Öğr.Gör. Sakine Çelik ÖZTÜRK
Anadolu Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi
Öz : Bu yazıda, Murathan Mungan’ın “Dumrul ile Azrail” adlı öyküsünün postmodern bir yapısı olduğu ileri sürülmekte ve bu amaçla metin, postmodern çizgide okunmaktadır. Okumada, Yıldız Ecevit’in postmodern edebiyat metinleri inceleme çerçevesinden yararlanılmıştır. Çalışmada önerilen öykü çözümlemesinde metnin kurmaca/üstkurmaca özellikleri, metinlerarası gönderimi ve zamansal yapısı ele alınmıştır.
Anahtar Sözcükler : Deli Dumrul, Murathan Mungan, Postmodernizm
Abstract : This study claims that ‘Dumrul ile Azrail’ by Murathan Mungan has a postmodern text structure and proposes a postmodern reading for the text. The methodology of the analysis is based on Ecevit’s description of postmoden text and her sample analysis. The analysis includes fictive and meta fictive features, intertextuality and temporal structure of the text.
Key Words : Deli Dumrul, Murathan Mungan, Postmodernism
Nükleer Silâhların Kullanımının Yasaklanması Sorunu
Doç. Dr. Ayşe Nur Tütüncü
İstanbul Üniversitesi
Hukuk Fakültesi
Öz : A.B.D'nin 1945 yılında Japonya'nın iki kentine atom bombası atması sonucunda, Sovyetler Birliği, bir silâh yarışını ateşleyerek, atom silâhlarını geliştiren ve nükleer bölünmede küresel bir menfaati olan ikinci devlet olmuştur. Geleneksel nükleer silâhlar, tek tehdit değildir. 11 Eylül olayları da, teröristlerin, dünyanın nükleer güç istasyonları ve araçlarını hedef alabileceğine dair endişeleri arttırmıştır.İkinci Dünya Savaşı sonrasında nükleer silâhların giderek yayılma eğiliminin görülmesi üzerine, bu silâhların kontrolüne ve sınırlandırılmasına dair yapılan müzakereler, sayı olarak azalmalarına yol açmıştır. Nükleer caydırıcılık hususunun, oldukça uzun bir süredir barışın sürdürülmesine katkıda bulunduğuna dair yaygın bir kanı vardır. Ayrıca, nükleer silâh kullanımı, en azından bazı nükleer güçlerce sadece son çare olarak değil, aynı zamanda dünyanın herhangi bir noktasında kimyasal, biyolojik veya hatta konvansiyonel silâhlarla yapılan bir saldırıya karşılık vermenin bir yolu olarak da dikkate alınmıştır. Nükleer silâh kullanımının, herhangi bir çekince ileri sürülmeden yasaklanmaması durumunda, dünyanın nükleer tehlikelerden tam anlamıyla arındırılması mümkün olamayacaktır. Bu yazıyla, silâh kullanımına dair mevcut sınırlama ve uygulanabilecek hukuk gözönüne alınarak, söz konusu nihai amaca ulaşmak için gelecekte neler yapılabileceğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler : Nükleer silâhlar, Nükleer Caydırıcılık, Hukuka uygunluk ,Silâhsızlanma, Milletlerarası Adalet Divanı, Ahdi yasaklamalar, Milletlerarası insancıl hukukun ilke ve kuralları, sivil ve askeri hedefler arasında fark gözetmeyen veya carpışanların gereksiz acı çekmesine neden olan savaş araç ve yöntemlerinin yasaklanması, Martens Şartı, Askeri gereklilik, Nükleer silâhların kullanımı veya kullanım tehdidinin kapsamlı ve evrensel olarak yasaklanması ihtiyacı, İyi niyetle müzakere ve nükleer silâhsızlanmayı başarma milletlerarası yükümü.
Abstract : As a result of United States’ bombing of two Japanese cities in 1945, the Soviet Union, by setting fire of a weapon competition, became the second State which has developed nuclear weapons and has global interest in the nuclear division. The general nuclear weapons are not the only risk. The September 11th incident has been increased concerns about the world’s nuclear power stations and means that could be target of the terrorists. After the Second World War, an increasing trend of proliferation of nuclear weapons have led to negotiations on the control and restrictions that would be concluded with reduction of these weapons as number. There is a fairly widespread belief that nuclear deterrence helped to maintain peace over several decades. Moreover, the employment of nuclear weapons is now envisaged - at least by some nuclear powers - not only as a last resort, but also as a way to react to any attacks committed with chemical or biological or even conventional weapons. As long as the use of nuclear weapons has not been unreservedly prohibited, the efforts to create a nuclear-weapon-free world will remain useless. This article, considering existing restrictions and applicable law on the use of weapons, intends to determine what the future works are, in order to reach this aim eventually.
Keywords: Nuclear weapons, Nuclear deterrence, Legality, Disarmament, International Court of Justice, Conventional prohibitions, Principles and rules of international humanitarian law, Prohibition of methods and means of warfare precluding any distinction between civilian and military targets or resulting in unnecessary suffering to combatants, Martens clause, military necessity, Need for comprehensive and universal conventional prohibition of the use or the threat of use of nuclear weapons, International obligation to negotiate in good faith and to achieve nuclear disarmament.
Türk Cam Sanayii Ve Seramik Sanayiinin Avrupa Birliği Piyasasındaki Ticaret Yapısı Ve İhracat Performansı
Arş.Grv.Gonca KONYALI
Dokuz Eylül Üniversitesi
İşletme Fakültesi
Yrd.Doç.Dr.Pınar Narin EMİRHAN
Dokuz Eylül Üniversitesi
İşletme Fakültesi
Öz : Bu çalışmanın amacı; Türk Cam Sanayii ve Seramik Sanayiinin, seçilmiş alt sektörleri kapsamında, Avrupa Birliği piyasasındaki ticaret yapısının ve ihracat performansının 1990-2001 dönemi için araştırılmasıdır. Ticaret yapısının incelenmesinde kullanılan Grubel-Lloyd endeksi ve Ticaret Farklılık göstergesi bulgularına göre; seramik sanayiinde endüstri-içi ticaretin incelenen dönem boyunca düşük, cam sanayiinde ise son yıllarda düşme eğiliminde olduğu; her iki sanayi kolunda ise AB piyasasındaki talebe olan uygunluğun yüksek olduğu görülmektedir. Sektörlerin ihracat performansının araştırılmasında ise, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksi kullanılmıştır. Bulgulara göre genel olarak her iki sektörde de ihracat performansının yüksek olduğu, ancak cam sanayiinde 2001 yılında Türkiye’nin bazı ülkeler karşısında rekabet gücünü yitirdiği görülmektedir.
Anahtar Sözcükler : Endüstri-içi ticaret, ticaret farklılaşması, ihracat performansı
Abstract : The aim of this paper is to investigate the trade structure and export performance of the selected sub-sectors of Turkish Glass and Ceramic Industries in the European Market for the 1990-2001 period. The findings of the Grubel-Lloyd Index and Trade Dissimilarity Indicator, which are used to analyze the trade structure, reveal that in the ceramic industry intra-industry trade is low for the whole period, and in the glass industry it has a falling trend; in both sectors the adequacy of the export structure to the demand in the European market is high. The export performance of the sectors are analyzed by using Revealed Comparative Advantage Index. According to the findings, generally the export performance of both sectors are high, but in the glass industry Turkey lost her competitive power against some countries in 2001.
Keywords: Intra-industry trade, trade dissimilarity, export performance
Struggle for Meaning and Order in Hamlet and Othello
Yrd. Doç. Dr. Özlem Özen
Dumlupınar Üniversitesi
Abstract : Tragedy is about torn-apart forces that influence human emotions and desires. The tragic heros are in defeat of making sense of their world in Shakespeare’s tragedies Hamlet and Othello. This paper will try to examine the three phases Hamlet and Othello experience--alienation from the world by facing its meaninglessness, struggling for making sense through acting against their natures, and reconciliation (a redemption towards meaning) with their worlds in the end--focusing on the fact that though these men suffer through emotional and moral dissolution that lead them to question their beings, and consequently, carry the imperative to act--to take revenge--as tragic heroes. In the end, they have the power to create something new out of nothing. In other words, they gain awareness of life which has once been insignificant.
Key Words : Hamlet, Othello, tragedy, meaninglessness, alienation
Özet: Trajedi insane duygularını ve arzularını etkileyen parçalanmış kuvvetleri konu alır. Shakespeare’in Hamlet ve Othello oyunlarındaki trajik kahramanlar kendi dünyalarını anlamlandırmakta yenik duruma düşerler. Bu makalede Hamlet ve Othello’nun geçirdikleri üç dönem incelenmeye çalışıldı—dünyanın anlamsızlığıyla yüzleşerek ondan yabancılaşma, kendi tabiatlarına karşı gelerek anlam arama çabası ve sonunda kendi dünyalarıyla uzlaşma (anlam bulma bakımından). Ayrıca bu makale, bu kahramanların duygusal ve ahlaki çöküntüyle acı çektiğini ve bunun sonucunda kendi varoluşlarını sorgulayıp trajik kahramanlar olarak öc alma dürtüsünü taşıdıklarını vurgulamaktadır. Sonunda da, hiçbir şeyden bir şey yaratma gücüne sahip olurlar. Bir başka deyişle, bir zamanlar anlamsız olan hayatlarına karşı bilinçli gözlerle bakarlar.
Anahtar Sözcükler : Hamlet, Othello, trajedi, anlamsızlık, yabancılaşma
Bir Polis Devriye Aracının En İyi Rota Çözümünün Çalışma Sayfası Doğrusal Programlama Modeli Yardımıyla Belirlenmesi
Doç.Dr. Hasan DURUCASU
Anadolu Üniversitesi
İ.İ.B.F., İşletme Bölümü
Öz : Ağ akışları, çizge kuramının temel çalışma konularındandır. Dal ve düğüm rotalama problemleri, ağ akış problemlerinin bir tipi olarak ele alınır. Zaman içinde, çizge kuramı başlığı altında incelenen dal ve düğüm rotalama problemleri için özgün çözüm algoritmaları geliştirilmiştir. Öte yandan, bu problemlerin doğrusal programlama yaklaşımıyla da çözülebileceği bilinmektedir.
Bu çalışmada dal rotalama problemi olarak ortaya çıkan, bir polis devriye aracı için en iyi rota çözümünün bulunması konusu incelenmiştir; polis devriye aracı en kısa mesafeyi katetmek için, belli bir bölgenin belirli cadde ya da sokaklarından herhangi bir yönde en az bir kez geçmek zorundadır.
Öncelikle problem, doğrusal programlama yaklaşımı kullanılarak elektronik çalışma sayfası üzerinde modellenmiş ve sonra Çözücü yazılımı kullanılarak, modelin çözümleri elde edilmiştir. Sonunda, araç için en iyi rotalar belirlenmiştir.
Anahtar Sözcükler : Çizge Kuramı, Dal Rotalama Problemi, Doğrusal Programlama, Çözücü
Abstract : Network flows are the basic study subject of graph theory. Arc and node routing problems are considered as a type of network flows. During the time periods, original solution algorithms have been devoloped for arc and node routing problems which are studied under the title of graph theory. On the other hand, it is known that these problems can also be solved by linear programming approach.
In this study, finding the optimal routing solution for a patrol car problem, which is an arc routing problem, is examined; a patrol car must pass at least one time from the each specific streets of a certain area in any direction to reach the shortest distance in total.
Firstly, the problem is modelled on the computer spreadsheet by using linear programming approach and then solutions of the model are obtained by Solver software. Finally, the optimal routings for the car are determined.
Key Words : Graph Theory, Arc Routing Problem, Linear Programming, Solver
Demiryolları İşletmesi'nde Müşteri Tatmininin Ölçülmesi Ve Bir Uygulama
Yrd.Doç.Dr. Kemal POYRAZ
Yrd.Doç.Dr. Ercan TAŞKIN
Öğr.Grv. Hakan KARA
Dumlupınar Üniversitesi
Kütahya Meslek Yüksekokulu
Özet: TCDD İşletmesi'nde müşteri tatmininin ölçülmesine yönelik bu çalışmada anket çalışması ile ilgili analizler kullanılmıştır. Oluşturulan kuramsal çerçevenin ve TCDD İşletmesi ile ilgili verilen bilgilerin yanı sıra. anket yöntemi ile TCDD İşletmesi'nde müşteri tatmininin ölçülmesi değerlendirilmiştir. Anket sorulan özellikle yanıtlayıcının düşünsel boyutlarıyla ilgili olarak alan araştırmasını içermektedir. Araştırma içinde bulunan müşterilerde düşünsel boyutta "durum nedir?" sorusuna yanıt aranmıştır. Anket yöntemiyle sayısal verilerin yanıtlanmasında her biri TCDD İşletmesi için oluşturulmuş tabloların arasında ilişki kurularak karşılaştırmalar yapılmıştır. 600 adet anket formu demiryolu müşterilerine dağıtılarak uygulama gerçekleştirilmiştir. Zaman ve maliyet kısıtlanmaları da dikkate alınarak belirtilen rakam ile uygulama kısıtlanmıştır.
Anahtar Kelimeler : TCDD, Tatmin, Yolcu, Tüketici,
Abstract : In this study to evaluate the railway passengers' satisfaction with TCDD (Turkish Government Railways), various survey based analyses have been used. In addition to the theoretical framework and the information about TCDD, a survey has been carried out and presented in this study. Survey questions especially focus on the reasonable aspects of the subjects and the survey used in this article is a fıeld study. Using the survey method, tables, all of which are related to TCDD, have been used in the article and they have been compared with the numerical data. Six hundred questionnaire forms have been handed out to railway passengers. As for as the time and cost is concerned, number of the forms has been kept limited.
Key Words : Turkish Goverment Railways, Satisfaction, Passanger, Customer
İşletmelerin Öğrenen Organizasyon Olma Yolundaki Çabalarının Türkiye’deki Görünümü
Doç. Dr. Deniz TAŞCI
Yard. Doç. Dr. Erhan EROĞLU
Anadolu Üniversitesi
İletişim Bilimleri Fakültesi
Öz : 1990’lı yıllarda işletmecilik ve yönetim dünyası Senge’in ortaya attığı yeni bir kavramla sarsıldı: Öğrenen Örgütler. Aradan geçen süre içinde öğrenen örgütler hakkında sayısız kuramsal çalışma yapıldı ve yayınlandı. Ayrıca söz konusu çalışmaları değerlendirmek amacıyla pek çok analitik çalışma da yapıldı. Bu çalışma, Türkiye’deki işletmelerin öğrenen örgüt olmaya doğru ne kadar yol alabildiklerini belirlemek amacıyla yapılan bir araştırmaya dayanmaktadır. Araştırma 100 işletmeye yollanan bir anketle gerçekleştirilmiştir. Söz konusu 100 işletme, Türkiye’de “Ulusal Kalite Ödülü”ne aday gösterilmiş işletmeler ile yeni yönetim anlayışlarını ve kalite yaklaşımlarını başarıyla uyguladığı bilinen işletmeler arasından seçilmiştir.
Anahtar Sözcükler : Öğrenen Organizasyon, Sistem Düşüncesi, Kişisel Ustalık, Zihinsel Modeller, Vizyon, Takım Halinde Öğrenme
Abstract : In 1990’s, business and management world was shaken with a new concept which was found by Senge: Learning Organizations. Since that time, lots of theoritical studies were done and published in some magazines about learning organizations. In addition, for the assesment of these studies, lots of analytical studies were done too. This research depends on to supply the abilities of organizations being learning organization in Turkey. This research has been realized with a questionnaire which was posted to 100 businesses. Some of these businesses were the businesses which applied the “National Quality Award” and some of these were the businesses which successfully practiced the new management approaches.
Key Words : Learning Organization, System Thinking, Personal Mastery, Mental Models, Vision, Learning with Teams.
Foreign Language-Medium Instruction and Bilingualism: The Analysis of a Myth
Arş.Grv.Bilal Kırkıcı
Middle East Technical University
Abstract : The present study discusses the potential effects of learning and using more than one language (i.e., bilingualism) on the bilingual child in relation to the prevailing discussion on foreign language-medium instruction in Turkey. It is shown that, in contrast to popular beliefs in the society and findings obtained in the early stages of the 20th century, bilingualism does not appear to be an obstacle to the bilingual child, but may act as a facilitating trait in many respects, including the bilingual child’s cognitive and linguistic development.
Key Words : Bilingualism, Language Acquisition, Foreign Language Education, Education in a Foreign Language
Öz : Bu çalışmada, Türkiye’de sürmekte olan yabancı dilde eğitim tartışmalarının paralelinde, birden fazla dili öğrenmenin ve kullanmanın (ikidilliliğin/çokdililiğin) çokdilli çocuklar üzerindeki potansiyel etkileri tartışılmaktadır. Toplumda süregelen yaygın inanışların ve 20. yüzyılın erken dönemlerinde elde edilen bulguların aksine, çokdilliliğin çocuklarda olumsuz değil, çocuğun bilişsel ve dilsel gelişimi de dahil olmak üzere, olumlu etkilere yol açabileceği gösterilmekte.
Anahtar Sözcükler : İkidillilik, Dil Edinimi, Yabancı Dil Eğitimi, Yabancı Dilde Eğitim
Bilişötesi Öğrenme Stratejileri Ölçme Aracının Geliştirilmesi:Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması
Yrd.Doç.Dr. Ayşen Gürcan NAMLU
Anadolu Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü
Öz : Bilişötesi öğrenme stratejileri genel olarak bireyin kendi öğrenme biliş sistemi, yapısı ve çalışması hakkındaki bilgisidir. Öğrenme sürecinin etkinleştirilmesi için öğrencinin bilişötesi öğrenme stratejilerinin durumu ve düzeyi hakkında bilgi sağlayacak bir ölçme aracına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada bir Bilişötesi Öğrenme Stratejileri Ölçeği geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması için; normal dağılım analizleri, faktör analizi, iç tutarlık katsayısı, madde-toplam korelasyon katsayıları ve ayırt edici geçerlik analizleri yapılmıştır. Araştırmaya 655 üniversite öğrencisi katılmıştır. Yapı geçerliği sonuçları ölçeğin toplam varyansın %45’ini açıklayan dört faktör yapısına sahip olduğunu göstermiştir. Yapılan tüm analizler sonucunda ölçeğin üniversite öğrencilerinin bilişötesi öğrenme stratejilerini ölçmede geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler : öğrenme stratejileri, bilişötesi öğrenme stratejileri, geçerlik, güvenirlik.
Abstract : Metacognitive learning strategies are learner’s knowledge about his/her own learning, cognitive system and structure. The main purpose of this study was to develop a metacognitive learning strategies scale. Data for this study were collected from 655 university students. In order to establish the validity and reliability, factor analysis, interval consistency coefficient, item-total correlation coefficient and concurrent validity analyses were used. Factor analysis showed that the scale had four factors which explained 45% of the total variance. As a result, the scale, which was developed to measure university students’ metacognitive learning strategy levels, was found to be valid and reliable.
Keywords: learning strategies, metacognitive learning strategies, reliability, validity.

