimeler : Sanal örgüt, sanal ofis, sanal takımlar, tele-çalışma.
Abstract : Recently, people and organizations have come into a new restructuring process with information technologies. One of these applications is also the opportunity of people to choose the job they want to do in anytime, in any place. Virtual organizations developing in this process have challenged the organizational behavior scholars. Working style which has been done far from each other in different environments and times has required new working conditions and management styles. When there has been no physical environment to do the job, the questions like how people have been managed, which form of a leadership has been required, how performance evaluation, career planning and development have been done come to the agenda. Organizational behavior scholars have the answers of these questions. The organizations which have chosen the virtual working style must have determined the behaviors and organizational structure and get people to accept these conditions. The aim of this study is to introduce the differences between the employees of virtual organizations and traditional organizations from the perpective of organizational behaviour and also to stress which important tasks are assumed by the organizational behavior scholars in virtual organizations.
Keywords : The virtual organization, the virtual office, the virtual teams, tele-working.

BALIKESİR ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KOBİ YÖNETİCİLERİNİN "ORGANİZASYON" ALGILARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
AN EMPIRICAL STUDY ON “ORGANIZATION” FROM THE PERSPECTIVES OF SME’S MANAGERS OPERATING IN BALIKESIR ORGANIZED INDUSTRY ZONE
Hüseyin ALTAY
Balıkesir Üniversitesi Gönen Meslek Yüksekokulu, Yard. Doç. Dr.
Mehmet Oğuzhan İLBAN
Balıkesir Üniversitesi Gönen Meslek Yüksekokulu, Öğretim Gör.
Öz : Bu çalışmada, faktör analizi kullanılarak Balıkesir İli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Küçük ve Orta Ölçekli işletme yöneticilerinin “Organizasyon”a bakış açıları tanımlanmaya çalışılmıştır. Ülkelerin ihracat artışlarında KOBİ’ler önemli bir yere sahip olduğundan yöneticilerin organizasyon olgusunu ele alışları büyük önem arz etmektedir. Elde edilen bulgulara göre ilgili yöneticiler, “Organizasyon”u günümüz koşullarına ayak uydurma, etkililiği sağlamaya yönelik yapılması gerekenler, günlük faaliyetleri yürütme, geleceği dikkate alarak düzenlemeler yapma, belirsizlik ve yataylaşma yönleri ile değerlendirmektedirler. Araştırma sonucuna göre yöneticilerin bakış açılarının günümüz koşulları doğrultusunda olduğu görülmektedir. Bununla birlikte yönetici algılarının bazı eksiklikleri olduğu da söylenebilir. Bu eksiklik yataylaşma konusunda belirginleşmektedir. Çünkü günümüzde işletmeler kademe azaltma ve katılımcı yönetim konusuna daha fazla önem vermeye başlamışlardır. Ortaya çıkan eksiklikler yerel kültür, kaynak yetersizlikleri ve yönetim konusunda gerekli desteği görememe gibi konulardan kaynaklanmış olabilir.
Anahtar Kelimeler : KOBİ, Organizasyon, Açıklayıcı Faktör Analizi.
Abstract : In this study, using factor analysis, the perspectives of Small and Medium-Sized Enterprises’ (SMEs), operating in Balikesir Organized Industry Zone, managers towards “Organization” were described. Since SMEs have an important role in countries’ export increase, the perspectives of managers are very important. According to the findings, managers’ asses the organization from the aspects of the willingness of keeping up with present day, things must be done for efficiency, managing daily routines, organizing according to changes in the future, uncercainty and delayering. According to the results, it is seen that the perspectives of the managers are appropriate for contemporary management requirements. At the same time, it can be said that there are some weaknesses. One of these weaknesses is apparent in delayering. Because, nowadays, organizations are delayaring and they give more importance to the management participation. The weaknesses can be result of local culture, lack of financial resources and management support.
Key Words : SMEs, Organization, Exploratory Factor Analysis.

EMEK-SERMAYE ARASINDAKİ UYUMUN BELGESİ: 1936 TARİHLİ İŞ KANUNU
DOCUMENT OF HARMONY BETWEEN LABOUR-CAPITAL: LABOUR LAW DATED 1936
Diren Çakmak
Çankaya Üniversitesi İ.İ.B.F
Öz : Çalışmada emek-sermaye arasında bir uyum belgesi olarak 1936 tarihli İş Kanunu incelenmektedir. Dönemin koşulları içerisinde böyle bir uyum önem arz etmektedir. Bu bağlamda, söz konusu kanunun çıkarılmasında etkili olan sosyal, iktisadi ve siyasal faktörlere yer verilmekte, kanunun kapsamına değinilmekte, söz konusu kanunda yer alan uyuşmazlığa konu maddeler değerlendirilmekte ve kanunun değerinin ortaya konulması maksadıyla 2003 yılı İş Kanunu da incelenmektedir.
Anahtar Kelimeler : 1936 tarihli İş Kanunu, tek partili dönem, çalışma ilişkileri, 2003 tarihli İş Kanunu, emek-sermaye uyumu.
Abstract : In this study, Labour Law dated 1936 which can be named as a document of harmony between labour and capital in the one-party period is examined. This law shows the formation of class balance in one-party system period. In the study, the social, economic and political factors of the year 1936’s Turkey are determined, the important articles of the law which caused discussions in General Assembly are evaluated and also Labour Law dated 2003 is evaluated to bring the value of Labour Law dated 1936 into public view.
Keywords : Labour Law dated 1936,one-party period, work relations, Labour Law dated 2003, the harmony of labour -capital.

Development of a scale for measuring consumer behavior in store choice
Tüketici market seçim davranışının ölçülmesi için bir ölçek geliştirme
Veysel Yılmaz,
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi
Cengiz Aktaş
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi
H.Eray Çelik
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi
Abstract : This study was designed to research factors which consumers consider when choosing a shopping store and to develop a scale. 500 supermarkets shoppers completed self-administered surveys regarding their attitudes toward 34 individual shopping store choice items. The paper used both exploratory factor analysis (EFA) and confirmatory factor analysis (CFA) to develop a Consumer Store Choice (CSC) scale. The results of EFA found 10 factors with eigenvalues greater than 1.0. According to the results convenient location, price and quality of products, sales personnel attitudes and physical attractiveness play very important roles in CSC.
Keywords : Consumer behavior, Consumer Store Choice ( CSC), EFA and CFA, LISREL
Öz : Bu çalışma tüketicilerin alışveriş merkezi tercihinde hangi faktörleri göz önünde bulundurduklarını araştırmak ve bu konuda bir ölçek geliştirmek amacıyla tasarlanmıştır. 500 süpermarket müşterisine, market seçimi ile ilgili 34 maddeyi içeren bir anket yüz yüze görüşme tekniğiyle uygulanmıştır. Bu çalışmada Tüketici Market Seçimi (CSC) olarak adlandırılan ölçeğin geliştirilmesinde hem açıklaycı factor analizi (AFA) hemde doğrulayıcı faktör analizi (DFA) kullanılmıştır. AFA sonucunda öz değerleri 1.0’den büyük olan 10 faktör bulunmuştur. Uygun alışveriş yeri, ürünün fiyat ve kalitesi , satış personelinin fiziksel görünümü ve tutumu CSC üzerinde önemli bir yere sahip olduğu sonuçlarda bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler : Tüketici Davranışı,Tüketici Market Seçimi (CSC), AFA ve DFA, LISREL

Pazarlama Hukuku Dersinin Kapsamı ve İçeriği Nasıl Belirlenmeli?
Doç.Dr. Ayşe Tülin YÜRÜK
Anadolu Üniversitesi - Hukuk Fakültesi
Öz : Uzun bir süredir ABD’de işletme okullarının öğretim programlarında pazarlama öğrencilerinin ihtiyaçları olan hukuk bilgisini vermeye yönelik olarak pazarlama hukuku veya benzer isimli bir ders yer almaktadır. Derse, ders kitabına ve bunların içeriğine ilişkin olarak öğretim üyeleri, meslek kuruluşları ve meslek elemanları arasında gerçekleşen işbirliği ve yapılan tartışmalar yayımlanarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Türkiye’de de benzer nitelikte bir ders pazarlama mevzuatı adı ile meslek yüksekokulları öğretim programlarında yer almakla birlikte, benzer çalışmalara rastlanmamaktadır. Makalenin amacı bu tür çalışmalar yapılarak sonuçlarının tartışılmasını ve böylece daha sağlıklı bir sonuca ulaşılmasını önermektir.
Anahtar Sözcükler : İşletme hukuku, pazarlama hukuku, pazarlama mevzuatı.
How Should the Scope and Content of Marketing Law Courses be Determined?
For a long time there have been marketing law or similarly named courses in business school programs in the USA, which are designed to give marketing students the legal knowledge they need. Collaborative studies by scholars, professional institutions and marketing professionals resulted in workshop reports and discussions regarding the courses, their textbooks and content. These reports have been published and presented to the public. Despite the fact that there is a similar course named marketing legislation in Turkish vocational schools, studies or discussions on the course content are not widely available. This article proposes that collaborative studies and analyses about this course will result improved education.
Keywords : Business law, marketing law, marketing legislation.

Üniversite Öğrencilerinin İşgören Adayı ve Tüketici Olarak Aile İşletmelerine Yönelik Tutum ve Niyetleriyle ilgili Bir Araştırma
A Research on the Attitudes and Behaviors of University Students About Family Businesses As a Employee Candidate and Consumer
F. BAHAR ÖZDOĞAN
Başkent Üniversitesi İ.İ.B.F İşletme Bölümü
ÖZET : Bu çalışmada amaçlanan üniversite öğrencilerinin aile işletmeleri hakkındaki eğitim sonrası kariyer planlarına yönelik ve tüketici olarak tutum ve niyetlerinin ölçülmesi, öğrencilerin demografik özelliklerinin aile işletmelerine ilişkin tutum ve niyetleriyle ilişkisinin araştırılması ve bu doğrultuda aile işletmeleri için öneriler geliştirilmesidir. Çalışmada kota örneklem yöntemi tercih edilmiştir. 400 anket dağıtılmıştır. 296 kullanılabilir ankete ulaşılmıştır. Geri dönüş oranı %74’tür. Öğrencilerin aile işletmelerine ilişkin genel tutumları ve tüketici olarak tutumları ile demografik değişenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Aile işletmeleri hakkında genel ve tüketici olarak olumlu tutum arttıkça öğrencilerin aile işletmelerinde çalışma niyeti artmaktadır. Pazarlama alanında çalışmayı düşünen öğrencilerin aile işletmelerinden satın alma niyetleri üretim alanında çalışmayı düşünen öğrencilerin satın alma niyetlerine göre daha düşüktür. Üretim alanında çalışmayı düşünen öğrencilerin aile işletmelerinden satın alma niyetleri turizm alanında çalışmayı düşünen öğrencilerin satın alma niyetlerine göre daha düşüktür. Öğrencilerin mezun olduklarında çalışmayı düşündükleri alana göre aile işletmelerine ilişkin genel tutumlarında, tüketici olarak tutumlarında ve aile işletmelerinde çalışmayı düşünme niyetlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Anahtar Kelimeler : Üniversite öğrencileri, niyet ve tutumlar, aile işletmeleri
ABSTRACT : The objective of this study was to measure the intentions of the university students regarding to family owned firms as regards to their future careers, determine their attitudes towards these firms as consumers, examine the relation of their demographic features with the attitudes and intentions about the family owned firms and finally prepare a series of proposal concerning the family owned firms.
Considering the number of students at each university, quota sampling was applied. This process produced 400 surveys, there were a total of 296 usable responses for analysis purposes. The return rate was 74 %.There was no statistical significant relation between the general and consumer based attitudes of the students towards family owned firms and their demographical features. The positive general and consumer based attitude of the students’ causes an increase in their intention to work in such firms. The intention of the students planning to work in the marketing sector to purchase from family managed firms is generally lower than that of the students planning to work in the production sector. However the intention of the students planning to work in the production sector is lower than that of the students planning to work in the tourism sector. There found no statistically significant correlation between the general and consumer based attitudes of the students towards the family owned firms and their future intentions to work in such firms.
Keywords : University students, intentions and attitudes, family owned firms

Hava Taşımacılığı Sektöründe Rekabet Hukuku Kurallarının Uygulanması
The Implementation of Competition Law in the Air Transport Sector
Yrd. Doç.Dr.Hülya GÖKTEPE
Anadolu Üniversitesi – İ.İ.B.F
Öz : Avrupa Birliği’nde hava taşımacılığı sektöründe rekabet kurallarının uygulanması liberalleşme sürecinin başlamasıyla olmuştur. Rekabet hukuku liberalleşme sürecini desteklemek için kullanılmış ve havayolu işletmelerinin serbest ve dürüst rekabeti sağlanmıştır. Türkiye’de de liberalleşme sürecine girilmesiyle havayolu işletmeleri arasındaki rekabetin artması rekabet hukukunu gündeme getirmiştir.
Bu çalışmanın amacı Avrupa Birliği’nde ve Türkiye’de hava taşımacılığına uygulanan rekabet hukuku kurallarının incelenmesi, farklılıkların ve benzerliklerin ortaya konulmasıdır.
Anahtar Kelimeler : Rekabet Hukuku, Hava Taşımacılığı, Birleşme ve Devralmalar
Abstract : The competition rules are applied in the transportation sector in European Union due to the fact that liberalization process has started. The competition law is applied in order to support the liberalization process. As a result of the liberalization, a free and honest competition has increased between airline companies. Similarly, the liberalization process in the air transportation sector has also started in Turkey. Because of liberalization, the competition has increased. Therefore, the competition law has become a current issue in Turkey.
The aim of this study is to analyze Competition law rules that is implemented in air transportation both in European Union and Turkey and to determine differences and similarities.
Key Words : competition law, air transportation, mergers and takeovers

AB’ye Uyum Sürecinde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına
Sağlanan Vergisel Avantajların Değerlendirilmesi
An Evaluation of Tax Advantages for Venture Capital Investment Trusts in EU Adaptation Process
Yrd.Doç.Dr. Ali ÇELİKKAYA
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İ.İ.B.F – Maliye Bölümü
Öz : AB üyesi ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de girişim sermayesi, yatırımlara faizsiz ve uzun vadeli finansman olanağı sağlaması bakımından çeşitli şekillerde teşvik edilmektedir. Ancak en son 5281 ve 5479 Sayılı Kanunlar ile vergi kanunlarında yapılan değişiklikler ve 5520 Sayılı yeni Kurumlar Vergisi Kanununun yürürlüğe girmesi neticesinde GSYO’larına sağlanan teşvikler bir kez daha gündeme gelmiştir. Nitekim 5281 sayılı kanun ile GVK’na eklenen Geçici 67 inci madde ile yatırım ortaklıklarının vergilendirilmesinde stopaj uygulamasına geçilmiş ve 5479 sayılı kanun ile de yatırım indirimi uygulaması yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan 5520 sayılı KVK’ile tam mükellef kurumlar tarafından yapılacak gelir vergisi kesintileri yeniden düzenlenmiştir. Bu çalışmanın amacı söz konusu değişiklikleri de göz önüne alarak gelinen noktada GSYO’larına tanınan vergisel teşvikleri AB ülkelerindeki durum da göz önünde bulundurarak değerlendirmektir.
Anahtar Sözcükler : Girişim Sermayesi, Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, Kar Payı, Vergi Teşviki
Abstract : As in the EU countries, venture capital is encouraged by various ways to provide interest free and long term financing opportunity in Turkey. Recent changes by the law numbers 5520, 5281 and 5479 in Turkish Tax Laws have once more drawn attention to incentives for venture capital investment trusts. While the law number 5281 introduced withholding tax for investment trust by adding the temporary article 67 to Income Tax Law, the law number 5479 abolished the practice of investment tax credit. On the other hand the law number 5520 changed the ratio of withholding tax construct by corporate. The goal of this study, in light of the recent changes, is to assess the tax incentives for venture capital investment trusts as taking into account the policies of EU countries.
Key Words : Venture Capital, Venture Capital Investment Trust, Dividend, Tax Incidence

BELİRSİZLİK ALTINDA TERCİHLER VE BEKLENEN FAYDA MODELİNİN YETERSİZLİKLERİ*
PREFERENCES UNDER UNCERTAINTY AND THE DEFİCİENCİES OF THE EXPECTED UTILITY MODEL
Murat Taşdemir, Araş. Gör. Dr.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü
Öz : İktisatta belirsizlik altındaki tercihleri açıklayan hakim çerçeve Beklenen Fayda teorisidir. Yaygın olarak kullanılmasına rağmen, Beklenen Fayda teorisi sorunsuz değildir. Yapılan deneysel ve ampirik çalışmalar, gerçek hayatta bireylerin riskli alternatifler arasında yaptıkları tercihlerin Beklenen Fayda teorisinin aksiyomları ile çeliştiğini göstermektedir. Bu çalışmada deneysel çalışmalardan elde edilen bulgular ışığında, Beklenen Fayda teorisinin bireylerin belirsizlik altındaki tercihlerini açıklama konusundaki yetersizlikleri incelenmiştir.
Anahtar Kelimeler : tercihler, belirsizlik, risk, beklenen fayda, fayda fonksiyonu.
Abstract : In economics, the prevailing framework to explain preferences under uncertainty is the Expected Utility theory. Despite its widespread use, the Expected Utility theory is not free from problems. The experimental and empirical works shows that, in real life, the choices of individuals among risky alternatives conflicts with the axioms of the Expected Utility theory. This study, in the light of experimental studies, investigates the problems with the Expected Utility theory regarding the individuals’ preferences under risk.
Keywords : preferences, uncertainty, risk, expected utility, utility function.

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ KAPSAMINDA AVRUPA BİRLİĞİ ORTAK TARIM POLİTİKASI VE TÜRK TARIM POLİTİKASININ DEĞERLENDİRİLMESİ
ASSESMENT OF COMMON AGRİCULTURAL POLICY OF EUROPEAN UNION AND TURKISH AGRICULTURAL POLICY UNDER WORLD TRADE ORGANIZATION
Yard. Doç. Dr. İbrahim ÖRNEK
Gaziantep Üniversitesi İ.İ.B.F – İktisat Bölümü
Öz : Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), dünya tarım sektöründe yaşanan bir çok problemleri çözmede yetersiz kalmıştır. Özellikle, küresel politikalar üzerinde etkili olan Avrupa Birliği (AB)’nin tarım sektörüne yönelik yaptığı büyük desteklemelerden dolayı, dünya tarım ürünleri ticaretinde gerekli liberalizasyon sağlanamamış ve tarım ticaretinde bozulmalar ve haksız kazançlar ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda, yapılan bu çalışmada, DTÖ politikaları ve bu politikaların başarısı incelenmiş ve DTÖ çatısı altında AB ve Türk Tarım Politikalarının karşılaştırmalı analizi yapılmıştır.
Anahtar Sözcükler : Dünya Ticaret Örgütü, Ortak Tarım Politikası, Türk Tarım Politikası.
Abstract : WTO was insufficient in solving many problems experienced in the world agricultural sector. Especially, because of enourmous subsidies towards agriculture sector of European Union, which affects the global policies, liberalization of world agricultural product trade was not successful, and distortion in agricultaral trade and unfair gains has arised. Therefore, in this study, the policies of WTO and their success have been investigated, and the comparative analysis of the agricultural policies of EU and Turkey has been made in the framework of WTO.
Key Words : World Trade Organization, Common Agricultural Policy, Turkish Agricultural Policy.

GATT ve Dünya Ticaret Örgütü Kapsamındaki Özel ve Lehte Muamele Uygulamalarına İlişkin Gelişmeler ve Yeni Yaklaşımlar
Developments and New Approaches Concerning the Special and Differential Treatment within GATT and World Trade Organization
Yard. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMİR
Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F – İktisat Bölümü
Özet : Bu çalışma; gelişmekte olan ülkelerin çok taraflı ticaret sisteminden elde ettikleri faydayı arttırmak amacıyla geliştirilmiş olan Özel ve Lehte Muamele uygulamalarının etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, GATT ve Dünya Ticaret Örgütü kapsamındaki Özel ve Lehte Muamele uygulamaları incelenmiş ve uygulamalara ilişkin sorunlar belirlenmiştir. İkinci bölümde, Özel ve Lehte Muamele uygulamalarına ilişkin yeni yaklaşımlar ele alınmıştır. Son bölümde ise Özel ve Lehte Muamele uygulamalarının mevcut durumu ortaya konmuş; gelişmekte olan ülkelerin kalkınma süreçlerini destekleyebileceği ve Dünya Ticaret Örgütü’nün gelişme dinamiği ile uyumlu olabileceği düşünülen yeni yaklaşımlara ilişkin bir genel değerlendirme yapılmıştır.
Anahtar Kelimeler : Özel ve Lehte Muamele, GATT, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Ticaret Örgütü ve gelişmekte olan ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve ticaret.
Abstract : This paper aims to evaluate the efficiency of the Special and Differential Treatment which had been developed for increasing the benefits of the multilateral trade system for the developing countries. In the first part of the paper, the Special and Differential Treatment within GATT and World Trade Organization were examined and the problems concerning them were determined. In the second part, new approaches to the Special and Differential Treatment were discussed. In the last part, current situation of the Special and Differential Treatment was defined; a general assessment was made on the new approaches to the Special and Differential Treatment which are considered to support the development processes of developing countries and be compatible with the development dynamics of World Trade Organization.
Key Words : Special and Differential Treatment, GATT, World Trade Organization, World Trade Organization and developing countries, developing countries and trade.

AVRUPA BİRLİĞİ’NE TAM ÜYELİK SÜRECİNDE TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DEVLET YARDIMLARI
STATE AIDS IN TURKEY AND THE EUROPEAN UNION COUNTRIES IN THE PROCESS OF FULL MEMBERSHIP TO THE EUROPEAN UNION
Doç. Dr. Erol KUTLU
Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F – İktisat Bölümü
Öğr. Gör. Canatay HACIKÖYLÜ
Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu
Öz : Bu çalışmada, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik sürecinde rekabet politikası başlığı altında yer alan devlet yardımı kavramı açıklanmaya çalışmıştır. Daha sonra devlet yardımı kavramının AB ülkeleri ve Türkiye’deki yapısı ile parasal büyüklükleri ele alınmıştır. Son olarak da ülkemiz mevzuatında yer alan devlet yardımlarının AB’ye tam üyelik süresinde AB mevzuatına uyumu ve yaşanması muhtemel sorunlara yer verilmiştir.
ANAHTAR SÖZCÜKLER : Devlet Yardımı, Avrupa Birliği, Türkiye, İhracata Yönelik Devlet Yardımları
Abstract : The present study aims to explain the concept of state aid under the title of competition policy in the process of Turkey's full membership to the European Union. The structure of the concept of state aid in European Union countries and Turkey, as well as the relevant figures, was investigated. Finally, harmonisation of state aids in Turkey's legislation with the European Union legislation in the process of full membership and potential problems were discussed herewith.
Key Words : State Aid, European Union, Türkiye, Government Export Financing and Promotion

GENEL HASTANELERİN ETKİNLİK, GİRDİ TIKANIKLIĞI VE AYLAK GİRDİ ANALİZİ
Dr. M. Ensar YEŞİLYURT
Pamukkale Üniversitesi İ.İ.B.F
Öz : Etkinlik analizleri yapabilmek için en fazla kullanılan yöntemlerden birisi veri zarflama analizidir. Bu tür çalışmalarda genellikle sadece etkinlik düzeyleri belirlenmiş, bazılarında ise başka yöntemler (örneğin yakınsama analizi) için açıklayıcı değişken olarak kullanılmıştır. yanlış kullanılan girdilerin miktarı ve nedenlerini açıklayan değişkenler olan girdi tıkanıklığı (congestion) ve aylak girdiler (slack) üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu çalışmada sahiplik türlerine göre etkinlik düzeylerinin belirlenmesi yanında girdi tıkanıklığı ve aylak girdiler belirlenmiş ve nedenleri tartışılmıştır. Çalışmada 2003 yılı içerisinde Sağlık Bakanlığı’na ve SSK’ya bağlı hastaneler ile özel hastaneler incelenmiştir. Çalışma sonucunda sahiplik türlerine göre farklı etkinlik yapıları belirlenmiştir. Ayrıca aylak girdi ve girdi tıkanıklığı değerleri hesaplanmıştır.
Anahtar Kelimeler : Veri zarflama analizi, hastane, girdi tıkanıklığı, aylak girdi
EFFICIENCY, CONGESTION AND SLACK ANALYSIS OF GENERAL HOSPITALS
Abstract : One of the most common method for efficiency analysis is the data enveloping analysis. In such studies, generally, only the efficiency levels were determined, in some of them other methods (for example the convergence analysis) were used as the explanatory variable. The input congestion and slacks variables, which explain the quantity and reasons of misused inputs, were ignored. In his study, in addition to the determination of efficiency levels according to the property types, the input congestion and slacks were determined and their reasons were discussed. In the study, the hospitals of Health Ministry, The Social Security Institution Hospitals and the private hospitals in the 2003 year were examined. At the end of the study, different efficiency levels according to the property types were determined. Besides, the values of slacks and input congestion were calculated.
Key Words : Data envelopment analysis, hospital, congestion, slack

Özel Gereksinimli Çocuklar İçin Akran Öğretimine İlişkin İlköğretim Öğretmenlerinin Görüşleri
Doç. Dr. Yıldız Güven
Marmara Üniversitesi
Özel Eğitim Bölümü
Öğr. Gör. Aydan Aydın
Marmara Üniversitesi
İlköğretim Bölümü
Öz : Araştırmanın temel amacı ilköğretim öğretmenlerin akran öğretimine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma grubunu İstanbul ilindeki 6 ilköğretim okulunda çalışan 39’u erkek, 58’i kadın toplam 97 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada öğretmenlerin akranların özel gereksinimli öğrencilere akademik ve sosyal alanlarda ki yardımına ilişkin görüşlerinin yanı sıra, okul idaresinin ve normal gelişim gösteren çocukların ailelerinin yaklaşımları konusundaki görüşleri de alınmış ve bu görüşlerin öğretmenlerin demografik özellikleri ile ilişkisi olup olmadığına bakılmıştır. Araştırma sonucunda; erkek öğretmenlerin sınıflarındaki öğrencilerinin engelli çocuklara akademik alanlarda yardımcı olabileceklerine kadın öğretmenlerden daha fazla inandıkları görülmüştür. Kadın öğretmenler ise akranların sosyal alanlarda yardımcı olabileceklerine erkek öğretmenlerden daha fazla inanmaktadırlar. Yakın çevresinde engelli birey olmayan öğretmenler, olan öğretmenlerden daha çok akranların sosyal alanlarda engelli çocuklara yardımcı olabileceklerine inanmaktadırlar. Ayrıca, okullarında özel eğitim sınıfı açılmasını isteyen öğretmenler istemeyen öğretmenlerden daha fazla akranların engelli çocuklara akademik alanlarda yardımcı olabileceklerine inanmaktadırlar. Kadın öğretmenler, akran yardımı konusunda idarenin hiç yardımcı olmayacağını ve normal gelişen çocukların anne-babalarının da görüşlerinin kesinlikle olumsuz olacağını, erkek öğretmenlere kıyasla daha fazla düşünmektedirler.
Anahtar Sözcükler : Akran öğretimi, özel gereksinimli öğrenci, öğretmen görüşleri
Primary Teachers’ Opinions about Peer Tutoring for Children with Special Needs
Abstract : The aim of the study was to reveal the teachers’ opinions about peer tutoring for children with special needs. The sample of the study consisted of 97 (39 male, 58 female) primary school teachers from Istanbul. This study evaluated teachers’ opinions about peer-tutoring on academic and social subjects and also approaches of the administration and the parents of children with normal development. The correlations among the teachers’ opinions and their demographic features were also analyzed. The results of the study indicated that male teachers believed much more strongly to the contribution of peers on academic subjects to special needs children than female teachers where more female teachers believed that peers can contribute to special needs children on social subjects than male teachers. Also there was a significant correlation between teachers’ having a person with disability around and believing peer contribution on social subjects. The teachers not having a person with disability around believed much more strongly to peer contribution on social subjects than the teachers having a disabled person around. Also the teachers willing to have a special class in their schools believed peer contribution on academic subjects more strongly than the teachers who did not. Much more female teachers than male teachers believed that administration would not help to them regarding peer tutoring and also parents of children without disability would have negative approaches when peer tutoring is implemented.
Key Words : Peer tutoring, special needs students, teacher opinions

Lise Öğrencilerinin Kimlik Duygusu Kazanım Düzeylerinin Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi*
Investigating The Levels of Sense of Identity Acquisition of High School Students in Terms of Some Variables*
Ayşen BALKAYA**
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
Esra CEYHAN***
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü
Öz : Bu araştırmada, lise öğrencilerinin kimlik duygusu kazanım düzeylerinin bazı değişkenler açısından farklılık gösterip, göstermediği incelenmiştir. Araştırma 1454 lise öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Lise öğrencilerinin kimlik duygusu kazanım düzeylerine ilişkin veriler, “Kimlik Duygusu Ölçeği” (Köker, 1997) ile toplanmıştır. Lise öğrencilerinin kişisel-sosyal özelliklerine ilişkin verilerin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizinde, bağımsız gruplar arası t testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. F testi önemli bulunduğunda Tukey HSD testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; lise öğrencilerinin kimlik duygusu kazanım düzeyleri genel başarı ortalamaları, fiziksel görünümünden memnun olma ve ailenin arkadaşlarını onaylama durumuna göre farklılık göstermektedir. Bununla birlikte, lise öğrencilerinin kimlik duygusu kazanım düzeylerinin cinsiyet ve yaşa göre farklılık göstermediği görülmüştür.
Anahtar Sözcükler : Kimlik, kimlik duygusu, ergen, lise öğrencisi
Abstract : In this study, it was investigated whether the levels of the sense of identity acquisition of high schools students differ through some variables. This study was carried out with 1454 high school students. The data related to the students’ level of the sense of identity acquisition were collected by using “The Sense of Identity Scale” (Köker, 1997). For the data related to personal- social characteristics of high school students, “Personal Information Form” prepared by the researcher was used. In the analysis of the data, t-test and One-Way ANOVA were used. When F test was found significant, Tukey HSD test was applied. According to the results of the study, the sense of identity acquisition levels of high school students differ according to grade point average, and satisfaction with the physical appearance, the state of approval of friends by the family. On the other hand, the sense of identity acquisition levels of high school students did not differ according to gender, age.
Key Words : Identidy, sense of identity, adolescent, high school student

SEPARATE AND SIMULTANEOUS CUMULATIVE EFFECTS OF CONTENT AND FORMAL SCHEMATA ON TURKISH EFL LEARNERS’ READING
İÇERİK VE METİN TİPLERİNE İLİŞKİN ÖN BİLGİ OLUŞTURMANIN TÜRK YABANCI DİL ÖĞRENCİLERİNİN OKUMASINA ETKİSİ
Yard. Doç. Dr. Hasan ÇEKİÇ
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Abstract : Due to the absence of a commonly accepted comprehensive reading theory, many researchers have been trying to understand the reading process by analyzing it into a set of components. Two of those components widely researched in first and second language are content background knowledge (content schemata) and the prior knowledge of rhetorical structures (formal schemata).
The study aimed at investigating the separate and simultaneous combined effects of the content and formal schemata on Turkish EFL students’ reading comprehension. In order to find out the probable effects of the two schemata, four main groups of subjects, comprising a total of 115 students, were subjected to different treatments: The first group was given treatment to build up both the content and the formal schemata simultaneously, the second group was trained to build up only the formal schemata, the third group was taught to build up only the content schemata, and the last group did not receive any special treatment and assigned as the control group. These groups of subjects were compared to one another by means of some statistical tests on the basis of their scores on reading. The results showed that the content schemata is an important factor in EFL reading, but the formal schemata and the combination of the content and formal schemata did not appear to be as important.
Key Words : EFL reading, content schemata, formal schemata
Öz : Kapsamlı ve genel kabul görmüş bir okuma-anlama teorisi bulunmaması sebebiyle birçok araştırmacı, okuma sürecini, sürecin oluşturanlarını inceleyerek anlamaya çalışmaktadır. Süreci oluşturan unsurlardan iki tanesi içeriğe ilişkin ön bilgi (content schemata) ve metnin söylem biçimine ilişkin önbilgidir (formal schemata).
Araştırma, yabancı dil öğrencisinde içerik ve söylem biçimine ilişkin önbilgi oluşturmanın hem tek başlarına hem de birlikte öğrencilerin okuma-anlamasına muhtemel etkilerini saptamayı amaçlamıştır. Bunun için toplam 115 öğrenciden oluşan dört denek grubu oluşturuldu ve gruplar farklı süreçlere tabii tutuldu: Birinci grupta hem içerik hem de söylem biçimleriyle ilgili önbilgi oluşturuldu, ikinci grupta sadece söylem biçimleriyle ilgili önbilgi oluşturuldu, üçüncü grupta sadece içerikle ilgili önbilgi oluşturuldu, son grupsa kontrol grubu olarak atandı ve hiçbir özel öğrenme sürecine tabii tutulmadı. Daha sonra gruplar iki ayrı testten elde ettikleri puanlar esas alınarak istatistiksel testlerle karşılaştırıldılar. Sonuçlar içerik önbilgisinin okuma-anlamada önemli bir faktör olduğunu gösterdi. Söylem önbilgisi ve aynı anda hem söylem hem de içerik önbilgisinin oluşturulduğu gruplarınsa anlamlı bir şekilde farklılaşmadıkları gözlendi.
Anahtar Kelimeler : Yabancı dilde okuma, içerik önbilgisi, anlatım biçimi önbilgisi

Kaynaştırmadaki İşitme Engelli Öğrencilerin Yazılı Anlatım Beceri Düzeylerinin Değerlendirilmesi
Assessment of Writing Skills of Hearing Impaired Students Who Attend Mainstream Classes
H. Pelin Karasu
Anadolu Üniversitesi - İÇEM
Yard. Doç. Dr. Ümit Girgin
Anadolu Üniversitesi - İÇEM
Öz : Bu araştırmada; ilköğretim 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıflara devam eden 25 işitme engelli kaynaştırma öğrencisinin yazılı anlatım beceri düzeyi ile bu beceri düzeyi üzerinde etkisi olabileceği düşünülen işitme kaybı ortalaması, işitme cihazı kullanımına başlama yaşı, işitme cihazı kullanımı süresi ve takvim yaşı incelenmiştir. Araştırmada betimsel model ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Betimsel veriler; aritmetik ortalama, standart sapma ve değişim katsayısı hesaplanarak yorumlanmış, ilişki tarama verileri basit ve çoklu doğrusal regresyon analizi ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, öğrencilerin yazılı anlatım özelliklerinin tamamında zayıf yönleri olduğunu göstermektedir. İşitme kaybı ortalaması ve işitme cihazı kullanımına başlama yaşının yazılı anlatım puanı üzerindeki değişimin %81’ini açıkladığı belirlenmiştir. Yazılı anlatım becerisi ile takvim yaşı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Anahtar Kelimeler : İşitme Engelli Çocuklar, Kaynaştırma, Yazılı Anlatımı Değerlendirme
Abstract : This study examines writing skills of 25 hearing impaired students who attend mainstream schools at 4th, 5th, 6th, 7th and 8th grades and factors which might be effective on writing skill levels. The effective factors included degree of hearing loss, the age of onset of hearing aid use, duration of hearing aid use and chronological age. Descriptive and relational models were used for analyzing data. Descriptive data were analyzed using mean, standart deviation and coefficient of variation then interpreted. Relational data were analyzed using simple or multiple lineer regression and Pearson correlation coefficient. Findings show that all areas of the writing skills of the hearing impaired children were insufficient to some extend. Degree of hearing loss and the age starting use of the hearing aids explains 81% of variation in writing skills. The relation between the chronological age and the writing skill levels was not significant.
Key Words : Hearing Impaired Children, Mainstream, Writing Assessment

Das unlösbare Problem: Kafkas Prosastück Gibs auf!
Çözülemeyen Problem: Kafka’nın Düzyazısı Gibs auf!
Yrd. Doç. Dr. Özlem FIRTINA
Anadolu Üniversitesi - Eğitim Fakültesi
Abriss : Kafka ist nicht nur als Autor von rätselhaften Geschichten bekannt, sondern auch als Hauptvertreter der literarischen Moderne. In den meisten seiner Werke wird der autobiographische Bezug sichtbar. Zum Beispiel: Prag, die Stadt, wo Kafka sein ganzes Leben verbracht hat, ist im Werk immer wieder präsent. Dazu kommen die persönlichen Probleme dieses überempfindlichen Autors, die ebenfalls ins Werk eingegangen sind. Dabei ist auffallend, dass Kafka seine Lebenserfahrung künstlerisch verarbeitet hat. Aus Kafkas Biographie ist bekannt, dass Kafka einer Welt entkommen wollte, in der der Vater als höchste Autorität galt. Dem engen Kreis der Stadt Prag wollte Kafka unbedingt entkommen. Jedoch konnte er sein Vaterproblem weder im Leben noch im Werk lösen. Daher geben seine fiktiven Figuren ihre Hoffnung auf eine humanere Welt immer wieder auf. Hoffnungslosigkeit, Ausweglosigkeit und Angst sind ohnehin die zentralen Themen Kafkas. In der vorliegenden Studie steht Kafkas Prosastück Gibs auf! im Mittelpunkt der Untersuchung. Dieses Spätwerk Kafkas handelt nicht nur von der Hoffnungslosigkeit eines machtlosen Individuums, sondern vielmehr auch von unlösbarem Problem bei Kafka.
Schlüsselwörter : Kafkaesk, Kafka-Problem, Kafka-Deutung, Biographie, Gibs auf!
Öz : Kafka sadece esrarengiz eserleri ile tanınmış bir yazar değil, aynı zamanda da modern edebiyatın önemli bir temsilcisidir. Eserlerinin çoğunda otobiyografik özellik belirgindir. Örneğin: Kafka’nın tüm hayatını geçirdiği Prag şehri çoğu eserinde mevcuttur. Aşırı hassas bir yazar olan Kafka’nın kişisel problemleri de aynı şekilde eserlerine girmiştir. Ancak, Kafka’nın yaşantı ve deneyimlerini sanatsal olarak işleyerek eserlerine konu ettiği önemli bir noktadır. Kafka’nın biyografisinden de anlaşıldığı gibi, Kafka babanın en yüce otorite olarak yer aldığı bir dünyadan ve Prag’ın dar çevresinden hep kaçıp kurtulmak istemiştir. Bununla beraber, Kafka baba problemini ne hayatında ne de eserlerinde çözebilmiş değildir. Bu nedenle, Kafka’nın kahramanları daha insancıl bir dünya umutlarından vazgeçmek durumundadırlar. Umutsuzluk, çaresizlik ve korku da zaten Kafka’nın eserlerindeki önemli konulardır. Bu çalışmada yazarın düzyazısı Gibs auf! odak noktasıdır. Bu eserde sadece güçsüz ve çaresiz bir kişinin umutsuzluğundan değil, aynı zamanda da Kafka’daki çözülemeyen problemden söz edilmektedir.
Anahtar Sözcükler : Kafkaesk, Kafka Problemi, Kafka Yorumu, Biyografi, Gibs auf!

Bilgi İletişim Teknolojileri ve İnternet’le Kolaylaşan Akademik Usulsüzlük
Academic Dishonesty : Getting Easier With Internet and ICT
Prof. Dr. H. Ferhan ODABAŞI
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Arş. Gör. Gürkay BİRİNCİ
Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
Arş. Gör. Kerem KILIÇER
Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Arş. Gör. Mehmet Can ŞAHİN
Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Öğr. Gör. Yavuz AKBULUT
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Arş. Gör. Serkan ŞENDAĞ
Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Öz : İnternet, bir yandan bilimin gelişmesine katkıda bulunurken diğer yandan da usulsüz davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Yapılan araştırmalar İnternet’in akademik usulsüzlüğü tetiklediğini, desteklediğini ve yaygınlaştırdığını göstermektedir. Bu çalışmanın amacı İnternet’le kolaylaşan akademik usulsüzlük (e-usulsüzlük) kavramını derinlemesine ele alarak ortaya çıkabilecek durumlara ilişkin farkındalık bilinci oluşturmak ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu bağlamda akademik usulsüzlük kapsamı içerisine giren alt boyutlar, akademik usulsüzlüğün yaygınlığı, BİT ile gelişen e-usulsüzlük kavramı ve bu konuda alınabilecek önlemler tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler : İnternet, Akademik usulsüzlük, Eğitim, Etik
Abstract : Internet serves as a ground for academic misdemeanors while it also contributes to the development of science. Research studies show that Internet facilitates triggers and spreads academic dishonesty. The purpose of the current study is to scrutinize the notion of academic dishonesty facilitated through Internet (e-dishonesty), to raise awareness regarding the threats of e-dishonesty and to propose solutions. In this respect, factors constituting academic dishonesty, the prevalence of academic dishonesty, academic dishonesty facilitated through ICT and precautions to be taken are discussed.
Keywords : Internet, Academic Dishonesty, Education, Ethics

İNTERNET SİTELERİNİN KALİTE BOYUTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
EVALUATION OF QUALITY DIMENSIONS OF WEB SITES
Yrd. Doç.Dr. Hilmi YÜKSEL
Dokuz Eylül Üniversitesi İ.İ.B.F – İşletme Bölümü
Öz : Bu çalışmada, internet sitelerinin kalitesini etkileyen faktörler değerlendirilmiştir. Bir internet kullanıcısının, ziyaret ettiği internet sitesinin kalitesini nasıl değerlendirdiği ve internet sitesini tekrar ziyaret etmesinde hangi faktörlerin etkili olduğu tartışılmıştır. Bu kapsamda, internet sitelerinin kalitesinin değerlendirilmesine ilişkin literatürde olan çalışmalar incelenmiş ve internet sitelerinin ve elektronik ticaretin kalite boyutları değerlendirilmiştir. Hizmet işlemlerinin kalitesinin değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan SERVQUAL modelinin, internet sitelerinin kalitesinin de değerlendirilmesinde kullanılabilir mi? temel sorusu doğrultusunda; internet sitelerinin kalitesinin değerlendirilmesine ilişkin mevcut standartlar, modeller ve literatürde yer alan çalışmalar incelenmiştir. Hizmet işlemlerinin kalitesini değerlendirmek için geliştirilen SERVQUAL modeli internet sitelerinin kalitesinin değerlendirilmesinde de yararlanılabilmektedir ancak, SERVQUAL modelinin boyutlarında, internet sitelerinin kalitesinin değerlendirilmesinde kullanıldığında farklılaşmalar olacaktır.
Anahtar Kelimler : İnternet Sitesi Kalitesi, İnternet Sitesi Tasarımı, Elektronik Ticaret, SERVQUAL Modeli
Abstract : In this paper, the factors that affect the quality of web sites have been evaluated. The facts that how an internet user evaluate the quality of a web site that he visited and which factors affect the internet user to visit the same web site again in the future are discussed. In this context, the literature has been reviewed and the quality dimensions of web sites and electronic commerce have been evaluated. In the direction of the main question, can SERVQUAL model which is used for evaluating the quality of service operations be used in the evaluation of web sites’ quality?, standards, models and the researches in the literature about the evaluation of web sites’ quality have been examined. SERVQUAL model which is used for evaluating the quality of service operations can be used in the evaluation of

PSİKO-MİTOLOJİK TERİMLER: PSİKOLOJİ LİTERATÜRÜNDE MİTOLOJİNİN KULLANILMASI
Yard. Doç. Dr. Emet GÜREL
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü
Araş. Gör. Canan MUTER
Celal Bayar Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu
ÖZET : “Psikomitolojik Terimler: Psikoloji Literatüründe Mitolojinin Kullanılması” başlıklı bu çalışma kapsamında, insan doğasına özgü bir semboller sistemi olan mitolojinin, psikoloji literatürüne yönelik yansımaları konu edilmektedir. Bu bağlamda öncelikli olarak mitoloji olgusuna açıklık getirilmekte ve mitoloji ile bilim bağlantısı incelenmektedir. Ardından psikoloji literatüründe geniş bir kullanım alanı bulan mitsel öğeler örnekler dahilinde ayrıntılandırılmaktadır.
Anahtar Kelimeler : Psikoloji, Mitoloji, Psikomitoloji, Bilinçaltı, Arketip.
ABSTRACT : In scope of this study which is titled “Psychomythological Terms: Use of Mythology in Psychology Literature”, the reflections of mythology, a system of symbols specific to human nature, on the psychological literature are examined. In this regard, firstly the mythology phenomenon is explained and the relationship between mythology and science is focused on. Then, the mythical elements that are commonly used in psychological literature are exemplified.
Key Words : Psychology, Mythology, Psychomythology, Unconscious, Archetyp.

“Kamuoyu Oluşturma” ve “Gündem Belirleme” Kavramları Nerede Kesişmekte, Nerede Ayrılmaktadır?
“Forming Public Opinion” and “Agenda-Setting” Concepts Where Do They Cross, Where Do They Separate?
Doç. Dr. Erkan Yüksel
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi
Öz : Literatür taramasına dayalı bu niteliksel çalışmada Türkçe literatürdeki “kamuoyu oluşturma” ve “gündem belirleme” kavramları arasındaki ilişki açıklanmaktadır. Türkiye’de gündem belirleme konusunda çalışan akademisyenlere en sık sorulan soruların başında gündem belirleme yaklaşımının, kamuoyu oluşturma düşüncesinden ayrılan ya da benzeyen yönleri gelmektedir. Anlam olarak bu iki kavram medyanın işlevleri ve etkileri bağlamında bir noktada kesişiyor gibi görünse de birbirinin yerine kullanılabilecek nitelikte değildir. Çünkü gündem belirleme yaklaşımı, kamuoyunun “farkına varma” ve “haberdar olma” boyutunda, medya etkilerinin ilk basamağını oluşturan, “bilişsel düzeydeki” etkilerini konu almaktadır. Kamuoyu oluşumundan söz edildiğinde ise genellikle medya etkilerinin daha üst aşamaları olan “tutum”, “kanaat” değişimi ya da “davranış” değişikliğine vurguda bulunulmakta ve dolayısıyla medyanın “duygusal” ve “davranışsal” düzeydeki etkileri konu alınmaktadır. Her iki kavramın da odağında yer alan medya; gündem belirlemede etkili, kamuoyunu oluşturmada ise önemli bir araçtır. Ancak her durumda kamuoyu oluşturma sürecinde tek başına yeterli bir araç değildir. Çalışma, Türkçe literatürdeki bir kavram karmaşasının önlemeyi amaçlamakta ve bu açıdan önemli görülmektedir.
Anahtar Sözcükler : Medya etkileri, kamuoyu, kamuoyu oluşturma, gündem belirleme
Abstract : This descriptive study as part of qualitative methods explains the relationships between the terms “forming public opinion” and “agenda setting”. Since these two terms are perceived very similar in Turkish, the relationship between these two in terms of their similarities and differences is the most asked questions for the agenda setting scholars in Turkey. The relationship between these two similar terms is knotted on the functions and effects of the media. Agenda-setting approach in the studies of the media effects deals with the first level of the media effects, which is the cognitive level. On the other hand, the studies on public opinion change mostly focuses on the second (emotional) or third (behavioral) levels of the media effects. Therefore, agenda setting studies explain the first level of the public opinion change process, but not the whole process. The media are the powerful tools for the agenda setting process, and they are one of the important devices in the process of public opinion change, but they are not the only instruments which explain the public opinion change in every condition. The study is important for correcting the confusion and misunderstanding of the meaning of these two terms in Turkish literature.
Key Words : Media effects, public opinion, forming public opinion, agenda-setting

MARKA FARKINDALIĞI OLUŞTURMADA SPONSORLUK VE ROLÜ: ESKİŞEHİR SİNEMA GÜNLERİ’NE YÖNELİK BİR DEĞERLENDİRME
Yard. Doç.Dr. R. Ayhan Yılmaz*
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimler Fakültesi
Öz : Sponsorluk, kuruluşlar ve markaların pazarlama ve halkla ilişkiler amaçlarını gerçekleştirmek için yoğun olarak kullandıkları bir pazarlama iletişim aracıdır. Günümüzde birçok alanda gerçekleştirilen sponsorluğun kuruluş ya da markaya sağladığı faydayı ya da bir başka ifade ile sponsorluğun etkinliğini ortaya çıkarmak önemli bir konudur. Bu çalışma ile, sponsorluğun kuruluşların/markaların farkındalıkları üzerindeki etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır. Bu amaç doğrultusunda sponsorluk öncesi ve sponsorluk sırasında sponsorlara yönelik farkındalık, çağrışımlar, sponsorluk-saygınlık, sponsorluk- ürün ve hizmet satın alma gibi değişkenler 6. Uluslararası Eskişehir Sinema Günleri öncesi ve sırasında değerlendirilmiştir.
Anahtar Sözcükler : Sponsorluk, Sponsorluk Ölçümü, Farkındalık
SPONSORSHIP AND ITS ROLE IN CREATING BRAND AWARENESS: AN EVALUATION OF ESKİŞEHİR FILM DAYS.
Abstract : The sponsorship is a type of communication and marketing strategy that institutions and well-known trademarks employ for the purpose of fulfilling their marketing and public relation aims very often. Todays, it is an important issue to reveal the effectiveness of sponsorship that is encountered in many different fields in the market, and also to reveal the benefits that are obtained by many institutions and trademarks. With this study, we attempt to bring to light the effectiveness of sponsorship on the awareness of the institutions/trademarks. To serve that purpose, before and during the sponsorship, the following variables towards the sponsors, such as awareness, associations, sponsorship-prestige, sponsorship-product and purchasing a certain service were investigated before the start of and during the 6. International Eskişehir Film Days.
Key Words : Sponsorship, Measurement of Sponsorship, Awareness.


